21 Haziran 2012 Perşembe

Ne "Şeyh"miş Ama!!!
















"Köylüler için aşiret dışında bir yaşam düşünülemez bile. Herkes gücünü ve cesaretini bağlı bulunduğu aşiretten alır. Aşiret bu bakımdan bir övünç kaynağıdır ama aynı zamanda köylüyü doğumundan ölümüne bir cendere içinde tutan ilişkiler ağıdır.

... Aşireti, şeyhlik ekseninde gelişmiş ve bölgede ağırlığı olan bir aşiret. Şeyh... dini etkisi ağalığından daha derin basıyor. Şeyhin gelişi ile tüm köylüler, onun evinin önünde toplanıp ziyeret saatini bekliyorlar. "Şeyhin elini öpmek" onların dilinde, "şeyhin elini görmek"...Aşiret üyeleri, şeyhe öyle bir kutsallık atfetmişler ki onun arabasının tekerleklerinden fırlayan taşları alıp öpmek için yarışıyorlar." Atlas, sayı 125, sf:101


"Şeyh:1- Tarikat kurucusuna bir tarikatta en yüksek dereceye ulaşmış olan kimseye, tarikat büyüklerine veya tarikat kollarından birinin başında bulunan kimseye verilen ad.

2- Arap kabile ve aşiret başkanı."


Böyle tanımlıyor -TDK Türkçe sözlük- Şeyhi.



"Şeyh'in kızı korku içinde
Nizamettin Burak'ın üvey kızı polise başvurarak yardım istedi


Diyarbakır’ın Sur ilçesinde şeyh olarak bilinen ve yaptığı 7 evlilikten 40 çocuğu bulunan 85 yaşındaki Nizamettin Burak, geçen nisan ayında vefat edince çocukları arasında geride bıraktığı mirası için anlaşmazlık çıktı. Babalarının taziyesinde bir araya gelen 27’si kız 13’ü erkek toplam 40 çocuğu, babaları Nizamettin Burak’tan miras kalan Diyarbakır ve Mardin’deki 30 evi, Kızıltepe’deki arsaları, altın ve paraları paylaşmak için..." 10 Haziran 2012, Vatan




Pekii, şeyh efendi bunca malı mülkü ve 7 evliliği şeyhliğine mi borçlu?


Yoksa, toprak ağalığı ile şeyhliğin harmanlanarak birlikte yürütüldüğü, adına da "FEODAL" denilen sistemin vazgeçilmez koşullarına mı?

Yok aslında birbirlerinden farkı...

Ha toprak ağalığı,

Ha şeyhlik-şıhlık...

Bu sistemin temel besin kaynağı cehaletle gelişen din tüccarlığı, yani din sömürüsü...


Başka türlü bu ŞAŞKINLIK yaratan tablo ortya çıkabilir mi?


Ayrıca...


85 yaşındaki şeyh efendi, tam 7"eş" alarak sözde "evlilik"ler yapmış. Ve toplam 40 çocuk sahibi...


Bu arada Şeyh efendi, "eş"lerini alırken acaba bu hanımların ya da daha vahimi çocukların (çocuk gelin) yaşları kaçtı acaba?!


Diyeceğim o ki...


Kötü kaderinin, yanlış davranışlarının neticesinde, kötü yola sapan insanlar, durumlarını iyi, saygı görecekleri bir ortam yaratırlar kendilerine.

Ardından da bu düşünceyi yaşatabilmek için de, aynı düşüncelerin paylaşıldığı bir çevre oluşturulur.

Zenginlikleriyle, yani fakirlerin sırtından geçinerek övünen zenginleri; güçleriyle yani güçsüzleri ezmekle övünen hükmedicileri görünce ŞAŞKINLIK yaşıyoruz...

Yaşadığımız bu şaşkınlığın asıl sebebi; bizim bu insanların kendilerine özgü oluşturdukları bu çevrenin dışında olmamızdandır.


Yine bu insanların durumlarını haklı göstermek için benimsedikleri dünya görüşünü, iyilikle kötülük üzerine düşüncelerini çirkin görmemizin tek nedeni ise,

Bu şekilde cahil insanların ne yazık ki, çoğunlukta olmaları ve bizim de onların arasında olmamızdan kaynaklanıyor olmasıdır.


Sevgi ve saygılarımla!


Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (A.S.)

1 yorum:

  1. Merhabalar,

    Prof.Dr.Yaşar Nuri Öztürk bu konudaki saptamaları çok güzel. Ancak, işlerine gelmediği için onu da başka türlü suçluyorlar.

    Dinin ne şeyhi olur, ne de şıhı. Din, kul ile Allah arasında bir köprüdür. Bu köprünün ne başında, ne ortasında, ne de sonunda tek bir kuldan başka bir kul olmaz!

    Selam ve dua ile.

    YanıtlayınSil