4 Temmuz 2013 Perşembe

DARBE!















Mısır'da silahlı kuvvetler yönetime el koyduğunu duyurdu...




"Mısır Genelkurmay Başkanı Sissi: "Silahlı kuvvetlerin diyalog çağrısına cevap gelmedi. Ulusal uzlaşma çağrısı yapıp, istikrarı amaçladık. Artık yönetim orduda. Anayasa askıya alınmıştır.  Teknokrat ve Ulusal bir yönetim oluşturulacak. Tarihi sorumluluğu üzerimize aldık. Uzlaşmaya varıldıktan sonra seçimler yapılacak. Barışçıl protestolara açığız." 3 Temmuz 2013


Le coup d'état, fransızca kökenli bir tanımlama.

Türkçe kelime anlamı itibariyle, "darbe" vuruş demek.

Fransızca anlatımla baktığımızda, "devlet vuruşu" ya da "devlet darbesi", demek.

Demokrasi'nin karşıtı olarak bilinen ve de silah korkusuyla ya da baskıyla fiili olarak yönetimi zorla ele geçirmek "Le coup d'état"ın karşılığı olan devlet vuruş'u veya devlet darbe'si.

Demokrasi neydi?

"Yasaları yapanın onları yürütmesi iyi olmadığı gibi, halkın tümünün birden dikkatini kamu işlerinden çevirip özel işler üzerinde toplaması da iyi değildir. Özel çıkarların kamu işlerini etkilemesinden daha tehlikeli bir şey olamaz. Hükümetin yasaları kötüye kullanmasından gelecek kötülük, kişisel görüşlerin kaçınılmaz sonucu olarak yasacının ahlâkça bozulması yanında hiç kalır. O zaman da devlet özünde bozulduğu için hiçbir yenilk yapılamaz olur. Hükümeti hiçbir zaman kötüye kullanmayan bir halk, bağımsızlığını da kötüye kullanmaz. Kendini her zaman iyi yöneten bir halkın yönetilmeye gereksinimi yoktur.

(...)

Ayrıca, sınıflarda  ve zenginliklerde çokça eşitlik olacak. Yoksa haklarda ve yetkilerde uzun zaman eşitlik sürdürülemez. Bir de lüks az olacak ya da hiç olmayacak. Çünkü lüks ya zenginlikten doğar, ya zenginliği zorunlu kılar; zenginin de ahlâkını bozar; yoksulun da birinciyi mal mülk, ikinciyi de açgözlülük yüzünden. Lüks, yurdu gevşekliğe ve yoksulluğa "sürükler; devletin elinden bütün yurttaşlarını alır: onları birbirine, hepsini de kamuoyuna köle eder. İşte bunun için Montesquieu, cumhuriyetin ilkesi olarak erdemi göstermiştir. Çünkü erdem olmazsa, bütün bu koşullar sürüp gidemez.

(...)

Şunu da ilave edelim ki, hiçbir yönetim demokrasi ya da halk yönetimi kadar iç savaş ve karışıklıklara elverişli değildir. Çünkü demokrasi kadar durmadan biçim değiştirmeye alabildiğine kayan, varlığını korumak için de daha çok uyanıklık ve yiğitlik isteyen hiçbir yönetim yoktur. Böylesi bir kuruluş içinde yurttaş güçlenmeli, diretme kazanmalı" Jean Jacques Rousseau, Toplum Sözleşmesi, sf:62-63-64



Demek ki, demokrasi ne demek'miş? 

Eğitimli olmak, okumak, anlamak, farkında olmak, olaylardan ders çıkarmak, ileriyi görmek, görebilmek...

Kısaca; uyanık olmak, aklını kullanabilmek.. Yani  EĞİTİMLİ OLMAK EĞİTİMLİ!!!

Pekii, bakalım o vakit, sıkça "darbe" nerelerde oluyor?

Kendini idare edemeyecek kadar okumadan uzak, aklını kullanamayan, düşünemeyen toplumlarda...

O halde eğitim neden önemli'ymiş?

Başkalarına köle olamamak için!

Başka?

Sürünmemek, onurlu yaşamak için!

Başka?

Birilerinin oyunlarına alet olmamak için!

Nasıl mı?

Vallahi  bismillah...  dün Mısır'da "DARBE" oldu bile...

Şimdi herkes harıl harıl konuşuyor...


Ne diyor?

Yok AB, ABD, buna "darbe" demekten kaçındı... yoksa bu "darbe"yi onlar mı tezgahladı?


Yok canım... daha neler...

Kardeşim, ne bekliyorsun ki?

Daha sen, neydi falan derken, elin adamı, 50-100 yıllık planlarını devreye çoktan soktu bile...

E biz daha "düşünelim"...

Ya bu neydi?

Neden?

Nasıl?

Niçin?..

Sen "düşün" daha...

Sevgi ve saygılarımla!


Image"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

2 yorum:

  1. Merhabalar,

    Emperyalist güçler, Mısır ve bizim gibi ülkelerle kedinin fare ile oynadığı gibi oynuyorlar. Mısır'ı karıştıran kim? Onlar... Mısır'ı seçime götüren kim? Onlar... Seçimde hedefi tutturamadıkları için ortalığı karıştıranlar kim? Onlar... Mısır'ı tekrar darbenin eşiğine getirip, darbeyi yaptıranlar kim? Yine onlar...

    Değerli kardeşim ne güzel yazmışsınız, kaleminize ve gönlünüze sağlıklar dilerim. Eğitim sorunu aşılırsa kedilerin oynayacağı fare kalmayacak!..

    Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun.

    YanıtlayınSil
  2. Evet seçim demokrasilerde önemli bir süreçtir. Ancak demokrasinin en önemli şartlarından birisi de karşındaki dinlemek, konuşmak, anlaşmak ve bir anlamda ortak değerler üretebilmektir. eğer sen, seçildikten sonra sadece seni seçen çoğunluğa sırtını dayarsan diğer kitleyi adam yerine koymak, diyalog kurmaz ve elinden geldiğince azarlar, alay ve hakaret edersen ortaya çoğunluğun diktası çıkar ki bugün Mısır'da olanlar da budur. böyle bir kargaşa da elbette emperyalistte devreye girer, ülke düşmanları da. Hayat her anıyla ders almaya ve başkalarının hatalarına düşmemeye dayanır. Bakalım ne olacak?

    YanıtlayınSil