3 Haziran 2014 Salı

KCK'yı Padişah Yapmışlar...




"Cennet anaların ayakları altındadır" Hz. Muhammed

"Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın" ATATÜRK 

Etnikçiler, mezhepçiler...

İş başında!

İnsanlar iş-aş derdinde kıvrana dursun, beri yandan bazı aymazlar yok etnik kökenin şu, yok mezhebin bu...

Bu milleti ayrıştırmakla görevlilerin ne vicdanı, ne ahlâkı kalmış...

"Bir insanı gerçek haliyle tanımak istiyorsanız ona yetki verin."  A.Lincoln

Çiçeği burnunda Diyarbakır Belediye Başkanı Gültan KIŞANAK, bismillah, ayağının tozuyla işe başlar başlamaz, "görev"ini yerine getirmekte gecikmemiş. Hani kendisinin de  anne olduğunu da unutmuş ki...

"Kışanak, Kürt anaları dövdürdü


PKK tarafından kaçırılan çocuklarını kurtarmak için Diyarbakır Büyük Şehir Belediyesi önünde kimseye zarar vermeden barışçıl şekilde oturma eylemi düzenleyen annelere Kışanak tahammül edemedi. Her konuşmasında özgürlük, eşitlik ve protesto hakkından söz eden Kışanak’ın, PKK aleyhinde barışçıl bir eyleme dahi tahammül edememesi, ikiyüzlülüğünü de ortaya koydu..." 02 Haziran 2014, Yeniakit

Belediye ekiplerince saçlarından sürüklenerek kovulan anneler;

"Bize buranın yasak olduğunu söylediler. Biz biraz ileriye gittik. Oraya da geldiler ve bize hücum edercesine saldırdılar. Bizi dövmek istediler. ‘Burada durmayın, cehennemin dibine gidin.' , ' Bizim çocuklarımızla oynuyorlar, niye kendi çocuklarını dağa göndermiyorlar...' dediler."

Vay be... Hani Ağa'lığa ses çıkarmayarak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile kavga eden, insan hakları diye avaz avaz bağıran bu hanım değil miydi?

Sahi...

Cevval...  Sebahat TUNCEL' de polis tokatlamıştı değil mi? 



Böyle işte... Ellerine fırsat geçti mi, ne halkı düşünürler, ne adaleti...

Hal böyleyken...

Oh ne âlâ... Devletin polisine TOKAT, halkına da DAYAK, öyle mi?

Masum halkımızı ağa'lardan kurtarmak yerine eli sopalı ağa'yı aratmayacak davranışını kınıyor, baş kaldırdığı ve ekmeğini yediği Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kendisine tanıdığı şefkati aynen masum halkımıza da kullanmaya davet ediyorum...



40 katır mı, 40 satır mı?


"HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, PKK’nın kaçırdığı iddia edilen çocuklarla ilgili konuştu. Kaçırma iddialarını yalanlayan Önder, Kandil’in 18 yaş altındaki çocukları göndermek için elinden geleni yaptığını iddia etti. Pozantı’da tecavüze uğrayan çocukları hatırlatan Önder, bugün konuşan siyasetçilerden kimsenin o gün bu iğrençliğe ses çıkarmadığını iddia etti." 2 Haziran 2014



Vayyy... Aleni eli kanlı tedhiş örgütünü savunup, yetmiyor bir de avukatlığını milletin meclisinde yapacaksın.. Üstüne üstlük bir de kaymağını yediğin ülkeye ağız dolusu hakaretler yaparak, onu aşağılayacaksın... Ne "güzel"miş!!!

 Süreyya Bey, Süreyya Bey... Şüphesiz ki yapılan yanlışlar, kabul edilemez davranışlar her yerde vardır.. Önemli olan bu davranışları tespit edip yok etmektir.. O halde... siz niye varsınz? O yanlışlıkları düzeltmek sizin görevleriniz arasında değil midir?  Hangi insan evladı bu iğrençlikleri sahiplenir de savunur? Ruh hastalarının yaptığı davranışları kim onaylar? Bu alçaklığı yapanları ortaya çıkartıp, adalet önüne getirmek için niye çaba sarf etmezsiniz?!.. Yoksa bu tür iğrençlikleri,  ülkeyi ve milleti galeyana getirerek isyan bayrağı açmaya "zemin" hazırlamak için, fırsat olarak mı görmektir sizin göreviniz?  Dahası insanlara, ölümü gösterip sıtmaya razı etmeye mi çalışıyorsunuz?!  

Kısaca  amacınız; üzüm yemek mi, bağcı dövmek mi, netleşin!

Bu milleti ezmek kimin haddine? Kanunlar, anayasa niye var?

Olmuyor Süreyya Bey olmuyor! Ekmeğini yediğin devletine,  devlet adamlarına hakaret etmekle HALK LİDERİ, boynuna puşi bağlamakla da HALK ADAMI olunmuyor...

Sorum çok açık.. 

"İleri demokrasi" olduğu söylenilen devletlerin hangisinde buna izin verilir? Besle kargayı oysun gözünü.. 

Yuh olsun sizlere... 

Sevgi ve saygılarımla!

"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme