20 Eylül 2014 Cumartesi

Nasıl Kıydınız?!..





Tarih: Mart 2014 

Konu: Orman Haftası 


Bu hafta için çocuklarıma özenle seçtiğim bir metin üzerinden konuyu işliyoruz...


"meşe: Kerestesinden ve odunundan  yararlanılan bir ağaç." İlköğretim Türkçe "Sözlük"

Evet evet.. yanlış okumadınız.. bu sözde "sözlük"  nasıl tanımlıyor o koskoca meşeyi?

"Kerestesinden yararlanılan ODUN..."

Bu dehşet açıklamayla, sınıfımda o minicik beyinlerle işlediğim ders esnasında karşılaştım. Çocuklara meşenin tanımını sözlükten bulmalarını istediğimde..

"öğretmenim, kerestesinden ve odunundan yararlanılan bir ağaç" Bu cümleyi duyduğumda kulaklarıma inanamadım..

Nasıl? 

Odun mu? 

Oysa..

meşe: 1. Üç yüz kadar türü arasında, kış yaz yapraklarını dökmeyenleri de bulunan, kerestesi dayanaklı bir orman ağacı.  TDK İlköğretim okulları için sözlük.

Doğrusu böyle...

Sözlüğü elime aldım ve...

"Çocuklar böyle bir tanım olamaz.. Hiç koskoca bir ağaç "odun" diye anlatılır mı?!.." Çocuklarım, bu ses tonumla dikkatlerini daha da bir yoğunlaştırarak, ilgiyle ve de tepkili cevaplarla beni dinliyorlar.. "Oysa ağaç bizim yaşam kaynağımız.. Hiçbir vasfı yokmuş gibi algılatılarak, sırf yakılmak üzere düşünülmeye iten bu ucuz ve basit anlatımı asla dikkate almayın.. "

Dolayısıyla aklıma hani çocukluğumuzda bizlere öğretilen "baltalar elimizde... biz gideriz ormana" şarkısı geldi..  Şimdi bu "sözlük"le birlikte al birini vur ötekine... Zira "sözlük"; ağacı "odun" olarak zihinlere yerleştiriyor, şarkı da baltayla "kesin" komutu veriyor.. Ve bir nesil de böyle yetiştiriliyor.. 

Sonrası malum... insani değerleri zayıflatılmış, doğa bilincinden yoksun, vicdani değerleri sıfırlanmış "insan" yığınları olduk..

Dolayısıyla... 

Birbirini öldüren öldürene, kesen kesene...

Gazetelere ve internete düşen bir haberle adeta sarsıldım.. Okuduğum habere isyan ederek, insanlığımdan utandım.

"14’e karşı 12 oyla kesim kararı çıktı ve 25 ağaç bir gecede katledildi.

İzmir’in Çeşme ilçesine bağlı Dalyan’daki Erbil Sitesi’nin yönetimi yaptıkları genel kurul toplantısında, site arazisinde bulunan ortalama 12 yaşlarında 25 adet fıstık çamının bazı sakinlerin evlerinin deniz manzarasını kapadığı gerekçesiyle kesilmesine karar verdi." 17 Eylül 2014

"Yaş kesen baş keser" Ne kadar anlamlı ve yerinde  bir ifade.. Zira canlı bir ağacı kesmekle insan öldürmenin aynı kapıya çıktığını kestirmeden anlatan bir atasözümüzdür bu.


İzmir'de yaşanan ve bu vahşeti planlayan canilerin görmeyen gözleri fıstık çamı ağaçlarını tıpkı sözde sözlük gibi "odun" niyetinde gördükleri kesin... Dolayısıyla bu 14 yığının 'oy'uyla  nitelikli sınıfa giren fıstık çamın kesilmesine karar vermişler.. Ya... Allah aşkına! İllâ da ağaçları yok edecektiniz, bari o canım ağaçlara zarar vermeden nakil yapsanız olmuyor muydu? Nedir bu ağaç sevgisizliği, doğa düşmanlığı... Dahası bir eğitimci olarak bu vahşeti gerçekleştiren ailelerin çocuklarının zihinlerini düşünmek dahi istemiyorum..

Dolayısıyla ha canlı canlı adam kesmişsin, ha canlı canlı ağaç kesmişsin..

Sözüm ona denizi görmekmiş bu "görgüsüz"lerin  niyeti...  Görgüsüz zihniyetler, denizden, doğadan ne anlar be... Denizi, yeşili  görebilmek, görürken o güzelliklerden yararlanabilmek, ruhsal ve estetik anlam çıkarabilmek için, insanda  önce vicdan olmalı vicdan... 


Sevgi ve saygılarımla!




Not: Bahis konusu "sözlük" tam anlamıyla bir rezalet! Bu duruma benzer bir rezaleti de daha önce bir başka "sözlük"le yaşamıştım. Dolayısıyla TDK'ya şikayetim oldu.. TDK'nın Sn. Başkanı ile iltişim kurdum. Haklılığımı şikayetimi değerlendirerek Sayın Başkan ve ilgili Sayın üyeleri bilimsel anlamda tescillediler. Bugün bir kez daha  gördüm ki, milyonlarca çocuğumuzun beynini zehirleyen bu sözde sözlüklerin yaptıklarına yetişilmiyor... Dolayısıyla buradan   konunun sayın ilgililerine de açık olarak duyurmuş olayım. Ayrıca  konuyu yakından araştıran bir eğitimci olarak, çocuklarımıza TDK'nın bizzat yayınladığı sözlükleri almalarını özellikle herkese  tavsiye ediyorum. Saygılarımla.. T.G.


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

2 yorum:

  1. Merhabalar.

    Paylaştıklarınızı okuyarak yorum yazma imkanım olmadığı için, blogger arkadaşlığımızın
    unutulmaması adına ayaküstü sizleri ziyaret ederek hal-hatır sormak istedim. İnşAllah sağlık, sıhhat ve afiyettesinizdir.

    Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun.

    Recep Altun
    Değirmenden Mektup Var

    NOT: Ağaç kesenin başı kesilsin!

    YanıtlayınSil
  2. Sen misin eğitimci? Güleyim bari... ha ha haaaaaaaaaaaaaa...

    YanıtlayınSil