26 Ağustos 2015 Çarşamba

Hallaç Pamuğu Gibi Attınız Be!






"Bir gün babama, işleri diğer insanlar gibi yapamadığım için üzüldüğümü söyledim. Babamın nasihatı: Margo koyun olma! İnsanlar koyunları sevmezler. İnsanlar koyunları yerler."
Margo KAUFMAN

"Danimarka’dan mülteci önerisi: Parasını verelim Türkiye’de kalsınlar" 25 Ağustos 2015


"Günlerden bir gün şeytanın yolu bir köye düşmüş. Keyfi yerinde olan şeytan, sırtını bir ağaca dayamış ve buzağısı kazığa bağlı olan ineği sağan genç bir kadını uzaktan izlemeye başlamış. Şeytan, kadını epeyce izledikten sonra yerinden kalkıp kazığa bağlı buzağının ipini biraz gevşetmiş.

Buzağı bu, az ötede annesinin sütünün kovaya sağılmasını aç karnına izlemeye daha fazla dayanamamış. Buzağı yerinde debelendikçe boynundaki ip biraz daha gevşemiş ve sonunda yular hepten çözülmüş. Koşarak annesini emmeye giden buzağı, süt kovasına çarpmış ve bütün süt yere dökülmüş. Sağdığı sütün heba olduğunu gören genç kadın, sinirlenerek eline geçirdiği odunu buzağının kafasına vurmasıyla yavru, kan içinde yere yığılmış. Yavrusuna saldırılmasına kayıtsız kalmayan inek bir tekmede kadını yere serip öldürmüş.

Uzaktan geçmekte olan kadının kayınpederi, ineğin gelinini öldürdüğünü görüp, elindeki tüfekle ateş ederek ineği öldürmüş.

Silah sesini duyan koca koşup gelmiş. Karısını yerde cansız yatarken, babasını da elinde tüfekle görünce, belinden silahını çekip, tek atışta babasını öldürmüş.

Kısa bir süre sonra gerçeği öğrenen genç adam bu kadar acıya dayanamayacağını düşünüp, bir kurşun da kendi kafasına sıkarak canına kıymış.

Bütün bu olayları bir kenardan izleyen şeytan, "Bu felaketi de bana yüklerler. Buzağının ipini gevşetmekten başka ben ne yaptım şimdi?" demiş."



Dolayısıyla...

"Barış" "özgürlük" "demokrasi" söylemleriyle orayı burayı sudan sebeplerle bahane ederek işgal edenler, insanların ülkelerini talanla, yağmayla  hallaç pamuğu gibi atarak, onları yerinden yurdundan, toprağından çekip kopardılar! Evsiz barksız yurtsuz bırakılan insanlar, kâh akın akın insan tacirlerinin eline düştüler, kâh umut yolculuğuna kapılarak denizlerde sefilce ölüme mahkum oldular, kâh sınırlara yığılarak yaşama tutunmaya terk edildiler..

Dolayısıyla, özgürlük, barış, demokrasi diye diye insanlara cehennem sunuldu!

"Birleşmiş Milletler verilerine göre Ocak ayından bu yana 50 bini sadece Temmuz ayında olmak üzere, yaklaşık 160 bin kişi Yunanistan kıyılarına giriş yaptı. Birçoğu Suriye’deki iç savaştan kaçan kaçak göçmenler özellikle Yunanistan ve Makedonya üzerinden diğer Avrupa ülkelerine giriş yapmaya çalışıyor." gibi sözde "iç savaş" var filan söylemleriyle alay ediliyor, iyi mi?

 Eyyy Birleşmiş Milletler!.. Siz şimdi "durum tespiti"ni filan bırakın da asli görevinizi yapın... Sorunların temeline inerek "bu insanlar niye koloniler halinde göçüyorlar?" sorularıyla bağlı olduğunuz güçlerin suçlarını bir bir  sayın dökün... Dolayısıyla asıl durum tespiti böyle olur!!!

Ya.. bunca insan keyfinden mi bu rezillikleri göze alıyor!!!

Hani şeytan "Bu felaketi de bana yüklerler. Buzağının ipini gevşetmekten başka ben ne yaptım şimdi?" diye "masumane" soruyor ya...

He canım, he he he...

Doğru valla sizin ne suçunuz var!!!

NOT:


"O, lütfuyla bizi kalınacak yurda yerleştirendir. Bize orada bir yorgunluk dokunmaz. Bize orada usanç da gelmez." Fatır Sûresi, 35. Ayet

Bugün 26 Ağustos 2015... 

Emperyalist saldırılara karşı verdiğimiz ve Kurtuluş Savaşı'mızın son evresi olan 26 Ağustos 1922'de Afyonkarahisar / Kocatepe'de başlayan Büyük Taarruz ile açılmış ve 9 Eylül 1922'de Türk Ordusu'nun İzmir'e girmesiyle sonuçlanan, Baş komutanlık Meydan Muharebesinin başlamasının 93. yıldönümüdür. Büyük Türk Ulusuna kutlu ve mutlu olsun...



Bir not'da ulus bütünlüğünü sağlayamamış, millet olamamış kitlelerin ülkelerini savunmaktan kaçınan göçmenlere, Büyük Türk Milletinin bu şanlı mücadelesi örnek olsun...


Bir mıh bir nal kurtarır,
Bir nal bir at,
Bir at bir komutan,
Bir komutan bir ordu,
Bir ordu bir devlet kurtarır.

Bir mıh demeyin işinizi iyi yapın. Benjamin Franklin



Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

5 yorum:

  1. Harika bir yazı olmuş Tülay hocam.Elinize sağlık..Göçmenlerin dramlarını ve yapılan haksızlıkları çok haklı bir şekilde örnek hikayelerle aktarmışsınız..Anlattıklarınız ders alınması gereken öğeler ile dolu.. İzin verirseniz bir katkı da ben yapayım..Bana öyle geliyor ki,hem ortadoğu hem de afrika ve asya ülkelerinden kaçan/kaçmaya zorlandırılan,mecbur bırakılan bu göçmenlerin özellikle de Avrupa ülkelerine gitmesinin nedeni sadece özgürlük olduğunu sanmıyorum..Evet,aslında onlar özgürlük için gidiyorlar..

    Ama onların bizzat Avrupa ülkelerine gönderilmesinin altında yatan başka nedenler de olabilir..Dikkat ettiyseniz Avrupa'ya göç eden/ettirilen insanların büyük çoğunluğu İslam dinine mensup müslüman kesim..Diğer dinlerden ise yok denecek kadar az sayıda göçmen bulunuyor..Neden özellikle de müslümanların Avrupa ülkelerine göç edilmesi sağlanılıyor?Türkiye'deki müslüman göçmen (suriyeliler) bile Avrupaya doğru göç etmeye başladılar..Bunun bir nedeni olmalı..Savaşlar,iç çatışmalar ve büyük baskılar...Bunlardan dolayı bu insanlar buraları terk etmek zorunda kalıyorlar..Ne için özgürlük için..Bu sanki bilerek ve bilinçli yapılıyor gibi..Birileri özellikle de müslümanları Avrupa ülkelerine doldurmaya çalışıyor.Gibi bir durum var ortada..Peki amaç ne olabilir ki?Avrupayı müslümanlaştırmak için olabilir mi? İyi dileklerimle..

    YanıtlayınSil
  2. Evet güzel bir soru... Bunlardan her tür şeytanlık beklenir. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederim. Saygılarımla..

    YanıtlayınSil
  3. elinize yüreğinize sağlık hocam ..sizin gibi mert insanlara çok ihtiyacımız var
    30 ağustos zafer bayramımız kutlu olsun .

    YanıtlayınSil
  4. Merhabalar.

    Gündemi çok güzel bir şekilde ele alıp işlemişsiniz. Kaleminize ve yüreğinize sağlıklar dilerim. Şu Danimarka'nın yaptığına bakar mısınız? Aslında ülke yöneticilerinin yerinde olsam, tüm mültecilerin sağlıklı ve güvenli bir şekilde deniz yolu ile Avrupa ülkelerine sevkiyatlarını sağlardım.

    Alçak heriflere bir bakar mısınız? "Parasını verelim mülteciler Türkiye'de kalsın" da ne demek? Utanmaz, ahlaksız ve vicdansızlar... Türkiye huzur evi mi? Hem Suriye savaşını sonlandırmıyorlar, hem de Suriye'li göçmenleri kabul etmiyorlar. Yazıklar olsun sizin gibi çağdaş ve medeni toplumlara.

    Seney-i devriyesi münasebetiyle devletçe kutlanmayacak olan 30 Ağustos Zafer Bayramımızı en içten dileklerimle kutlarım.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlayınSil