29 Ağustos 2017 Salı

Zıkkımın Kökü'nü Okudum



Bir yanda...

Her Allah'ın günü geçin televizyonlarınızın başına...

Kadın programları, aile içi hesaplaşmalar, diziler, haberler...

Peki ne anlatıyor bu yayınlar?

Bol bol aldatma, tecavüz, sinsi planlar, bol bol "bip"lenerek yayınlanan argolu cümleler, sömürülen duygularımız...

Ve...

Öfke, kin, nefret...

Fakirsen ezil,

Zenginsen "kral"sın mesajları ve dahalarıyla zihinleri ve ruhları kirletilen  çocuklarımız.

Öte yanda...  


Cumhuriyetimizin aydınlık yarınlarına ışık olan edebiyatçılarımızdan güzel insan Muzaffer İZGÜ'nün kitaplarıyla büyüyen çocuklarımız.

Mesela...

Fakir insanların küçük dünyalarında ki büyük mutluluğunu anlatan Zıkkımın Kökü...

Hani tüketim çılgınlığını yaşadığımız,

Ve de aldıkça alan, ama bir türlü doyuma ulaşamadığımız bugünlere inat...


Muzaffer İZGÜ'nün kendi yaşam öyküsünden bugünlere, kapitalizme tokat gibi bir cevaptır, "Zıkkımın Kökü"..


Zira...

"Öyle ki bit pazarından baba için alınan ancak eğilip doğrulmamak şartı ile bir hafta idare edilen pantolonu eline geçen haftalık yevmiyesi ile yenisiyle değiştirince eskisinden çocuklara yelek yapıldığı zamanlar hemde dört düğmeli dördü de başka düğmeli . "Isıtır oğlum ısıtır, yün yündür" Tek göz odada dört kişilik, birbirlerine sımsıkı kenetli mutlu bir aile; cefakar ve her zaman iyimser bir anne, varını yoğunu ailesine adamış yokluğun yokluğundan mecburi icatlarla varlık yaratan bir mucit bir baba, aralarında birer yaş olan küçüğün büyüğe göre çok daha gözü kara afacan iki erkek çocuğu. Muzaffer İZGÜ ailesinin mutluluk anlayışını şu sözlerle özetliyor:"

"Bizim mutluluğumuz çok basitti. Tencerede yemeğimiz olsun, çıkında ekmeğimiz, lambada gazımız, ocakta çaydanlığımız, yeter de artardı bile..."



Dolayısıyla...

Yoksulluk içinde geçen çocukluk ve gençlik dönemi ile Anadolu'yu anlatır güzel insan Muzaffer İZGÜ'nün kahramanı "Küçük Muzo"

Diyeceğim...

Seni kitaplarınla birlikte sonsuza kadar asla unutmayacağız...

Ruhun şad, mekanın cennet olsun,

Güzel İnsan Muzaffer İZGÜ.


Sevgi ve saygılarımla!


NOT:

Yazar: Muzaffer İZGÜ
Yayınevi: Bilgi Yayınevi
Sayfa Sayısı : 276
İlk Baskı Yılı : 2003
Dil : Türkçe
ISBN: 9789754940480

"Yıl 1933, aylardan ekim, günlerden 29; yani onuncu yıl...cumhuriyetin onuncu yıldönümü... İşte o gece annem tutturmuş da tutturmuş, fener alayını izleyeceğim, diye... Babam, yahu avrat ayın günün, sancın mancın tutar, hem bu karınla... demiş. Ama annem hiç öyle coşkulu bir günde evde oturmak ister mi? Komşu kadınlardan biriyle çıkmışlar evden, bir yaşındaki abim de annemin kucağında. Fener alayını eve en yakın izleme yeri, olsa olsa Saathane'nin orası... nasıl kalabalık, iğne atsan yere düşmez!... Az sonra bando öteden gözükmüş. Pıstattararaaaa... demeye başlayınca, uy anam, annemdeki sancı... Breh, kaldırımda adım atacak yer yok, yan yön insan, gerisi dükkân... annemi eve zor yetiştirmişler. Tastamam eve geldikten on dakika sonra beni doğurmuş..." Bundan sonrası kitaptan öğreneceksiniz:

Zıkkımın Kökü




"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

4 yorum:

  1. Çok güzel bir anlatım olmuş, emeğinize sağlık...
    Mekanı cennet olsun böyle güzel yürekli insanın..

    YanıtlayınSil
  2. Nur içinde uyusunlar sizinde kaleminize kuvvet

    YanıtlayınSil
  3. Değerler bir bir yitip gidiyor..Allah rahmet eylesin,mekanı cennet olsun..

    YanıtlayınSil
  4. Ökkeş Serisi vardı. Ben de onu okumuştum. Zıkkımın Kökü'nü hatırlayamadım ancak alıp okuyacağım.

    Allah rahmet eylesin...

    YanıtlayınSil