8 Eylül 2017 Cuma

O Tehciri Kim Yönetti Acaba?



Ey Sabancı Üniversitesi akademisyenleri! 

Desteğinizle Berlin'de sözde Ermeni Soykırım Çalıştayı düzenlenecekmiş...

Ama neyse ki bu ihanetten  vazgeçtiniz!

Üniversiteler bilim yuvasıdır! Bunu ne zamandan beri unutup, milletinizi bölmek, devletinizi yıkmak amacına hizmet etmeyi  görev saydınız?

Oysa gerçek anlamda bilim ve araştırma diyorsanız, buyurun o zaman belgeleri inceleyin!!!

Dolayısıyla emperyalist güçlerin Türkiye'yi parçalamaktan başka bir niyetlerinin olmadığını tarih okuyan herkes bilir. Vatanımızın güneydoğusunda ve doğusunda  bir "Kürdistan" ve "Ermenistan" kurmanın hayalleri ile yaşadıklarını sağır sultan bile duydu da, bir duymayan galiba kukla "akademisyen"ler'imiz kalmış!

Peki o vakit gelin bir çalıştay da siz düzenleyin! Ama bu çalıştay öyle görevli memur düzeyinde değil, gerçeklere dayalı belgeli bir çalıştay olsun! Hal böyle olunca da  size biraz ipucu vermek artık boynumuzun borcu oldu.

Ve 

Ey Almanya! 

Sözde soykırım yalanını en çok destekleyenlerden, hatta Ermenilerden önce gelen ülke olduğunuz gerçeğini tarihi okuyarak hatırlayın!

Zira  o  tehciri kim yönetti acaba? 

"Almanya ile askeri ittifakın yalnızca Osmanlı Ordusunu Alman subayların komutası altına sokmakla kalmayıp, Osmanlı devletini ve topraklarını bir Alman sömürgesine dönüştüreceği, Almanların bunu amaçladıkları apaçık ortada olmasına ve raporlarla kendisine bildirilmesine karşın, Enver Paşa ve diğer yüksek düzeyli yöneticiler, kendileri birer Alman kuklasına dönüşmüş bulundukları için...



Alman buyruğuyla 1915 Ermeni Tehciri

... 1. Dünya Savaşı'nda (1914-1918) Osmanlı ordusunun tümüyle Alman komutanların yönetimi altına girdiği kesindir. Öyleyse 1915 Ermeni Tehciri de bu Alman komutanların buyruğuyla yapılmış değil midir?Osmanlı'nın 1915'te Genelkurmay Başkanlığı koltuğunda oturan Bronsart, 24 Temmuz 1921 günü Deutsche Allgemenie Zeitung gazetesinin 342 no'lu Sabah sayısı ekinde, kendi döneminde gerçekleşen 1915 Ermeni Tehciri'ni gerekli bulduğunu ve onayladığını açıklayacaktı. (...)

Bronsart'tan sonra 

Osmanlı'nın Yeni Genlekurmay Başkanı 

Yine bir Alman: Hans von Seeckt

Friedrich Bronsart von Schellendorff, Osmanlı'nın son Genelkurmay Başkanı olmadı; Aralık 1917'de o görevden alındıktan sonra, yerine yine bir Alman, bu kez Hans von Seeckt Osmanlı Genelkurmay Başkanı olacaktı." Türkiye'nin Siyasi İntiharı Yeni-Osmanlı Tuzağı, Cengiz ÖZAKINCI, sf:223-224


"Murat Bardakçı'da 26 Aralık 2004 günlü Hürriyet'te yayımlanan bir yazısında bu gerçeği vurgulayarak şöyle diyordu:

1. Dünya Savaşı'na girmemizden hemen sonra, o günlerde devletin en güçlü adamı olan ve 'Harbiye Nazırı ve Başkumandan Vekili' ünvanını taşıyan Enver Paşa, .. Sarıkamış'ı hedef alan bir harekât hazırlığına girişti. .. Ve, çoğumuzun hâlâ bilmediği bir husus: Türkiye'nin o günlerdeki Genelkurmay Başkanı Türk değil, bir Alman generaliydi: General Bronsart von Schellendorf!Cengiz ÖZAKINCI, Türkiye'nin Siyasi İntiharı Yeni-Osmanlı Tuzağı, sf:218

Dolayısıyla...

Fransa'nın Cezayir'de yaptıkları...

İtalya'nın Libya'da yaptıkları...

Belçika'nın Ruandalılara yaptıkları...

Amerika'nın Kızılderililere yaptıkları...

Ve

BM eliyle Kosova'da yapılan Müslüman katliamı...

Hocalı'da katliam, Kıbrıs'ta kanlı Noel katliamı, Irak'ta, Felluce'de Türklere yapılan katliam. Suriye'de, Libya'da yapılanlar..

Ve kanlı kavim göçlerini yaşadığımız  bugünler...

Daha sayalım mı?

Bu kanlı tarihi olayları nereye koydunuz?

Eline iki tarih kitabı alıp okumadan kendilerini tarihçi sayıp, tarihi yargılayanlar!

Soykırım nedir?

Tehcir nedir?

Katliam nedir?

Kavimler göçü nedir?

Aralarında ne fark vardır?

Sorun bunları kendinize!

Bunları bilmeden, ülkemi, milletimi bölmeye kalkışma!!!

Sonra rezil olursunuz!!!



Sevgi ve saygılarımla!




"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

3 yorum:

  1. çok şaşırdım,sizin sayenizde bu bilgiyide öğrenmiş oldum..değil sabancı üniversitesinin herhangi bir türk üniversitesinin böyle bir çalıştaya izin verebileceğini hiç sanmıyordum..neler oluyor hiç anlamıyorum?Allahtan sonra vazgeçmişler.. :( bu önemli bilgi için sağolun Tülay hocam..

    YanıtlayınSil
  2. Merhaba Ertuğrul Bey,

    İlginize öncelikle teşekkür eder, saygılar sunarım. Söyleminizden hareket ederek izninizle bir not daha iliştirmek isterim:

    Çalıştaya ne yazık ki Türk tezlerini savunan ve sahiplenenler katılmıyor. Dahası "Soykırım yoktur" diyen öğretim görevlilerinin Çalıştay'a davet edilmediği, katılmak için yaptıkları başvuruların da reddedildiği söyleniyor. Dolayısıyla Çalıştay'a "Ermeni Soykırımı vardır" diyen kim varsa dünyanın çeşitli ünversitelerinde çalışan "Türk" akademisyenler davet edilmiş...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. geri dönüş yaptığınız ve yanlış anlamaları önlemek amacıyla bu önemli bilgiyi ilettiğiniz için çok teşekkür ederim Tülay hocam..

      Sil