Ömer Muhtar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ömer Muhtar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ekim 2011 Pazar

+18 Yaş...











"Ettiklerine sevinen ve yapmadıkları şeylerle övülmeyi seven kimselerin, sakın azaptan kurtulacaklarını sanma. Onlar için elem dolu bir azap vardır." Âl-i İmran Sûresi, 188. Ayet


"Kasapta sergileniyor!

Kaddafi ve oğlu Mutassım’ın cesedi Sirte’de bir kasap tarafından kullanılan soğuk hava deposuna konuldu. Devrik lider ve oğlunu görmek için çoluk çocuk tüm Libyalı muhalifler sıraya girdi.

Muhalif güçler tarafından cesedine otopsi yapılan Kaddafi’nin İslami kurallar gereği 24 saat içinde gömüleceği açıklandı. Ancak Yeni Libya hükümeti cenazeyi erteleyerek cesedi halka açtı. Kaddafi ve oğlu Mutassım’ın cesedi Sirte’de bir kasap tarafından kullanılan soğuk hava deposuna götürüldü. Kaddafi’yi görmek ve hatıra fotoğrafı çektirmek isteyenler buraya gelerek maske takıp sıraya girdi. Çoğu çocuk olan ziyaretçiler soğuk hava deposunun önünde uzun kuyruklar oluşturdu." 23 Ekim 2011, Vatan



Libya'nın Devrik Lideri Albay Muammer Kaddafi...

Emperyalistlerin güdümündeki muhaliflerce iğrenç bir şekilde ve hunharca öldürüldü. Üstelik de şu anda dünya, basın aracılığıyla Kaddafi'nin boy boy afişe edilerek nasıl öldürüldüğü, nasıl "yalvartıldı"ğı, nasıl tekmelendiği ve nasıllarla dolu insanlık dışı ilkel, Orta Çağ karanlığının "ibret-i alem"i temsil eden; etrafa "korku" salan, sindirmeye yönelik planlı bir şekilde görüntülerin ifşa edilmesiyle çalkalanıyor...

Bu tüyler ürperten canice görüntüler hergün ısrarla "Flaş... Flaş... Flaş!" üst manşetiyle insanların gözüne sokarak beynine işlemeyi... "Haberci"lik sayıyorlar iyi mi?!


Dünyada bu görüntüler infial yarattı mı, orası bilinmez ama... Bir eğitimci olarak diyeceğim; bu görüntülerin, özellikle çocuklarımızın ruh sağlığına zarar verdiği kesin! Toplum üzerinde ise "ilkel toplum"u çağrıştıran ve hukuk devletini ezip geçen bir izlenim yarattığı açık... Üstelik de insanlık değerlerini "özenle" taşıyan modern dünyamızın da bir ayıbı olduğunu unutanlara buradan hatırlatmak isteriz...


Öte yandan, Muammer KADDAFİ'yi övmemekle birlikte gerçek şu ki.. Kaddafi, kaçmak yerine halkı adına onurluca mücadele edeceğini ve vatanı için şehit olmayı her şeyin üzerinde görerek canhıraş savaşmıştır! Zira Libya geçmişte de emperyal güçlerce ele geçirilmek istenmişti... Ömer Muhtar ilkel silahlarıyla İtalya'ya direndi ve savaşarak öldü! Bugün Kaddafi'de öyle savaşarak ölmüştür...


Emperyalisler Saddam Hüseyin'i de bir çukurda, aşağılayarak "yakaladığı"nı "ibret alem" olsun diye kendi ülkesinde dahi, dev televizyonlarla kamuoyuna afişe ettikleri gibi... Şimdi de Kaddafi'yi de aynı şekilde bir çukurda, alçakça ve iğrençce görüntüler eşliğinde dünya kamuoyuna afişe ediyorlar...

"Medeni" olduklarını iddia edenlerin, zalim ve ilkel yöntemleri bugün ne yazık ki, "modern" dünyanın Orta Çağ görüntülerini ortaya koyuyor...


Ve sözde "Müslüman" Libyalı olduğunu söyleyen bir kesim, Kaddafi'nin cesedini görmeye kuyruğa girmişler!!! Ve bu güruh, ölen bir kişinin cesedini bir an evvel gömmek yerine, teşhire geçiyor...


Bu görüntüler ne insanlığa, ne de Müslümanlığa yakışıyor!!! Bunlar olsa olsa cani düşüncenin, cehaletin ve ilkelliğin görüntüleri olsa gerek...


Bir sözümüz de "basınımız"a olacak:


Geçtiğimiz günlerde "Haber Turk" gazetesine düşen bir görüntü için günlerce üzerinde "haklı" bir sorgulama yapılmıştı...


Neydi o gürüntü; vahşice öldürülen bir kadının resmi...

E o zaman...

KADDAFİ'nin görüntüleri "o" resimden daha mı hafifki, kimseden tepki yok?!.. Yazıklar olsun!!!


Demem o ki...

Irak'da Saddam Hüseyin'in heykeli de alkışlarla yıkılmıştı...

Ardından milyonlarca kişi öldü! Ve hâlâ da ölmeye devam ediyor... Sözde "demokrasi" tıkır tıkır işliyor...

Kaddafi'nin cesedi de şimdi muhalifleri tarafından sevinçle görücüye çıktı...

Bundan sonrası mı?..

Libya halkına cümleten geçmiş olsun!!!

Sevgi ve saygılarımla!

Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (S.A.V.)

26 Mart 2011 Cumartesi

Çöl Aslanı Ömer Muhtar


















"Biz asla teslim olmayız. Ya kazanırız, ya ölürüz. Bizden sonraki nesillerle de savaşacaksınız. Bana gelince. Ben, cellatlarımdan daha uzun yaşayacağım." Ömer Muhtar


Ömer Muhtar, sömürgeci güçlere karşı Afrika Müslümanların soluğunu daima diri ve taze tutmuş ve libya'daki direnişin öncü lideri konumundadır. Bu anlamda Ömer Muhtar, sömürgeci güçlere karşı gösterdiği direnç, azim ve kararlığıyla da libya'nın aynı zamanda sembolü olarak da tanınıyor...

İtalya'nın Libya üzerindeki emelleri ile başlayan ve 1922 yılında İtalya'da Faşist'lerin Benito Mussolini liderliğinde iktidara gelmeleri ile Büyük Roma İmparatorluğu'nu yeniden kurma hayalleri tekrar gündeme gelir...

Ancak Ömer Muhtar, "emrindeki güçler ile İtalyan kuvvetleri arasında, 1923’ten 1932’ye kadar her yıl en az elliden fazla muharebe, ikiyüzden fazla küçük ölçekli çatışma" ile direniş gösteriyordu.

"İtalyanlar bir halk hareketi karşısında olduklarının farkındaydılar. General Mezzetti bir raporunda buna şöyle değiniyor:

Direniş buralarda tarihe mal olmuştur ve kural tanımayan bu insanlara tarih boyunca silahlı kuvvet zoruyla kanun ve nizam empoze edilebilmişti. Cihad ruhuna sahip bu göçer insanları çiftlik sahalarına ve şehirlere çekmeden pek fazla bir şeyin değişmeyeceğini söyleyebiliriz."


"1931 Ocak ayında çöl aşıldı ve Kufra düştü. İtalyanların burada yaptığı katliam, işkence ve tecavüzler dillere destandır. Graziani, teslim olan halkın gözleri önünde Kur’an-ı Kerim’i paramparça edip, ayaklarının altında çiğneyerek "Haydi, çağırın da (hâşâ) bedevi peygamberiniz yardımınıza gelsin" demiş, ertesi günü şehrin ileri gelen uleması uçaklardan atılmış, vahadaki bütün hurma ağaçları kesilmiş, kuyular yakılmış, Mehdi Senusi’ye ait tarihi kütüphane alevlere teslim edilmiş ve insanların namusları kirletilmişti."

Ve nihayet bir şekilde pusuya düşürülerek Ömer Muhtar İtlayan kuvvetlerince esir alınır...

Bundan sonra "İtalyan birliklerinin genel kumandanı Graziani’nin karşısına çıkartıldı. Bu görüşmedeki tavırlarından etkilenen general onun hakkında şunları yazacaktır:

"Odama girdiği andan çıkıp gittiği ana kadar onun vakar ve haysiyetine son derece hayranlıkla bakıp durdum. Onun tavır ve davranışlarını çok beğendim ve hayran kaldım."


Graziani, hatıralarında Ömer Muhtar hakkında şunları demekten kendini alamaz. "Ömer Muhtar inancına, akidesine son derece bağlı bir adamdı. Onun bu inancına saldırmaya kalkışana kim olursa olsun büyük bir heyecan ve azimle karşı koyardı. O, vatanına saldıranlara karşı da korkusuzca savaşıyordu. Vatanına yapılacak herhangi bir saldırıyı karşılıksız bırakmayı kabullenecek bir şahsiyet değildi."

" O karşısındakine anında cevap verecek üstün bir zekaya sahipti. Aynı zamanda Ömer Muhtar ileri seviyede dini kültüre sahipti. Onun kesin tavırlı bir huyu vardı. O, dinine ait hiçbir şeyi ihmal etmeyecek ve dinini herhangi bir maddi menfaat karşılığında satmayacak üstün bir kişiliğe sahipti. Dünyevi hiçbir çıkar peşinde olmayan bir kişiydi. Üstelik hayli fakir bir adamdı. Din ve vatan sevgisinden başka hiçbir dünyevi şeye de malik değildi."

"Ona canlı ve hazır bir zeka bahşedilmişti. Dini konularda iyi bir eğitim görmüş, hareketli,mütevazı ama tavizsiz..."


Yine Muhammed Esed’in 1932’de Medine’de onun şehadetini haber aldığında, "Ömer el Muhtar öldü ha... Şu Sireneyka aslanı, yetmiş şu kadar yaşına rağmen halkının özgürlüğü için yılmadan sonuna kadar savaşan Ömer el Muhtar öldü demek... On uzun yıl boyunca, on uzun ve çileli yıl boyunca en modern silahlarla donatılmış mekanize birliklerle, uçaklarla, topçu bataryalarıyla takviye edilmiş düşman ordularına, kendinden en az on kat daha kalabalık İtalyan kuvvetlerine karşı halkın umutsuz direnişine bayrak olan Ömer el Muhtar... Piyade tüfeklerinden ve birkaç attan başka bir şeyleri olmayan, yarı aç mücahidlerinin başında kocaman bir esir kampına dönüştürülen bir ülkede son kurşununu sıkıncaya kadar umutsuz bir gerilla savaşı sürdüren koca Ömer el Muhtar... " İnternetten Alıntı


Son olarak, Libya'nın öncü savunucusu Ömer Muhtar'ı ve direnişini konu alan "Çöl Aslanı Ömer Muhtar -Lion of the Desert-" adlı bir savaş filmi 1981 yılında çekilmiştir... Öyleki bu filmden rahatsızlık duyan dönemin İtalya Başbakanı Giulio Andreotti, "İtalyan ordusuna zarar verme"sini bahane ederek ülkesinde filmin gösterilmesini yasaklamıştır.


Demem o ki...

Libya, tarih boyu emperyalist güçlerin hep ilgi ve saldırı odağı olmuştur.

Ve Libaya dün ne ise, bugün de aynı...


Sevgi ve saygılarımla!


Image "HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (s.a.v.)