Hocalı Katliamı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hocalı Katliamı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Şubat 2017 Pazartesi

Al Sana SOYKIRIM!


26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Dağlık Karabağ bölgesindeki HOCALI kasabasında, Azeri siviller  Ermenistan'a bağlı kuvvetler tarafından toplu şekilde  KATLEDİLDİLER...








Katliamın 25. yılında, dünyanın gözü önünde yaşanan bu vahşeti sessiz sedasız izlemekle yetinen küresel çetelere, ithaf olunur...



Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

23 Ocak 2012 Pazartesi

Pınar Hanım Pınar Hanım...












"Allah, ancak din konusunda sizinle savaşanları, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkaranları ve sürülüp-çıkarılmanız için arka çıkanları dost edinmenizden sakındırır. Kim onları dost edinirse, artık onlar zalimlerin ta kendileridir." Mümtehine Sûresi, 9. Ayet


"Paris’te 12 Eylül öncesi Fransa’ya gelen Ermenilerle buluştuk. Bugün Senato’da oylanacak yasaya prensipte karşılar ama "Türkiye de hiç adım atmıyor" diye isyan ediyorlar...

Koca koca adamların bu hikayeleri anlatırken yüzlerinde beliren ifadeyi, dalıp gidişlerini, hırslanışlarını gören hiçkimse acılarının samimiyetinden şüphe edemez. Öyle bir ızdırap var gözlerinde..." 23 Ocak 2012, Pınar ERSOY Milliyet.


Ve bu yazıya başlık atmış Pınar Hanım;

"Sadece Ermeniler değil mesele Türkiye’nin tüm acıların hesabını vermesi" 23 Ocak 2012, Milliyet

Olur Pınar Hanım, emrin olsun...

Nasıl istiyorsun?

Lozan'ı unutalım... Sevr'e dönelim, öyle mi?!

Geç bunları...

O defter çoktan kapandı canım!!!

Bu millet kanla çizdi vatan sınırlarını.

Öte yandan, yazıyı okuduğumda ruhum gerçekten büyük bir acı içerisinde... İnanılır gibi değil... Dünyanın pekçok yerinde işkence, zulüm gören Türklerin acı dolu yaşadıkları zulmü yazan çizen yok!!!

Biz söylemekten yorulduk... Bu sözde "aydın" entel geçinenler, duygu sömürüsü hikaye yazmaktan usanmadılar...

Tabii işin gerçeği, bu enteller kişisel menfaatlerini kollayacaklar diye, ulus olarak hepimizin duyguları allak bullak olacak öyle mi?


Peki o zaman...


"ABD’li deniz piyadelerini Afganistan’daki Taliban militanlarının cesetlerine işerken...

Yaklaşık 1.5 dakikalık görüntülerdeki askerlerden birinin “İyi günler dostum” diyerek güldüğü görülürken, diğer bir askerin de “Duş gibi” ifadesini kullanarak rahatlama sesi çıkardığı duyuluyor." 12 Ocak 2012, Hürriyet

ABD ordusu "Der Spiegel tarafından yayımlanan fotoğraflar, ABD ordusunun standart ve değerlerine zıt olan iğrenç eylemleri göstermektedir... Fotoğrafların neden olduğu üzüntüden dolayı özür diliyoruz" 12 Ocak 2012, Hürriyet


Bunlar artık olağan hale getirilmiş haberler arasında yer alıyor...

Asıl, Irak'ta ölen, zulüm gören, tecavüze uğrayan milyonların acıları niye ele alınmıyor?!

Felluce'de kırıma uğrayan Türkler için ne yapılıyor?

Kafkasya'da..

Mesela Hocalı'da katledilen Türkler

Balkanlar'da...

Srebrenitsa mesela... BM eliyle katledilen binlerce Türk


Ya Kıbrıs'da, EOKA tarafından işkenceyle öldürülen Türkler?!

Ve Ermeniler'in Türklere yapmış oldukları akıl almaz işkenceler?


Pınar Hanım Pınar Hanım...


Bırak ülkemizin bütünlüğüne zarar verecek şeyleri... Ekmeğini yediğin ülkenin vatandaşı olarak, bir zahmet asıl ezilen Türk milletine ve aşağılanan müslümaların acılarına bak!

Ve,

Bırak "koca koca adamların" hikayelerini yazmayı, "samimiyet"lerini anlatmayı da,

Asıl olan şu ki; "ermeni soykırımı" tarihsel bir yalandır!

Emperyalistlerin iftirasıdır!

"Ermeni soykırım" yalanına karşın,

Biz vatan savunduk! Soykırım yapmadık!

Desene!!!

Sevgi ve saygılarımla!


Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (A.S.)

26 Şubat 2011 Cumartesi

Tabii "Yersen!"...















"Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse onun cezasını görecektir." Zilzâl Sûresi, 8. Ayet



Türk milletini asılsız soykırımla suçlayan Ermeniler, arkasına aldığı emperyalist Batılı ve Rus güçlerce, Azerbaycan Hocalı'da bundan 19 yıl önce Türklere yönelik 20. yüzyılın en vahşi katliamını yaptılar.


"26 Şubat gecesi Rus Motorize Alayının tanklarından açılan top ve roket saldırıları ile Hocalı Havaalanı kullanılamaz hâle getirilerek kentin dış dünya ile ilişkisi de tamamen kesildi. Savunmasız kalan kente giren Rus destekli Ermeni askerleri, çocuk, yaşlı, kadın, bebek demeden birçok insanımızı vahşice katlettiler. Ermenilerin işgal ettikleri Hocalı’da dehşet verici olaylar yaşandı. Canlı canlı insanların kafa derilerini yüzdüler. Sağ olarak ele geçirdiklerini ise sistematik bir işkenceye ve tıbbî deneylere tâbi tutarak, insanlık dışı muamelelere maruz bıraktılar. Hızar ve testereler ile diri diri insanların kol ve bacaklarını kestiler. Genç kızların önce saçlarını,sonra da kafa derilerini yüzdüler. Babanın gözü önünde evladını, evladın gözü önünde babayı kurşunlara dizdiler. Kesik kafaları sepetlere doldurdular. Bu vahşetin ortaya çıkardığı önemli bir gerçek de insanlık tarihinde ölülerin tekrar öldürülmesidir. Çünkü Hocalı'da Ermeni milisler, binbir türlü işkenceyle katlettikleri kadın ve çocukların cesetlerini bile vahşice süngülemişlerdir." Gazeteci Yazar Ali KÜLEBİ


Bugün Libya'da yapılan kırım felaketi üzerinden çıkarları doğrultusunda lobi faaliyetleri yürüten Batılı güçler; çok değil bundan 19 yıl önce sayelerinde Hocalı'da Müslüman Türklere karşı bir soykırım gerçekleştirildi! Hem de bütün dünyanın gözü önünde... Hani adına "modern dünya" diyoruz ya...

O vakit bu soykırım gerçeğini neden görmezden geliyorlar?!..

Evet; onlar Hocalı katliamını ne duyarlar, ne de görürler...

Zira bu katliamın içerisinde bizzat rol alarak sorumlu olanlar, ta kendileri de ondan!

Atalarımızı olmayan suçlamalarla lekelemeye çalışanlar, katliamların en büyüğünü bulduğu ve yarattığı her şartta barbarca gerçekleştiriyorlar.

25-26 Şubat 1992, Hocalı'da yaşanılanlar da ne yazık ki bunun en canlı örneği işte.


Ve genelde ortak çıkar ve hedefler doğrultusunda bir araya gelmiş menfaat çeteleri "lobi" oluşturarak kendi çıkarları için her yolu mübah sayan bir anlayışı ne yazık ki bu şekilde günümüz dünyasına dayatmaya çalışıyorlar...

Tabii "yersen!"...


Millet olarak bu soykırımı büyük nefret duyarak, acı ve üzüntüyle hatırlarken, dünya kamuoyu önünde LANETLE KINIYORUZ!


Bu bağlamda şehitlerimizi rahmetle anıyor, ruhları şad olsun diyorum...

Sevgi ve saygılarımla!

27 Nisan 2010 Salı

Kral Çıplak!!!














"İnsanlar daima yüksek, soylu ve mukaddes hedeflere yürümelidirler. Bu tarzda yürüyenler ne kadar büyük fedakarlık yaparlarsa o kadar yükselirler. " ATATÜRK


Sözde soykırım yalanı, üzerimize yapıştırılmaya hızla devam ediliyor. Bu anlamda sık sık gündeme getirilen büyük yalanla birlikte tehdit ve şantajlarla millet olarak bizi köşeye sıkıştırmaya gayret ediyorlar!!! Neymiş efendim; "büyük felaket"miş!.. Dikkat ediniz; bu ifade Ermeniler arasında "mets egherna" yani İsa'nın çarmıha gerilmesi için de kullanılmaktadır. Ve bu yaklaşımla aynı zamanda "dini" motifler vasıtasıyla dünya kamuoyuna, psikolojik bir baskıyı "ustaca" sürdürülmeye çalışıldığı gerçeğini de, iyi okumak gerekiyor.


Aslında işin özü "TEHCİR"le başlamaktadır. "Tehcir ise Arapça asıllı bir kelimedir; “bir yerden başka bir yere göç ettirmek, yer değiştirmek, hicret ettirmek” manasını taşır. Bununla birlikte; “Tehcir Kanunu” diye adlandırılan kanunun adı da aslında “Savaş zamanında hükümet uygulamalarına karşı gelenler için askeri tarafından uygulanacak önlemler hakkına geçici kanun”dur."


Osmanlı Devleti'de Ermenilerin içeride çıkardıkları isyana karşın, kendini korumak için bu en doğal yönteme başvurmuştur. Tehcir esnasında bir takım olumsuzluklar, şüphesiz ki meydana gelmiştir! Zira gerek savaş ortamında, gerekse ağır kış koşulları münasebetiyle gelişen tatsız ve üzücü olaylar dahilinde değerlendirmeyi de unutmamak gerekir. Ama en önemlisi Osmanlı Devleti'nin Ermenileri, o zamanın koşullarında en düzgün şekilde yerlerine ulaştırılması için elinden gelen her şeyi hem insani, hem de büyük devlet anlayışıyla yerine getirmiş olmasıdır. Nitekim İngilizlerin kışkırtmasıyla "Millî Şehit"imiz Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey, bu uğurda vatan severliğin bedelini canıyla ödedi.


Bugün ise her zamanki gibi her alanda Türklere yapılan katliam ve canilikler hiçbir zaman görülmediği gibi, adından dahi söz edilmiyor. Mesela yakın geçmişte şehit edilen onlarca diplomatlarımızdan söz eden yok!!! Bırakınız üzerinde konuşmayı, failleri bile bulunamadı!!! Hunharca ve alçakça öldürülen diplomatlarımızın katilleri, ellerini kollarını sallaya sallaya geziyorlar!!! Öte yandan "Hocalı Katliamı" ise tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleşti!!!


Şimdi ise bir bir parlementolarında bu sözde soykırımı kabul edenlerin, şöyle bir geçmişine bakacak olursak, hepside şu anda soykırımın bir parçası olarak geçmişte yaptıkları gibi bugün de Irak'ta, Afganistan'da yüzleri kara bir şekilde orada duruyorlar!!!


Bunların bir tek amacı var; o da Sevr'i tekrar hayata geçirerek, Türkiye'yi parçalara ayırmaktır. Yani "Büyük Ermenistan", "Büyük Kürdistan", "Megali İdea"da Yunanistan'ın büyük hayalleri ile dayatılan taleplerin bu şekilde önümüze konulmasıdır! O zaman da bu durumu içimizde iyi anlamaktan başka yapabileceğimiz hiçbir şey yok! Zira diplomatik açıdan haklılığımızı ne kadar iyi anlatılmaya çalışılsa da Batılı güçlerce, asla bu kabul görmeyecektir! Çünkü olmayan bir şeyi zaten varmış gibi gösterenler, bizzat kendileri değil mi?..

O halde dünyada ne yazık ki "yalnız" olduğumuzun bilinciyle, millet olarak üzerimizde oynanmak istenen bu gerçeği, iyi anlamak zorundayız!


Ayrıca asıl soykırımcı Batılılar, bizim üzerimizden kendi ellerini yıkıyor ve olmayan vicdanlarını dünya kamuoyu önünde rahatlatmaya çalışıyorlar! Hepsi bu... Öteki türlü bırakın tarihi, halen sürmekte olan zalim işgalleriyle -Irak ve Afganistan'da- yürütülen soykırımı kimse ne görüyor, ne duyuyor, ne de konuşuyor!!!

Ee, o zaman "kral çıplak" diyebilecek masum bir çocuk, var mı aralarında?!

Sevgi ve saygılarımla!