Yunan Başkomutanı Trikopis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yunan Başkomutanı Trikopis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ağustos 2017 Cumartesi

26 Ağustos Meydan Muharebesi ve Başkomutan Mustafa Kemal ATATÜRK



MUSTAFA KEMAL PAŞA VE YUNAN KUVVETLERİ KOMUTAN TRİKOPİS

"Bütün bu taarruz esnasında Gazi’nin yanında bulunan arkadaşlar, Yunan kuvvetleri komutanı general Trikopis’in başkumandan çadırına nasıl getirildiğini şöyle anlatılar.

Trikopis, diğer esir kolordu ve fıkra(tümen) kumandanları ile birlikte Gazi’nin huzuruna çıkardıkları vakit, hepsi çok heyecanlı ve bitkin halde, imişler. Gazi, bunları oturtmuş, kendilerini teselli için bu gibi mağlubiyetlerinin tarihte misalleri olduğunu, sevk ve idarede vazifesini bi hakkın yapmış iseler vicdanen müsterih olabileceklerini söylediği zaman Trikopis:

"-Askeri vazifemi tamamen yaptığıma eminim.Fakat asıl vazifemi maalesef yapamadım." diye intahar edemediğini anlatmak isterken Gazi:

"-O size ait bir düşüncedir." diye sözünü kesmiş ve harita üzerinde:

"-Şurada bir fırkanız vardı.Niçin onu şuraya almadınız. Filan yerdeki kuvvetlerinizi falan yere süreydiniz daha iyi olmazmıydı?" gibi bazı tenkitler yapmış, Trikopis:

"-Ben öyle hareket etmek için emir verdim.Fakat (Yanındaki kolordu komutanını gösterirken) bu yapamadı!" demiş.

Bu görüşmeler olurken esir fırka kumandanı yavaşça yanında bulunan zabitlerimizden birine:

"-Bizim ile konuşan bu general kimdir?” diye sormuş Zabit:

"-Başkumandan Mustafa Kemal" deyince adam hayrete düşmüş:

"-Şimdi anladım biz niçin mağlup olduk! Bizim başkumandan İzmir’de vapurda oturuyordu!" diyerek derdini dökmüş..."  İLGİNÇ OLAYLAR VE ANEKTODLARLA ATATÜRK,  Sf:43



26 Ağustos 1922 tarihinde, Başkomutan Büyük Önder Mustafa kemal ATATÜRK'ün komutasındaki Büyük Türk milletinin bağrından çıkardığı Türk ordusu  Yunan cephesinin en güçlü olduğu direnme merkezi olan Kocatepe'de, sabahın erken saatlerinde top atışlarıyla taarruza geçti.

Bu beklenmedik Türk taarruzuna hazırlıksız yakalanan emperyalistlerin maşası olarak yurdumuzu işgal eden Yunan ordusu panik içerisinde geri çekilmeye başladı.

Ve... 30 Ağustos 1922'de Dumlupınar'da köşeye sıkışan Yunan ordusu, Türk ordusuyla karşı karşıya geldiği meydan muharebesini de kaybedip İzmir'e doğru kaçmaya başladı. Bu kaçış sırasında  Türklere ait ne varsa yağmalıyor, yağmalayamadıklarını da yakıp yıkıyordu.

Ve nihayet 9 Eylül'de Başkomutan Mustafa Kemal ATATÜRK'ün komutasındaki Türk ordusu imkansızı başararak, düşman güçlerini emsalsiz bir zaferle  kazanmıştır! Bu sayede  vatan topraklarımız emperyalist işgalden tamamen temizlemiştir.

Dolayısıyla bugün  26 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi ve Büyük  Taarruz'un 95. yıldönümü... 

Bize bu onur ve gurur verici tarihi canları pahasına yazan Başkomutan Mustafa Kemal ATATÜRK'ümüze  ve silah arkadaşlarıyla birlikte tüm şehitlerimize binlerce kez minnet ve şükran borçluyuz...

Ne mutlu Türk'üm diyene!



Sevgi ve saygılarımla!



"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

31 Ocak 2017 Salı

Yunan Başkomutanı Trikopis'i Unutmayın!



"Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi AKAR, kuvvet komutanları ile birlikte 21 yıl önce Yunanistan ile savaşın eşiğine gelinen Kardak kayalıklarını krizin yıldönümünde ziyaret etti. Ziyaret esnasında Yunan botu Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın Kardak'a girmesini önlemeye çalıştı, gergin anlar yaşandı." 30 Ocak 2017


İsmet İnönü sorar : "Kemal sana göre dünyanın en zor işi nedir?"

Atatürk cevap verir : "Türk milletini ayağa kaldırmak der. Ben en çok bu noktada zorlandım."

Atatürk devam eder "İsmet şimdi bana bundan daha zor bir şey var mı" diye, sor der?

İnönü sorar, "var mı?" diye.

Atatürk cevap verir: Harekete geçince bu milleti durdurmak!

Ve...

Yunan İşgali ve Kurtuluş Savaşı

"1922, Büyük Taarruz'dan bir yıl önce, yani 1921 Ağustos ayında, Yunanlılar General Papulas'ın komutasında Ankara'ya doğru iki kol halinde ve İngilizlerin büyük desteği ile Türklere saldırırlarken; "Ankara Kalesine Yunan Bayrağını çekeceğiz.." diyerek seviniyorlardı.. "Mustafa Kemal'in boynuna bir ip geçirerek, yerlerde sürükleye sürükleye Atina'ya götürüp, orada asacağız!.." diyorlardı.. "

Ancak;

"Yunanlılar 26 Ağustos'tan önce 214.000 asker ve 30.000 kadar da yerli Rum ve Ermeni olmak üzere, toplam olarak 244.000 kişilik kuvvete sahipti.

Yunanlılar tam beş parçaya bölünmüşlerdi: Birinci kol Aydın-Söke doğrultusunda, ikincisi Uşak-İzmir doğrultusunda, üçüncüsü Murat Dağları kuzeyinde, dördüncü kol Kütahya-Simav doğrultusunda, beşincisi de Eskişehir-Bilecik-Bursa doğrultusunda savaşarak firar ediyorlardı.

Kalleş ve hain Çerkez Ethem de 2.  koldaki Yunanlılarla birlikte kaçıyordu.

Üçüncü kolu teşkil eden Murat Dağları kuzeyindeki kol; Başkomutan seçilen General Trikopis'in kumandası altında batıya kaçıyorlar...

Yunan birlikleri pek aç ve sefil, yiyecek ve içecek stoklarını, ambarlarını geride bırakmış olarak çekilirlerken; bizim ünlü 23. Tümenimizin bir koluna rastladı.. Yunan askerleri komutanlarının savaşma kararını dinlemeyerek TESLİM olmayı kararlaştırmışlardı. Beyaz bayrak çekerek esir olmayı kabullenmişlerdi.. Bizim 23. Tümenin yanına gelen 5. Tümenin yardımlarıyla Yunanlılar teslim olmaya ve silahlarını bırakmaya başlamışlardı. Yunanlılar merasim için Uşak'a getirildiler.


Askeri adet gereği, esir alınan Yunan generallerinin kılıç teslimlerine ait merasim, Uşak'taki bir konakta gerçekleştirildi.

Anılan konakta Mustafa Kemal Paşa'nın dışında Mareşal Fevzi Çakmak, İsmet Paşa ve bazı komutanlarımız ile gazete muharirleri, tarihçiler vardı.. Edebiyatçı-gazeteci yazarlarımızdan Halide Edip (Adıvar) ve Yakup Kadri (Karaosmanoğlu) da hazır buluyordu.

Esirler, Trikopis ve General Dyenis başta olmak üzere, esir generaller Mustafa Kemal Paşa'nın huzuruna alındılar..

ATATÜRK, onları "hoş geldiniz" diyerek karşıladıktan sonra "yorulmuş olacaksınız, buyurun!.." diyerek onların oturmalarına izin verdi.. Hal ve hatırlarını sorarak, onları "mukadderat" diyerek teselli etti. Savaş kritiği de yaparak, yaptıkları hataları açıkladı.. Yunanlı generaller birbirlerini suçladılar ama sonuçta o hataları kabullendiler.

Tarih: 2 Eylül 1922, Yer: Uşak."

Dolayısıyla dün Ege denizinde yaşanan "gerginlik"le ilgili, Orgeneral Hulusi AKAR'ın  TSK’nın bölgesinde etkin, caydırıcı ve saygın bir güç olduğunu, nazik bir üslupla ifade etmeleri... 

Nedendir bilemiyorum ama, bana, bu  tarihi gerçekleri hatırlattı.





Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)



29 Ağustos 2016 Pazartesi

Bunları Biliyor muydunuz?


1-1935'teki uzun yürüyüş öncesinde Şankay Meydanı'nda toplanan binlerce Çinliye seslenen Mao'nun ilk sözlerinin: "Ben, Çin'in Atatürk'üyüm." olduğunu,
2-1938'de, General Mc Arthur'un en zor, en problemli, en buhranlı döneminde, danışman, senatör ve bakanlarından oluşan yüz yirmiden fazla kişiye; "Şu anda hiçbirinizi değil, büyük istidadı ile Mustafa Kemal'i görmek için neler vermezdim" dediğini,
3- 1938'de Atatürk'ün ölümünde Tahran Gazetesinde yayınlanan bir şiirde; "Allah bir ülkeye yardım etmek isterse, onun elinden tutmak isterse başına Mustafa Kemal gibi lider getirir" denildiğini,
4- Yunan Başkomutanı Trikopis'in, hiçbir zorlama ve baskı olmadan her 10 Kasım'da Atatürk'ün evine  giderek, Atatürk'ün önünde saygı duruşunda bulunduğunu, ve şeref defterine ona olan duygularını yazdığını, ve bunu ölünceye kadar sürdürdüğünü,
5-  Fidel Castro'nun 12 mayıs 1961 tarihinde Havana'da görevli genç Türkiye Cumhuriyeti Devleti diplomatı Bilal ŞİMŞİR'den "Atatürk'ün büyük NUTUK kitabını" istediğini...
Ve: "Devrimci Mustafa Kemal ATATÜRK varken, Türk gençleri neden kendilerine başka önder arıyorlar?" dediğini,
6- Che Guevara, 1967 yılında Bolivya'da yakalanıp öldürüldüğünde sırt çantasından Atatürk'ün büyük Nutku'nun çıktığını...


Ve,

Bir türlü vatanımıza ve milletimize düşmanlıkları hiç bitmeyen,

Ve sinsi emellerinden hiç vazgeçmeyen SEVRci emperyalistlerden AB,

7- 2006'da, AB uyum yasaları gereğince devlet dairelerinden Atatürk resimlerinin kaldırılmasını istediğini biliyor muydunuz?

Bu vesileyle...

Sevgili Atatürk'üm bir cumhuriyet öğretmeni olarak gururla itiraf etmeliyim ki; 

Sana çok şey borçluyuz...

Dolayısıyla...


Türk milletini köle yapmak isteyen emperyalistleri dize getiren Büyük Türk milleti, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün başkomutanlığında kazandığı, bağımsızlığını ve egemenliğini ilan ettiği, büyük kurtuluş günü  olan,

30 Ağustos Zafer Bayramımız Yüce Türk ulusuna kutlu ve mutlu olsun... 

Bu bağlamda...

Bu topraklarda 94 yıl önce Mustafa Kemal'in askerleri yenilmedi, bugün de yenilmeyecektir!!!

Ne mutlu Türk'üm diyene!




Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)