24 Nisan 2016 Pazar

23 Nisan...




TÜRKİYE Cumhuriyeti Devleti'nin temelinin atıldığı ve 23 Nisan 1920 günü dualarala açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışının 96. yılını büyük bir coşku ve heyecanla kutladık...

Sevgili çocuklarımın bütün bir sene emek vererek hazırlandıkları "halk oyunları" çalışmalarını, başarıyla sergilediler...

Bu çalışmalarımızda önemli desteğini esirgemeyen  Uludağ Üniversitesi Mühendislik Bölümü Öğrencilerinden Mert YILMAZ'a sonsuz teşekkürlerimizle...

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'mız kutlu ve mutlu olsun...


Sevgi ve saygılarımla!





"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

21 Nisan 2016 Perşembe

ERGENEKON






Bugün 21 Nisan 2016... 

Milli Egemenlik Haftasındayız...

"Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir"

Ulus olarak yüreğimizi derinden yaralayan ve Türk milletinin geçmişini, tarihini hiçe sayarak, yıllarca  ayaklar altında paspas gibi çiğnenmesi için  "Terör Örgütü" yaftalamasıyla yıpratılmaya çalışılan, Türk'ün tarihi "ERGENEKON"adıyla Büyük Türk milletine  kurulan kumpas,  bugün itibariyle çökmüştür! 


Türk milleti adına yargılama yapan Türk yargısına,

Dolayısıyla bu vesileyle asıl hedefe konulan Büyük Türk milletinin bağrından çıkan,

 Mustafa Kemal'in Kahraman Askerlerine,

Ve Yüce Türk Ulusuna

Selam Olsun...

Ne mutlu Türk'üm diyene!




Sevgi ve saygılarımla!



"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

19 Nisan 2016 Salı

Bu Ne Perhiz Bu Ne Lahana Turşusu



Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar...


"İtalya'ya ulaşmak isteyen dört mülteci teknesinin alabora olduğu ve 400'den fazla insanın boğularak can verdiği bildiriliyor. Yetkililer can kaybının 400'ün de üzerine çıkabileceğini söylüyor."

İTALYA Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella, "Akdeniz’de bir trajedi daha oldu, birkaç yüz kişinin öldüğü görülüyor"

Vay be!..

"İnsan hakları" çığırtkanları ve "demokrasi"nin yılmaz savunucuları, 

Sorum size:

Bu ne?!

"Papa Françis, mültecilerin ayaklarını yıkadı ve öptü."

Yani,

Perhiiiz!

Pekiii,

İTALYA Cumhurbaşkanı, "Akdeniz’de bir trajedi daha oldu, birkaç yüz kişinin öldüğü görülüyor" diyor,

Bu ne?!..

Lahana turşusu! 

Demek, "birkaç yüz kişi ölmüş" öyle mi?

Öte yandan,




Papa mültecilerden af diledi: "Size karşı kapanıp, kayıtsız kaldık"

"Sizin varlığınızın gerektirdiği hayat ve zihniyet değişikliğinden korkan toplumlarımızın size karşı kapanması ve kayıtsızlığından ötürü bizi affedin. Size birer yük, birer sorun, birer maliyet gibi muamele edildi, oysa sizler birer armağansınız. Çünkü her biriniz farklı kültürler ve dinler arasındaki buluşmayı sağlayan, uzak halkları birleştiren birer köprü olabilirsiniz. Bu, ortak insanlığımızı yeniden keşfetmek için bir yoldur." Sözcü19 Nisan 2016 

İyi de biz öldük!!!


Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

17 Nisan 2016 Pazar

Bırak Bu Ayakları...



"Paskalya yortusu öncesi ayak yıkama ritüeli için mülteci kampını seçen Papa Françis, mültecilerin ayaklarını yıkadı ve öptü."

İnsana kulluk yapma emaresidir bu tablo.

Zira,

İslam coğrafyası cehenneme çevrilirken...

Mazlum milletler köle edilirken...

Milyonlarca insan canice öldürülürken...

Yüz binlerce kadın tecavüze maruz kalırken...

Yüz binlerce çocuk katledilirken...

Milyonlar topraklarından sökülüp atılırken...

Altın tahtından zulmü kuşbakışı izleyip, dünyayı parmağında oynatan PAPA,



Hani, Avrupa'nın göbeğinde  muhtaç mültecilere hayvana yem verir gibi para atarak eğlenen sizin müthiş sporcularınız PSV takımını,

Ve hani kucağındaki çocuğuyla koşan bir göçmene çelme taktığı ve koşan kıza tekme atan gazetecinin insanlık dışı davranışlarını nereye koyacağız..



Hâl böyleyken... 

Batılıların ikiyüzlülüğünü ortaya  koyan,

İnsan onurunu ayaklar altına alan ucuz bir ŞOVdur bu olay.



Dolayısıyla...

Yüzyıllarca bir gelenek halinde sürdürülen ve sözde "alçakgönüllülüğü" insanlara yerleştirmek olarak sunulan, ama aslında zümreyi, yani ruhbanlık sınıfıyla birlikte insanlar arasındaki ayrımcılığa "din"i kılıf yapan, "köle-efendi" ilişkisini sorgulamaya kapatan, insana kulluk emaresinin ta kendisidir...

İslam'a göre İncil bozuldu. 

Mesela Papa'nın "ayak öpme"si bir şova dönüşürken öte yandan, "köle-efendi" vurgusunu ön plana çıkaran geleneksel yortu bayramı...

 Hz. İsa'ya ait olduğu iddia edilen, "köle-efendi" kavramı  asla İLAHİ olamaz! Zira Yüce yaratan kula kulluk etmeyi asla emretmez!!! Dolayısıyla,

"Köle" kim? 

"Efendi" kim?

Diyeceğim o ki...

"Kalbleri vardır bununla kavrayıp anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler. "A'raf Suresi 179. Ayet.


Sevgi ve saygılarımla!


NOT: İncil'e göre "ayak öpmek":

İncil Yuhanna 13,

"Alçakgönüllülük örneği


Fısıh bayramından önceydi. İsa, bu dünyadan ayrılıp Baba'ya gideceği saatin geldiğini biliyordu. Dünyada kendisine ait olanları sevmiş olarak sonuna kadar sevdi. Akşam yemeği sırasında İblis, Simon oğlu Yahuda İskariyot'un yüreğine İsa'yı ele verme isteğini koymuştu bile. İsa Baba'nın her şeyi kendisine emanet ettiğini, kendisinin Tanrı'dan çıkıp geldiğini ve Tanrı'ya döneceğini biliyordu. Yemekten kalktı, abasını bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı. Sonra bir leğene su doldurup öğrencilerin ayaklarını yıkamaya ve beline doladığı havluyla kurulamaya başladı. 

İsa, Simun Petrus'a geldi. Simun, "Rab ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?" dedi. 

Petrus, benim ayaklarımı asla yıkamayacaksın!" dedi. 

İsa, "Seni yıkamazsam benimle payın olmaz." cevabını verdi. 

Simun Petrus, "Rab, yalnız ayaklarımı değil, ellerimi de başımı da yıka!" dedi. 

İsa ona dedi ki, "Yıkanmış olan tamamen temizdir; ayaklarının yıkanmasından başka ihtiyacı yoktur. Sizler de temizsiniz, ama hepiniz değil." İsa kendisini kimin ele vereceğini biliyordu. Bu nedenle, "Hepiniz temiz değilsiniz" demişti. 

Onların ayaklarını yıkadıktan sonra giyinip yine sofraya oturdu. Onlara, "Size ne yaptığımı anlıyor musunuz?" dedi. 

"Siz beni Öğretmen ve Rab diye çağırıyorsunuz. Doğru söylüyorsunuz, öyleyim. Ben Rab ve Öğretmen olduğum halde ayaklarınızı yıkadım; öyleyse, sizler de birbirinizin ayaklarını yıkamalısınız. Size yaptığımın aynısını yapmanız için bir örnek verdim. Size doğrusunu söyleyeyim, köle efendisinden üstün değildir. Elçi de kendisini gönderenden üstün değildir. Madem ki bu şeyleri biliyorsunuz, onları yaparsanız size ne mutlu!" İNCİL MÜJDE Sf: 229-230



"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

13 Nisan 2016 Çarşamba

"Cankurtaran"



"Şırnak, Hakkari ve Mardin’den kahreden haber: 4 şehit!" 12 Nisan 2016

Hemen her gün şehit haberleriyle...

Canımız yanıyor...

Al bayrağa sarılı tabutlar,

3'er, 5'er, 10'ar sıra sıra diziliyor...

Halimiz harap...

Milletin vekili...

Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğüne kast edenlere karşı canlarını veren Mehmetçiklerini dolayısıyla Türk ordusunu İsrail'e, güneydoğuyu Gazze'ye benzetiyor. Bununla da kalmayıp, "Türkiye'de bir iç savaş yaşandığı"nı söylüyor...

Vayyy...


SEVR'i yırtıp atan Mustafa Kemal ATATÜRK'ün kurduğu Meclis'te...

Milletvekili Yasemin Öney Cakurtaran, "SEVR"cilerle bir olmuş... iyi mi?!

Sahi...

Milletin vekili Yasemin Hanım, basından takip ettiğimize  göre cevval birisiymiş.

Zira, "TSK" gibi "bir çok konuda akademik ve AR-GE çalışmaları" ve "Terörle Mücadele, Toplumsal Krizler ve Siyasi Politikalarda Algı Yönetimi üzerine tez" yazmış...

Dolayısıyla... Yasemin  Cankurtaran  Sevr'i dayatanlara "cankurtaran" olmuşun bile...


Sevgi ve saygılarımla!


NOT: Güneydoğuda canları pahasına vatan mücadelesi veren Kahraman Mehmetçiklerimize Selam olsun... 


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

9 Nisan 2016 Cumartesi

Sonsuza Kadar...




"İzmir’in başarılı basketbol takımı Pınar Karşıyaka’nın maçlarını oynadığı salonun adı değişti. Karşıyaka Arena’nın adı "Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu" oldu." 9 Nisan 2016



Sevgimiz hiçbir zaman bitmeyecek:

* Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kuran Ulu Önder'imizi sonsuza kadar...
* Ülkemizi modern çağdaş ülkeler seviyesine çıkaran Büyük Önder Ata'mızı sonsuza kadar...
* Akli sistemle İslam dünyasında bir yıldız gibi parlayan Türkiye Cumhuriyet'i'nin kurucusu, Mustafa Kemal ATATÜRK'ü sonsuza kadar...
* Müslüman ülkelere örnek, mazlum milletlere ışık olan kurucu önderimizi sonsuza kadar...
* Devrimleriyle ve ilkeleriyle modern Türkiye'nin dünya üzerindeki hak ettiği yeri sağlayan Yüce Ata'mızı sonsuza kadar...
* Bizi tebaadan millete, kulluktan yurttaşlığa yücelten Sevgili Ata'mızı sonsuza kadar...

Hiçbir engel tanımdan hep seveceğiz...

Hep yaşatacağız...




Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

6 Nisan 2016 Çarşamba

"Katır Gibi Sağlam Çalışkandır!"



"Kunta, 'acaba aklımı mı oynattım,' diye düşünüyordu. Kendisine geldiğinde karanlık, sıcak leş gibi kokan, ağlama, hıçkırık, çığlık ve kusma seslerinin doldurduğu bir yerde, iki kişinin arasında, çıplak ve zincirlenmiş olarak sırt üstü yattığını farketti(...) Dört gün önce yakalandığı zaman yediği dayaktan vücudunun her yanı ağrıyordu." sf:138

Yeniden karaya çıktılar(...) Kunta başka ağaçlara bağlanmış birtakım yüzler daha seçti. Kendisi gibi yakalanmış insanlar... Altı erkek, üç kız ve iki çocuk. Başlarında silahlı (işbirlikçi) karaderililer ve toubob'lar nöbet bekliyordu. (...) Yüzlerinde ölümcül bir nefretin belirtileri vardı... Yedikleri kamçıların açtığı yaralardan akan akan kanlar, üzerlerinde kurumuştu. Kızlarsa ağlıyordu. Bir tanesi yakılan köyünde ölmüş olan sevdiği insanlar için, bir başkası kolları arasında hayali bir çocuk tutmuş, sallana sallana inliyordu. sf:140

"Kunta ancak ambar kapağının açıldığını işitince gece mi, gündüz mü olduğunu anlayabiliyordu. Kapağın sesini duyunca, zincirlerin izin verdiği tek hareketi yapıp başını kaldırınca, dört toubob gördü. Bunlardan ikisi ellerinde kırbaç, ışık tutarak sıralar arasında ilerleyen öbür iki toubob'u izliyordu. Önceki adamlar ellerindeki kaplarda taşıdıkları yiyecekleri, birbirine zincirle bağlanmış her iki karaderilinin arasındaki pisliğin ortasına bırakıveriyorlardı. 


Yedinci sabah kahvaltıdan sonra iki toubob ellerinde bir sürü giysiyle geldi. Zincirleri çözüp teker teker herkese nasıl giyinileceğini gösteriyorlardı. 

Toubob'lar içeri girip, daha önce getirmiş oldukları beş adamı çözdüler. 

Zaman ilerledikçe dışarıdan gürültüler kesildi; birinin yüksek sesle bağırmaya başladığı duyuldu. İçeridekiler hiçbir şey anlamadan kulak kesilmiş dinliyorlardı. 

"Sağlam! Sağlıklı! Güler yüzlü! Hele şu gençliğe bir bakın!" Başka toubob sesleri girdi araya: "Üç yüz elli!.. Dört yüz!..."  Adam yine bağırıyordu: "Hadi, altı yüz diyen yok mu? Şuna bakın hele, katır gibi sağlam çalışkandır!" KÖKLER, sf:174-175



Alex Haley, "Kökler" bir ırkın ezilişinin, sömürülüşünün hikâyesini anlatan bir eserdir.

Yüzyıllar boyu dünya kapitalizminin gelişmesini ve ilerlemesini ve büyümesini sağlayan, sömürülen bu insanlardır. Dahası kâh aşağılanan, kâh aşağılayanlara boyun eğen insanlık ayıbı ve utancı oldular.

Dolayısıyla... Afrika'dan başlayan Avrupa ve Amerika'ya uzanan kıtalar arası zorunlu bir göçün ortak kaderini ve ortak çaresizliğini yaşayan ve  zalimliğin en alâsını görerek insanın insana reva gördüğü zulüm,  insanlığın zihinlerine kazınmıştır.




Hâl böyleyken...

Yıl 2016...

Avrupa Birliği, Türkiye'den alacağı göçmenlerin fiziksel ve zihinsel durumlarına bakarak, tıpkı elma ya da başka bir eşya alırmış gibi, seçerek alıyor.

Dün beyaz adam, balta girmemiş ormanlardan o toprakların  insanlarını işbirlikçi karaderililerin yardımıyla zorla kaçırarak gemilere istiflediler...

Bugün de...

Arap coğrafyası ve Asya toprakları tarumar edilerek, o toprakların insanlarını  yerinden yurdundan koparıp göçe zorlayan dünün "beyaz adam"ın ta kendisidir.  

Dolayısıyla AB'nin yapmış olduğu "göçmen takası" dünün Amerika'ya Afrika'dan getirdikleri ve köle olarak sattıkları 1767'li yıllardan  hiçbir farkı olmadığını ne yazık ki bir kez daha ortaya koyuyor.  Dün o zamanın teknolojisi ölçüsünde reva görülen zulüm, bugünün şartlarına uygun pozisyonla  yapılan  onursuzluk ve işkence,  bölge insanlarını  köleleştirmeye, toprak zenginliklerini ise sömürmeye aynen devam ediliyor.

Yok aslında zihinlerde bir değişiklik...

Dünün "beyaz adam"ı, 

Bugünün emperyalisti...



Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)