Kanal D’de yayınlanan
Zalim İstanbul isimli dizideki Agah adlı başrol oyuncusunun doktorla konuşma tarzı:
"Günden güne kötüleşiyor doktor... Beklenen tabloymuş! Ne konuşuyorsun sen bana? Bu çocuk bir haftadır iki kelime etmedi be! Başlatma hastahanenden... Ben sanki nereye götüreceğimi bilmiyordum değil mi? En iyisi olduğun için sana getirdik... Delik deşik edip hiçbir şey bulamayıp gönderiyorsunuz... Bana bak! Ya adam gibi bu çocuğu tedavi edersin ya da yakında sen tedavi göreceksin! Bana ne senin kogrenden! Yarın gönderiyorum uçağı. Tıpış tıpış bineceksin! Sabah kapımdasın! Yoksa seni de hastaneni de başhekimliğini de yakarım!" ardından karısı rolündeki karakter, "Günlük doktor fırçanı da attığına göre sofraya oturabilir miyiz" cümlelerine, hep birlikte dehşet ve hayretler içerisinde tanık oluyoruz, iyi mi!
Türkiye Cumhuriyeti Devleti sosyal bir hukuk devletidir! Zira hekimlerimiz, her şartta ve her koşulda din, dil, ırk, sınıf ayrımı gözetmeksizin dolayısıyla da sosyal statüye bakmaksızın hastasının iyileşmesi için elinden gelen tüm gayreti göstermeyi asli ve vicdani bir görev saymaktadır,
bu bir! Dolayısıyla kurgu da olsa dizide ki bu rezil cümleler, topluma
subliminal mesajlar verdiği izlenimi uyandırmaktadır,
bu iki! Ve de toplumda maddi imkanları yüksek olanlara ayrıcalıklı sağlık hizmeti verildiğini; hekimlerimizi toplum nezdinde küçük düşürerek adeta onları, aşağılanabilen, şiddet uygulanabilen ve de tehdit edilebilmesi gayet normalmiş gibi bir algıyı yerleştirip, kanıksatmanın kabul edilmesi mümkün değildir,
bu üç!
Sayın RTÜK yetkililerinin toplumumuzu ayrıştırıcı değil, birleştirici yönde programların sunulmasına özellikle de hassasiyetin arttığı bu dönemde daha bir özenle takip etmesi, en asli görevi değil midir? Dolaysıyla Toplumda hekime olan güveni ve saygınlığını zedeleyen bu sözlerin, toplumda oluşturacağı
kin, nefret ve de
öfke ve
şiddetin yaratacağı bedeli bu diziyi yazanlara, hazırlayanlara ve de oynayanlara sormak gerekir,
bu da dört!
Sorum çok açık:
En ufak bir sağlık sorunu yaşadığımızda soluğu,
canımızı emanet ettiğimiz değerli doktorlarımızın yanında alıyorsak, derdimize derman olacak her cümlelerini can kulağıyla dinliyorsak,
O halde oluşturulmaya çalışılan bu kinin ve bu nefretin sebebi nedir?
Bu gibi dizilerle ne yapılmak isteniyor?
Bu diziler bizlere ne katkı sağlıyor?
Toplumun genel kültürü mü artıyor?
Yoksa topluma kabadayılık kültürü mü yerleştirilmek isteniyor?
İnsanları iyiye, güzele yönlendirici rol modellerinin yerini,
Şiddeti benimseten,
Sınıf farkı yaratan,
Güçlünün güçsüzü ezdiği bir sistemi dayatan,
Parası olanın her şeye muktedir olduğu izlenimini zihinlere yerleştiren,
Saygısız, sevgisiz bir toplumun oluşmasına vesile olacak seviyesiz programlarla ülkemiz hiç şüphesiz birbirine kenetlenmek yerine, ayrışmaya gideceği düşüncesiyle,
1 Nisan 2019 tarihinde yayınlanan ve de özellikle
sağlık çalışanlarına yönelik şiddet, hakaret, tehdit, küçük düşüren aşağılayıcı cümlelerle özellikle hekimlerimizi hedef alan
Zalim İstanbul adlı tv dizisini şiddetle reddediyor ve bu diziyle birlikte bunun gibi izlenmesi özellikle
sakınca içeren yayınların
kamusal yayıncılık gereği derhal durdurulmasını ivedilikle sayın yetkililerimizden bekliyoruz...
Sevgi ve saygılarımla!
NOT: Konu hakkında aynı gün içerisinde
RTÜK resmî veb sitesinden şikayet yazımı ilettim. İsteyen herkes bireysel başvurularıyla, konuya olan duyarlılıklarını
tepkileriyle dile getirebilirler. Saygılarımla,
T.G.
"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)