6 Aralık 2008 Cumartesi

Bu Can Sana Kurban!






















DUR YOLCU
****
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak,bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda,
Gördüğün bu tümsek, Anadolu'nda
İstiklal uğruna, namus yolunda,
Can veren Mehmet'in yattığı yerdir.
Bu tümsek, koparken büyük zelzele
Son vatan parçası geçerken ele
Mehmet'in düşmanı boğduğu sele
Mübarek kanını kattığı yerdir.
Düşün ki haşrolan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek amansız çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattığı yerdir

********

Türkler Orta Asya'dan bu yana askerî yapılanması bir düzen içerisinde ve siyaset ile iç içe girerek tarih boyunca birlikte gelişmiştir. Vesile olduğu büyük olaylarla beraber çağ açan gelişmeleri tarihe kazımıştır. İşte, Türk askerî tarihindeki birkaç önemli dönüm noktalarından bazıları; Selçuklu İmparatorluğu'nun kuruluşuna neden olan Dandanakan Savaşı (1040), Türklerin Anadolu'nun kapısını araladığı Malazgirt Savaşı (1071), Yeni Çağ'ın başlangıcı sayılan İstanbul'un Fethi (1453), Birinci Dünya Savaşı'ndaki Çanakkale Savaşı (1915), Osmanlı İmparatorluğu'nun üzerine Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasını sağlayan Kurtuluş Savaşı (1919). Aynı zamanda bu savaş emperyalizme bir başkaldırıydı! Yedi düvele karşı kazanılmış bir tarih destanıdır. Son olarak da Kuzey Kıbrıs'taki Türkleri savunmak için yapılan Kıbrıs Barış Harekâtı (1974).

*****

Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.

*****

Evet görüldüğü üzere Türk'ü Türk kılan ve bugünlere taşıyan Türk askeridir. Aslında bizler asker bir milletin evlatlarıyız. O gücü de imanımızla birlikte taşıdığımız kesin. Örneklerini tarih sayfalarında bol miktarda görüyoruz. İşte bu sebepledir ki, varlığımızı koruyup bu acımasız ve vahşi sisteme rağmen ayakta kalabiliyoruz. Batı'nın dayattığı üzere asker gücümüzü zayıflatma gayretleri ise, bizlerin "parçalanması ve yok olması" için hazırlanmış bir plandır. Avrupa'nın gerek coğrafya gerekse siyasi olarak bizim kadar tehdit ve tehlike altında olmadığı aşikar ortadadır. Zira tehdit ve tehlike zaten Batı'dan gelmekte. Diğer yandan, Amerika kıtası üzerinde dikkat çeken bir noktayı da ayrıca paylaşmak isterim; Özellikle içinde bulunduğumuz bölge de olmak üzere, dünyanın hemen her yerinde bombalar patlarken, Amerika kıtasında bir tek silah bile patlamıyor!!! Anlaşmazlıklar sözle kalıyor. Zira orada patlayacak bir silah, ABD'nin bünyesinde olan ayrılıkçıları tetikleyecek sorunları gündeme taşır da o yüzden olsa gerek.

****

Bir başka açıdan daha bakalım; Avrupa'nın bazı ülkelerinde mesela Belçika'nın bölünmesi kuvvetle muhtemel söz konusu. Diyelimki bu gerçekleşecek. Hatta adım adım gerçekleşiyor. Ne olur dersiniz? Hiç bir şey olmayacaktır! Çünkü, bu bölünme zümreler arasında oluşan bir ayrılma. O halde kan dökülmeksizin, kendi aralarında sınırı çizer olayı tamamlarlar. Bunu da sessiz sedasız zaten yapıyorlar. Oysa ki konu ve hedef biz olunca durum çok farklı! Bize yaşama hakkı bile tanımayan bu haçlı zihniyetinin Türklükle ve müslümanlıkla problemi var!!! Bir bakalım, yaşadığımız savaşlar da ve ya onların deyimiyle tedhişlerde kimlerin kanı dökülüyor? Kimlerin gözyaşları akıyor? Kimlerin toprakları işgal altında? Kimlerin zenginlikleri gasp ediliyor?

*****

İşte bu durumu çok iyi görüp, çok iyi anlamalıyız! Hele de TSK'yı yıpratıcı, zayıflatıcı unsur ve söylemlerden özellikle uzak kalmalıyız. Bu gücümüz yok edildiğinde bilinmelidir ki, bizim de yaşama şansımız YOK olacaktır! Atatürk öncelikle bir askerdi! Cumhuriyeti'de asker gücüyle kurdu! Bu asker gücü de milletin ta kendisiydi. Yani asker milletin evlatları olan Türk gücüyle ve imanıyla. Hani "ordu millet el ele" sloganı, bizim bağrımızdan çıkan bir söylemdir! Çünkü, her evden, her aileden bir veya bir kaç tane asker muhakkak çıkar.

********

Hemen hemen hergün şehit verdiğimiz mehmetciklerimize, gazilerimize gerek manevi, gerekse maddi yardımlarımızı eksik etmeden ordumuzun güçlenmesi herhalde bugün hiç olmadığı kadar büyük önem taşıdığı KESİNDİR! Her zamankinden daha büyük desteğe ihtiyacı olan ordumuza şükran ve minnet duygularımı bir kez daha dile getirmenin gururunu ve kıvancını yaşıyorum.

*****

Bir konuya daha değinmek istiyorum; Kurban Bayramı arifesindeyiz. Acaba islam dünyası içerisinde kaç ülke var ki, can güvenliği tehdit ve tehlike altında olmadan mutlu ve özgürce ibadetini yapma olanağı bulabiliyor? İşte bu çok önemli soruyu ve cevabını dikkatle düşünerek değerlendirmek herhalde sahip olduğumuz ÖZGÜRLÜĞÜN kıymetini bilmeyi hatırlatacaktır!

*****

Bu vesileyle, Kurban Bayramı'nın bütün insanlığa, İslam dünyasına ve ülkemize barış, mutluluk ve güzel günler getirmesi ümit ediyorum. Ayrıca bu bayramın güzel ve yalnız ülkem için AYDINLIK günlere vesile olmasını diliyorum! Sevgi ve saygılarımla!

2 yorum:

  1. TSK bizim gözbebeğimizdir. Bu ülkenin sigortasıdır. Ordumla gurur duyuyorum. Heralde tek dayanağımız o kaldı. Hocam yazınızı çok beğendim. Teşekkürler. Serkan Alpaslan

    YanıtlayınSil
  2. TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ ni yıpratmaya yönelik bu girişimler sonuçsuz kalmaya mahkumdur.Bu oyun bozulacaktır!tebrikler arkadaşım bizi olanlardan haberdar etmeye devam et. SİNEM ÇİÇEK

    YanıtlayınSil