12 Aralık 2008 Cuma

Haçlı Seferleri; Bu Defa "Çocuklarımızın Beyninde"



















Televizyon aracılığıyla bizleri şekillendiren, sinsi planların bir yenisinden daha bahsetmek istiyorum. Bu defa içim çok sızladı. Hem de çok!...Oturduğum odaya kadar ulaşan tarih sayfaları, sanki o dönemlerde yapamadıklarını bu defa sessiz ama inatla ve kararlılıkla çocuklarımızın beyinlerine nüfuz ederek görevlerini sürdürme gayretlerini hızla devam ettiriyor gibiydiler.

*******

Kurban Bayramı'ndan bir kaç gün önce televizyon kanallarının birinde gözüme ilişen reklam şöyleydi: "Haçlı Seferleri Kudüs'te" pazartesi günü için yayınlanacağı duyruldu. Kurban Bayramı bildiğiniz gibi pazartesi günü başladı. Harika!.. (!) Bakınız bizim kutsal günümüzde hangi konu ekrana taşınıyor, hem de kimler adına!...

******

Film daha sonra "Zaman Yolculuğu" adı ile yayına konuluyor. Yine tesadüfen kanalları gezerken gördüm. Bayramın ilk gününün akşamı verildi; ama son anında olsa gerek ki, izleyemedim. Ertesi gün öğleden sonra tekrar yayına konulmuş. -Dikkat ediniz; çocukların izleyeceği saatlere denk getiriliyor.- Bu defa sonuna doğru da olsa izleyerek düşündüklerimin doğru olduğunu müşahede ettim. Nasıl olmasın ki? Bir bakar mısınız, "Haçlı Ordusu Kudüs'te!" Bu ifade size neyi anlatır? Bizler müslüman değil miyiz? O halde Haçlı Ordusu, kimlere karşı kuruldu? Tarihten günümüze kadar onlarca sefer düzenleyen bu ordunun görevi neydi? Şu anda da aynı amaç için (ki bizzat ABD Başkanı bu şekilde tanımladı) yine hangi topraklarda savaşlar yaşanıyor? Adından da anlaşıldığı gibi "haçlı" bizlere neyi anımsatıyor? Demek ki, düşündüklerim doğru şeyler. Pekii, herşeyi bir kenara bırakarak iyi niyetle yaklaşmaya çalışayım; o vakit Haçlı seferleri diye başlayan filmin, konusu itibariyle Hıristiyanlığın propogandası değil midir? Bu itibarla kimlere neyi anlatıp, ne aşılanmaya çalışılmaktadır? Kaldı ki, bizim inancımız ortada! Özellikle çocuklarımıza yönelik bu misyonerliği bizlere, kim, nasıl açıklayacak? Bunun güzel tarafı neresidir? Ya da ne verilmek istenmektedir? Özellikle çocuklarımız bu diziyi yada filmi izleyince ne kazanacaktır? Beyinlerine ne aşılanmıştır? Bir eğitimci olarak, bu soruların cevabını doğrusu çok merak ediyorum!

******

Bayram günü, bu şekilde yayın yapan kanalların bilincini sorgulamayı elbette hakkım olarak görüyorum. Yine tüm iyi niyetimle yaklaşarak, sorularımı sormaya devam edeceğim. Allah'ın günü bitti de, müslümanlığı yok etmek için yapılandırılmış haçlı ordusunu ve bu zihniyeti içeren filmin yayınlanmasını Kurban Bayramı'na mı denk getirdiniz? Kanalların yayınları rastgele mi yapılmaktadır? Bu kanallara emanet edilen çocuklarımıza; demek ki, bugüne kadar yanlış alanlarda programlarla yönlendirme yapılmış izlenimi uyandırıyor. O halde buradan üst kurula da görev düşmez mi? Konunun ince detayları üzerinde bir eğitimci olarak konuşmak benim en doğal hakkım. İnancımızı yaşadığımız bu mutlu günde bir başka dinin propoganda yayını ne anlama geliyor?

******

Şimdi bir de izlediğim kadarıyla filmeden bahsetmek istiyorum; filmde çocuklardan oluşan bir topluluk var. Bunlar Kudüs'e sefer düzenliyorlar. Her boyutuyla din ve inanç dolu bu filmin yine her tarafı haçlarla bezenmiş. Söylemler ise yine yakarış ve dinsel ilahi nitelik dolu. "Tanrım bize yardım et! Tanrım, denizler ayrılsın! Tanrım, duy sesimizi, gözyaşlarımız sana aksın!" vs gibi. Peki bizim kutsal saydığımız bu günde bu ne anlama gelmektedir? Bu soruyu bir kez daha sorarak "ÇOCUKLARIMIZ HIRİSTİYANLAŞTIRILIYOR!" diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Bir başka anlamda ise tarih boyu yapılan "Haçlı seferleri" aslında kötü değil de iyi bir şeymiş hissi verilmiyor mu? Yani çocuklarımız bu ifadelere artık daha bir ılımlı ve haklılık (!) payı vererek bakmayacaklar mı? Evet ben bir öğretmenim ve çocukların da konuya aynen düşündüğüm gibi bakacaklarına eminim. Bakınız, bir kaç yıl önce de bu kanal da dikkatimi çeken bir ifade olmuştu. Yine bir filmde olsa gerek cuma gününün "uğursuz bir gün" olarak nitelendirildiğine de şahidim. Şimdi bunun ince ve bir o kadar da önemli bir detay olduğunu herhalde anlatmama gerek yoktur diye düşünüyorum. Nasıl oluyor da cuma günü ele alınıyor? Haftanın günleri bitti de bu güne mi denk geldi?

******

İşte yıllarca beynimize kazınarak ve bizlerin uyutularak izlediğimiz, üstelik de heyecanla beklediğimiz "Küçük ev" dizisinde olduğu gibi Hıristiyanlığın propogandası yerini bu defa Haçlı seferlerine haklılık payı verdirecek boyuta kadar ulaşması ne kadar acı bir olay değil mi? Üstelik de kutsal saydığımız ve dini bayramımıza denk getirerek sanki bir hesaplaşmayla zihinlerin bulandırılması, kafa karmaşasını kendi ellerimizle yapma gayreti gerçekten çok düşündürücü. Tüm bunlar gerçekleşirken insanların adeta uyuyor olması da ayrıca düşündürücü değil midir? Çok değil, yine geçtiğimiz yıllarda kendisini "dindar" kesime hitap etmekle tanıtan bir televizyon kanalının da Ramazan'ın ilk günü "televizyonlarda ilk..." diye övünerek yayınladağı "Tutku" filmiyle (ki, bu filmin teması Hıristiyanlığın tam manasıyla propogandasıdır!) verilmek istenen gizli misyonerliğin yanında kutsal saydığımız Ramazan ayının daha ilk gününde kafaların karışması değil midir? Dolaysıyla da bizlerin saf, masumane duyguları nasıl da kullanılır hale geldiği ortaya çıkmıyor mu?

*******

Değerlerimiz ve inancımız üzerinde bol bol konuşulup, hatta tartışmaya dahi varılan bu noktada, kendi kendimizle kavga edeceğimize dönüp de üzerimizde oynanan oyunlara bir bakabilseydik, işte o zaman gerçeği görür olacağız diye düşünüyorum. Evet! İşte o zaman, aslında yaşadıklarımızın bir tezgah ve düzmece olduğunu çok net olarak anlayacağımız kesin! Bu anlamda sizlerle önemli gördüğüm bir detayı paylaşmak istedim. Tehlike, içimizde ki kavgayla başlıyor. Zira bitmek tükenmek bilmeyen bir oyunla herzaman olduğu üzere bu defa da karşı karşıyayız. Bu defa oyunun son sahneleri perdeleniyor. Biz düşmanı kendi aramızda yaratmaktan, aramaktan ziyade dışarıya bir bakalım; bakınız, kendi ellerimizle odalarımıza kadar girmesine izin verdiğimiz bir misyonerlik var! Bizi bırakınız, çocuklarımız, gençlerimiz tarumar oluyorlar! Tehlike artık aramıza kadar girdi!

******

Her zaman söylediğim üzere, eğitime önem vererek çocuklarımızı artık bizzat kendimiz takip edip, herşeyiyle igilenmenin boynumuzun borcu olduğunu acizane hatırlatmayı bir görev sayıyorum. Sevgi ve saygılarımla!

3 yorum:

  1. Tamamen katılıyorum arkadaşım insanların artık bunları görmesi lazım küçük,önemsiz gibi görünen şeyler yavaş yavaş zihnimize işleniyor ve bir bakıyoruz herşeye alışmışız herşeyi kabul etmişiz.Anladığımızda ise herşey için çok geç olacak.Lütfen uyanalım! AYRINTILAR FARKI YARATIR UNUTMAYALIM.Tebrikler SİNEM ÇİÇEK

    YanıtlayınSil
  2. Evet maalesef Haçlı seferleri 11.yy'dan beri devam ediyor ve artık aleni yapılıyor. Ülkemin bazı kendini bilmez kanallarıda buna maşa oluyor. Kendimize dönüp bunları sorgulamamız gerek. Ama önce uyutulduğumuz bu kış uykusundan uyanmamız lazım, tabi çok geç olmadan. Tebrikler. Serkan Alpaslan

    YanıtlayınSil
  3. Evet değerli öğretmen arkadaşım yahudilik dışında tüm dinlerde misyonerlik çalışmaları vardır ve bu misyonerlikj hıristiyanlıkda bir hedef amaç bir vazgeçilmez tutkudur bu konudada bütün maddi ve manevi güçleriyle yılmadan usanmadan çalışırlar uğraşırlar .Dünyanın sonuna kadarda tüm var güçleri ile uğraşsalarda bu haçlı akınları gelir yüce dinimiz islamiyetin sarsılmaz kalelerine çarpar ve yıkılır giderler.İnanıyorumki islamiyetin sancaktarlığını yapmış yüce Türk milleti ne kadarda uğraşsalar uğraşsınlar bu haçlı seferlerini durduracak güce sahiptir Atatürk ün de dediği gibi tümbu güçlerle savaşmaya karşı koyacak güç damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.bu nedenle onlar tarih boyunca yüce Türk Milletinden hep korkmuş ve hep uğraşmışlardır..Değerliarkadaşım Türk milleti araplar ve diğermilletlergibi uyumuyor ve uyumayacaktır Kesinlikleinanıyorumki yüce dinimiz islamın ve Yüce Türk milletinin de koruyucusu kainatı yaradan ALLAH dır Sizler ve bizim ghibi duyarlı inananlar oldukça onlar hep hüsrana uğrayacaklar. Allah sizlerden razı olsun kaleminiz ve bilginiz keskin ve güçlü olsun.

    YanıtlayınSil