9 Mart 2009 Pazartesi

Vatikan'ın Anlayışı Buysa; "Ahlâk"a Geçmiş Olsun!



















"Brezilya’da üvey babasının tecavüz ettiği 9 yaşındaki kız hamile kaldı. Hayati tehlike nedeniyle kürtaj yaptırdı. Ama Başpiskopos, babayı sadece uyarırken, ‘kürtaj daha günah’ diyerek anne ve doktorları aforoz etti." Vatan / 08 Mart 2009
*
*****
*
Son yıllarda sık sık duyduğumuz ve okuduğumuz bu türden haberleri, hepimizi derinden dehşete düşürerek, endişe ile bu çirkinlikleri herkes kendine göre yorumlamaya çalışıyor. Görünen gerçek şu ki; insanlığın sahip olduğu en önemli yapıtaşı olan "AHLÂK" nerede kaldı, diye sızlanır olduk. Şimdi yukarıdaki haberi okuduğum zaman, ahlâkı aradığım derin yer ve gerçek sahibin adresini, "din" olarak biliyorum. Ancak görüyorum ki, burada dini temsil eden kurum -Vatikan- ve yetkili kişileri bu konuda insanlığı şaşırtan ve hayretlere düşüren değerli (!) görüşlerini ortaya çıkarabiliyorlar! Bu haberin içeriği ne kadar utanç verici ve insanlığın yüz karası niteliğindeyse; asıl beni derinden sarsan ve üzerinde durulması gereken önemli nokta dünyevi yaşamda bir din görevlisinin ahlâkı hiçe sayan bu aymazlığı ikinci plana düşürmesiyle beraber, sıradan bir olaymış gibi göstermeye çalışmasıdır. Bu inanılır gibi bir şey değil!
*
*****
*
Şimdi olayın insanlığı sarsan ahlâki boyutunu biraz daha ele almak istiyorum: Vatikan'ın da Başpiskopos'u desteklediğini öne süren ifadeye binaen buradan sormak istediğim şu; bu türden olaylar ve sonrasında insanların kanını donduracak boyutta yaşanan gelişmelerin çoğalmasıyla birlikte, yayılmasını bir kenara bırakarak, bir başka açıdan dikkat çeken, kentin üst düzey rahibi olan Başpiskopos Jose Cardoso Sobrinho; üvey baba için: “Günah işledi ve cezasını Tanrı katında çekecek. Kürtaj, cinayetten daha büyük bir günahtır” demesi. Bu arada Vatikan da Başpiskopos’a destek çıktı. Burada hemen yeri gelmişken değinmek isterim; geçtiğimiz yılda bu anlamda tüyler ürperten bir olay daha yaşanmıştı.
*
*****
*
Avusturya'da meydana gelen "sapık baba" Josef Fritzl'in 24 yıl boyunca bir hücrede kızını alıkoyup ona tecavüz etmesi tüm dünyayı ayağa kaldırmasına neden olmuştu. Bu sapıkça ilişki neticesinde dünyaya yanılmıyorsam altı çocuk geldi. Şimdi bir bakalım; bir tarafta sapıklık, diğer tarafta bu ahlâk dışı ilişki neticesinde, Başpiskoposun verdiği beyanata göre "kürtaj" yapılmayarak, bir yerde cinayete engel olunuyor ama, izahı zor çocuklar dünyaya geliyor! Daha sonra ne olacak? Toplum bu çocukları nasıl karşılayacak ve içlerinden ne geçirecekler? İnsanların ahlâki duyguları ne olacak? Bu çocukların ruhları nasıl duygularla kaplanacak? Özellikle annenin duyguları ne olacak? Kısaca toplumda nasıl bir hava esecek ve nasıl bir anlayışın yerleşmesi beklenecek? Bundan sonrası için bir yerde bu sapkınlık normalleşmeye doğru adım atmayacak mı? Bu ve bunun gibi soruların ve sorgulamaların cevabını Başpiskopos ve Vatikan nasıl yanıtlar onu bilemem ama; bildiğim, anladığım tek şey; bu açıklama tam bir REZALET!!!
*
*****
*
Peki, bu durumda söylenilmesi ve özenle üzerinde durulması gereken ne olmalı, derseniz; Vatikan tarafından öncelikli olarak bu türden davranışların şiddetle kınanıp, en üst düzeyde hem ahlâki, hem Tanrısal yönden ele alınarak, vicdanî ve hukuksal boyutuyla da insanlara gerekli açıklamaların yapılmasıdır! Bu şekildeki açıklamaların yanında, toplumsal olarak da gerekli yaptırımların derhal açığa çıkmasıyla eminim ki, bu türden sapıklıklar en aza indirgenmiş olacaktır.
*
*****
*
Şimdi bir de bu olayın neticesinde kısaca Vatikan'ı ele almak isterim. Vatikan, her ne kadar bir din devletini temsil etse de bilinen bir gerçek var. O da Vatikan'ın asıl destekleyicileri "küresel tekelciler"in dini kontrolleri altında tutmaları ve buradan da menfaatlenmeleridir.
Kürtajı cinayet olarak gören Vatikan; acaba bir de gerçek cinayetleri ve vahşetleri görse diyorum. Bakınız Müslüman coğrafyasında milyonlarca cinayet ve vahşet sergileniyor! Niçin bu konuda Vatikan ve Papa sessizliğini sürdürüyorlar? Yapılanlara bir açıklama getirmezler? Yoksa bunlar bir cinayet değil de Buş'un söylediği ve Toni Blair'in de işaret ettiği üzere yeni bir "Haçlı Seferi" mi? Yani "Dinler Savaşı"mı?
*
*****
*
Bizler gelişen olayları böyle görüyoruz da, asıl bu savaşları çıkaran emperyalistler, dünya kamuoyuna habire KILIF uydurarak, barbarca cinayetlerini ortaya koyuyorlar. Yeri gelmişken Büyük ATATÜRK bakınız ne diyor; "Savaş zorunlu olmadıkça bir CİNAYETTİR!" Sevgi ve saygılarımla!

2 yorum:

  1. 10.03.2009 Salı
    Sevgi dolu bir baba!

    'O bir canavar değildi. O sadece kızını, kendi anlayışına göre sevdi'

    Öz kızını 24 yıl boyunca bir bodruma kapatarak tecavüz eden ve ondan 7 çocuk sahibi olana sapık babanın davası 16 Mart'ta başlıyor.

    Avusturyalı sapık baba Josef Fritzl'ın öz kızından 7 çocuk sahibi olduğu ortaya çıktığında, olay tüm dünyada büyük bir nefretle karşılanmıştı. Sapık baba önümüzdeki hafta mahkeme karşısına çıkıyor. 74 yaşındaki Fritzl'ın mahkemede yapacağı savunmanın ipuçları da ortaya çıkıyor.

    Sapık babanın mahkemede sevgi dolu bir baba rolünü oynacağı belirtildi. İngiliz bulvar gazetesi Mirror'a açıklama yapan Fritzl'ın avukatı Rudolf Mayer, "O bir canavar değildi. O sadece kızını, kendi anlayışına göre sevdi" dedi.

    Davanın başlayacağı 16 Mart'ta Avusturya'nın Pölten kentinde geniş güvenlik önlemleri alınacak. O gün kent üzerinde hava trafiğine de sınırlama getiriliyor.

    Sapık baba Josef Fritzl'ın Harald adlı oğlu da mahkemede ifade verecek." VATAN GAZETESİ / 10.03.2009

    YanıtlayınSil
  2. Vatikan dünya üzerindeki en büyük şer yuvasıdır. Bu tür olaylara sessiz kalmasına şaşırmıyorum. Sadece allah bu zihniyetleri ıslah etsin diyorum. Güzel bir konuyu yorumlamışsınız. Teşekkür ederim. Serkan Alpaslan

    YanıtlayınSil