24 Aralık 2009 Perşembe

Mustafa Fehmi KUBİLAY













"Toplumu gerçek amacına, gerçek mutluluğuna ulaştırmak için iki orduya gerek vardır. Biri vatanın hayatını kurtaran asker ordusu, diğeri ulusun geleceğini yoğuran bilim ordusudur." ATATÜRK


23 Aralık 1930; Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin müfreze komutanı Genç asteğmen Mustafa Fehmi KUBİLAY, hilafet yanlısı gerici akımların bir uzantısı olan ve kendisini mehdi sanan tarikat mensubu Derviş Merhmet'in korkunç katliamı neticesinde şehit edilmiştir. Devrim şehidimiz Kubilay'la birlikte Hasan ve Şevki isminde iki mahalle bekçimiz de şehit edilmiştir.


Olay, elebaşısı “mehdi” olduğunu iddia eden Giritli Mehmet (Derviş Mehmet) ve müridleri, 23 Aralık sabahı, gün doğarken Menemen’e girdi. Belediye Meydanında çevresine topladığı yaklaşık yüz kişiyle zikrederek şeriat ilan etmeye kalkıştı. Meydandaki kalabalığın bir bölümü çağrısına uymuş, bir bölümü ise seyirci kalmıştır.


Olayların ilçedeki askeri birlikte duyulması neticesinde asteğmen Kubilay, bu hareketi bastırmak için bir manga askerle olay yerine geldi. Askerlerin yanından ayrılarak tek başına onların arasına girip teslim olmalarını istedi. Onlardan biri ateş ederek Kubilay’ı yaraladı. Karşıdan bunu gören askerler ateş açtılar. Fakat tüfeklerinde öldürücü etkisi olmayan manevra fişekleri vardır. Gözü dönmüş caniler, tekbirlerle "bize kurşun işlemiyor” diyerek halkı kandırmaya ve galeyana getirmeye çalıştılar.

Kubilay, yaralı halde cami avlusuna sığındıysa da, Derviş Mehmet ve arkadaşları peşisıra geldiler. Derviş Mehmet, yaralı Asteğmen Kubilay'ın başını canlı canlı kesti. Bu arada kendinden geçerek kanını içmeye başladı...
Kesik başı sopaya dikerek, Menemen sokaklarında gezinmeye başlar. Olay yerine yetişen Bekçi Hasan ateş edip gruptan birini yaraladı. Ancak o ve arkadaşının yardımına koşan Bekçi Şevki de açılan ateşle şehit edildiler.


Bu olay, 1925 yılında meydana gelen Şeyh Sait isyanından sonra Türkiye Cumhuriyeti’nde meydana gelen ikinci önemli irtica olayı, “Menemen Olayı veya Kubilay Olayı” olarak tarihe geçmiştir. Aynı zamanda her zaman olduğu üzere emperyalist düzeninin bir parçasıdır. Eylemcilerin arkasındaki "İngiliz Muhipler Cemiyeti" üyeleridir. Güçlerini emperyalistlerden alan gerici akımın isyanı, 79 yıl önce Cumhuriyet'e karşı giriştikleri ayaklanma neticesinde Menemen'de üç şehitle bastırılmıştır!


Olayın akabinde Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal ATATÜRK'ün değerlendirmesi şöyle olmuştur:


“Menemen’de ahiren vukua gelen irtica teşebbüsü esnasında zabit vekili Kubilay Bey’in vazife ifa ederken duçar olduğu akıbetten Cumhuriyet ordusunu taziyet ederim. Kubilay bey’in şehadetinde mürtecilerin gösterdiği vahşet karşısında Menemen’deki ahaliden bazılarının alkışla tasvipkar bulunmaları, bütün Cumhuriyetçi ve vatanperverler için utanılacak bir hadisedir. Vatanı müdafaa için yetiştirilen, dahili her politika ve ihtilafın haricinde ve fevkinde muhterem bir vaziyette bulunan Türk zabitinin mürteciler karşısındaki yüksek vazifesi vatandaşlar tarafından yalnız hürmetle karşılandığına şüphe yoktur.
Menemen’de ahaliden bazılarının hataları bütün milleti müteellim etmiştir. İstilanın acılığını tatmış bir muhitte genç ve kahraman bir zabit vekilinin uğradığı tecavüzü milletin bizzat Cumhuriyete karşı bir suikast telakki ettiği ve müteceasirlerle, müşevvikleri ona göre takip edeceği muhakkaktır. Hepimizin dikkatimiz bu meseledeki vazifelerimizin icabatını hassasiyetle ve hakkı ile yerine getirmeye matuftur.
Büyük ordunun kahraman genç zabiti ve Cumhuriyetin mefkureci muallim heyetinin kuvvetli uzvu Kubilay’ın temiz kanı ile Cumhuriyet hayatiyetini tazelemiş ve kuvvetlendirmiş olacaktır."


Sevgi ve saygılarımla!

1 yorum:

  1. Tarihin tekerrürden ibaret olmasını istememekle beraber tekerrür ettiğine tanık oluyoruz.Kübilayın başını kesenler Madımakta onlarca aydını yaktılar.Artık ders alma zamanı geldi de geçiyor bile..
    Elif

    YanıtlayınSil