27 Aralık 2009 Pazar

Sakın Ha, Ağzına Biber Sürerim!..












"Bir milletin ahlâk değeri, o milletin yükselmesini sağlar." ATATÜRK


Sonunda bu da oldu!.. Kanımızı donduracak boyuta varan cümleleri, millet olarak ekranların karşısında ibretle izledik, duyduk... Biz çocuklarımıza düzgün davranışlar kazandırmak için uğraşa duralım; diğer yandan bize örnek olacak muhteşem (!) büyüğümüz milyonlara seslendiğinin bilinciyle, döktürdüğü incilerle hepimizi şok etti!.. İnanılır gibi değil!!! Devletimize yapılan "hakaret" düz ara ağır sözlerle ifşa ediliyor!.. Doğal olarak biz de bu sözlerden, millet olarak nasibimizi almış oluyoruz! Öyle ya; ortada olan bu ağır ve rezalet derecedeki ifadeler, devletimize karşı yapılıyorsa, biz de o devletin vatandaşları olarak hakarete uğramaktan geri kalmıyoruz demektir!


Eğitimci kimliğimla olayı izninizle ele almak isterim. Zira insanın nezaketi eğitimden geçer. Eğitimin içinde, kişinin ruh halini kontrol etmesi de vardır. Eğitimde kazancımız daha iyi ve daha güzel davranışlara sahip olmaktır. Düzgün üslûp içerisinde nezaket kurallarıyla iletişim kurmak, insana özgü bir davranış olsa gerek. İnsanın kişiliğini yansıtan ve basit davranışlar içerisinde yer alan kaba sözler, belleğe basmakalıp yapıştırılırlar. Doğal olarak da bu türden kaba sözler, anlatılan şeyin kendisi haline gelir. O bakımdan; "Ezber bilme bilmek değildir; belleğimize emanet edilen her şeyi saklamaktır."


Herkesin huzurunda muhteşem (!) büyüğümüz, birikmiş öfkesine ve kinine engel olamayarak kendisini utandırmakla kalmayıp bizi de, cümle aleme rezil etmiştir. Zira bu zat, söylediklerinin arkasında olduğunu beyan edecek kadar da küstahlaşmıştır. Nitekim insanın edebine ters düşen ifadelerle, büsbütün artmış ve hırsının bir anda aklına getirdiği -gerçek kişiliğinin yansıması- sözlerini hep birlikte utançla izledik! Yazıklar olsun!.. Bitmedi yanında bulunan avaneleri de bu dökülen inciler karşısında, büyük bir maharetmiş gibi gülüşerek kendilerinin de ortak olduklarını bizlere gösterdiler! Özellikle hanım milletvekillerinin orada müthiş bir keyif alırcasına karakterlerini, "yok aslında birbirimizden farkımız" dercesine ortaya koymuş olmaları ayrıca bir utanç konusudur!

Saldırgan ve kaba biri olmayı, "güçlü bir kişiliğe" sahip olmakla eşanlamlı olduğuna inanmanın neticesi; işte bu talihsiz olayı yaşamamıza neden olmuştur. Aynı zamanda bu kişi ve olaya alkış tutan avanelerinin de ne kadar kontrolsüz ve acz içerisinde bulunduklarına, böylelikle hep birlikte şahit olduk. Zira burada yaşanan utanç verici olayı Montaigne'den bir düşünce ile açmak isterim:

"Ayrı ayrı bakınca değer vermediğimiz kimselere, bir araya geldikleri zaman değer vermekten daha büyük budalalık olur mu?
... Halk öyle şaşkın, öyle başıboş bir kılavuzdur ki, ne kadar zeki, ne kadar becerikli olsak adımlarımızı ona uyduramayız. Her kafadan çıkan bütün o karmakarışık sesler, bizi dört bir yana sürükleyen o kaba sözler, düşünceler arasında doğru yolu bulmak olacak iş değildir. Bu kadar kararsız, serseri bir varlığı kendimize kılavuz saymayalım: Her zaman aklımızın ardısıra gidelim, halkın takdiri de canı isterse ardımızdan gelsin. Bu takdir zaten talihe bağlı olduğu için onu kendi yolumuzda giderken de bulabiliriz. Doğru yolu yalnız doğru olduğu için tutmak istemesek bile, bu yolun eninde sonunda halk için de en yararlı yol olduğunu göreceğiz ve yine ona döneceğiz."


Netice itibariyle, bu türden küfürlü sözlerle ulaşılabilecek nokta; ancak ve ancak toplumun infialine sebep olabilir. Bunun dışında toplumun ahlâk seviyesinin de her geçen gün çökmesine neden olur ki, özellikle çocuk ve gençlerimize bu durumu nasıl ifade edeceğimiz konusunda sıkıntılar yaşayacağız!.. Çocuklarımız "ayıp" sayılacak sözler sarfedince, biz büyükler önce parmak sallar, ardından, "ağzına biber sürerim" tehdidi ile yapılanın yanlış olduğunu öğretmeye çalışırız. Peki şimdi çocuklarımız bize, ne desin?!

Sevgi ve saygılarımla!

3 yorum:

  1. Kalemine sağlık muhteşem.
    Doğruların yanlış yanlışların doğru kabul edildiği günümüze bundan daha iyi bir örnek olamazdı heralde.Daha da kötüsü gene olumsuz davranışları Kur'andan alıntılarla olumlandırmaya çalışıyorlar.Allah, ''allah ile aldatanlardan'' korusun.
    *Elif

    YanıtlayınSil
  2. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından kaldırıldı.

    YanıtlayınSil
  3. Bu sözleri söyleyenler karakterlerini yansıtmıştır. Ama bunlara bu cüreti verenler düşünsün. Bu ülke sahipsiz değil. Bu anlamlı ve güzel yazınız için teşekkür ederim. Nice mutlu yıllara. Serkan Alpaslan

    YanıtlayınSil