14 Eylül 2010 Salı

Hakkını Helâl Et...















"Cumhuriyet, demokratik idarenin tam ve mükemmel bir ifadesidir. Bu rejim, halkın gelişimini ve yükselişini sağlayan, onlardan esirlik, soysuzluk, dalkavukluk hislerini uzaklaştıran bir yoldur." ATATÜRK



9 Eylül 1922, İzmir'in düşman işgalinden kurtulduğu gün...


11 Eylül 1922, Bursa'nın düşman işgalinden kurtuluş günü...

Ve Anadolu bağımsızlığını ilân etti...

Türk ulusu artık o gün bugündür dimdik ayakta...

Ulu önderimiz ve onun etrafında birleşen yüce milletimiz, 19 Mayıs 1919 günü başlatmış olduğu Kurtuluş Savaşı'nı büyük başarıyla tamamlayarak, düşmanı vatan toprakları üzerinden bir bir temizledi. Ve bağımsızlığını emperyalist güçlere rağmen dünyaya ilan etti...

Ve ufuktan tekrar yepyeni bir güneş doğdu.

Bu güneşin adı:

Türkiye Cumhuriyeti Devleti

Bu güneşi söndürmeyecek kararlılığına sahip vatan evlatları, hiç çekinmeden bağımsızlığımızı, onurumuzu ve bölünmez bütünlüğümüzü, korumak ve kollamak için; Atalarına olan bağlılıklarını, kararlılıklarını göstermek için görev ve sorumluluklarını yapmaya hazır, günlerini bekliyorlar!

Gün içinde kapım çalındı... Karşımda çakı gibi bir delikanlı... Sarışın mavi gözleriyle "hocam..." dedi... Ah, büyük bir heyecanla içeri buyur ettim... Zira yarın askere gitmek üzere hazırlanan bu delikanlıyı ben okuttum :) Dünya tatlısı kuzucuğum bana, "hakkınızı helal edin" demek için geldiğini söylüyor...

Uff, nasıl helal etmem ki!..

Asıl ben, onlar için görev ve sorumluluğumu hakkıyla yerine getirebildim mi diye, düşünmeden edemedim...

Ve asıl onların, benim üzerimde hakları, kaldı mı acaba?..

İşte bu duygu ve düşünceler etrafında kuzucuğumla biraz sohbet etmek fırsatı yakaladım. Onunla nasıl gurur duyduğumu ifade edecek kelimeler bulamıyorum!

Ufuk, belki 20 yaşında bile değil... İşte; vatan için canlarını feda etmeye hazır bu yiğitler, peygamber ocağı olarak gördüğümüz asker ocağında, sönmemek üzere parlayan güneşi koruyacaklar!

Namusumuz olacaklar...


Onlara nasıl hakkımızı öderiz ki?!

Ödemek bir yana, dökülen kanların bedeli var mıdır?

Hangi millet, vatanı için, onuru için, bağımsızlığı için bu kadar kan dökerek, can verebilir?

Hangi ulusun anaları babaları biricik evlatlarının ölümü karşısında, "VATAN SAĞOLSUN!" diye karşılık verebilir?!..

ATATÜRK'ün evlatları, Türk, Kürt... ayırımı yapmaksızın zamanı ve yeri geldiğinde görevlerini yapmak üzere helâlleşerek, peygamber ocağı askeri birliklerine, bir bir teslim olmaya güle oynaya gitmeyi kendilerine bir onur sayıyorlar!!!

Ne mutlu yiğitlerimize...

Ne mutlu aziz milletimize...

Ne Mutlu Türk'üm Diyene!

Ve buradan iletmek istediğim:

Selam Olsun bütün MEHMETÇİKLERİMİZE...

Sevgi ve saygılarımla!



2 yorum:

  1. Ah canım ya tüylerim diken oldu okurken...
    Ama durum ortada,daha çok ana kuzusu kan döker çokk baksana.
    Hayırlısı diyelim.
    sevgilerimle...

    YanıtlayınSil
  2. vatan millet sevgine sağlık.allah vatanımızı birliğimizi korusun.elif

    YanıtlayınSil