4 Ocak 2011 Salı

"Yeni Bir Ülke Doğuyor" (!)



















Günlerden bir gün ormandaki toplantıda bütün hayvanlar bir araya gelmiş.
Konuşuyorlarmış.
Kendini beğenmiş bir ayı söze karışmış.
"Ben insanların dostuyum. Sırtlanlar gibi onların ölülerini yemem" diyerek böbürlenmiş.
Tilki bunu duyar da sözünü esirger mi?..
Hemen atılıp:
"Evet ölülerini yemezsin ama keşke ölülerini yesen de dirilerine dokunmasan. Herhalde böylesi daha iyidir. Değil mi?.." demiş.

Sudan'da Hıristiyan kesim ayrılmak için referanduma gidiyor...

"Dünya 2011 yılı ile birlikte yeni bir devletin doğuşuna hazırlanıyor. 2 milyon kişinin katledildiği iç savaştan sonra Kuzey ve Güney olarak ikiye ayrılan Sudan’da Güney kesimde yaşayan Hristiyan halk, referanduma gidiyor..." 02.01.2011, Vatan


Bu haberin içeriği, gerçekten hepimizi çok yakından ilgilendiriyor. Zira Batılı güçlerce ülkeler, çeşitli bahanelerle önce karıştırılıp ardından hiçbir şeyden "habersiz" gibi görünerek milletlerin bölünmesini sağlıyorlar. Hemen ardından da iç savaşlar kendisini baş gösteriyor... Bu sayede parçaladıkları milletlerin yeraltı ve yerüstü toprak zenginliklerini kontrolleri altına almayı başarıyorlar. Ve böylece de küresel zenginliklerine zenginlik kattıklarına, işte bu şekilde hep birlikte tanık oluyoruz...

Öte yandan hep bir çifte standart ortaya çıkıyor... Aynı toprakların kardeş insanlarını işlerine geldiği şekilde isterlerse ayırıyorlar; işlerine gelmezse birbirleriyle hiç âlâkası olmayan iki ayrı milleti birleştirmeye gidiyorlar!


Mesela Kıbrıs'ı ele alalım: Her bakımdan birbirleriyle hiç uyuşmayan iki ayrı toplumu ısrarla birleştirme yönünde baskıya maruz bırakmak ta neyin nesi oluyor?!.. Kuzey Kıbrıs Türk kesimi üzerinde uyguladıkları "ambargo" ile Güney Kıbrıs Rum kesimini birleştirmeye zorlanması bu düşüncemi açıkca doğrulamaz mı? Zira nasıl oluyor da dilleri, inançları, kültürleri, ırkları ayrı olan bu milletleri birleştirmeye çalışılır? Vallahi hiç anlayamıyorum! Zira istedikleri bu "birliktelik" tarihte defalarca uygulanmaya çalışıldı! Ama her dafesında ortalık kan gölüne döndü...

E o zaman, bu istekler ve dayatmalar kimin işine yarıyor diye sormadan geçemiyoruz!

Kıssadan hisse; durum çok vahim!.. Ve bir o kadar da millet olarak hepimizi yakından ilgilendiriyor! Yani hayat memat meselesi işte... Zira hesaplarında bizi de bölerek parçalamak var...

Oysa bir elmanın yarısı gibiyiz... Şayet elmanın doğal yapısı içerisinde bir yüzü kırmızı, diğer yüzü beyaz olma özelliği taşıyabiliyorsa...

O halde bizim de millet olarak temel noktada o kadar çok beraberliğimiz var ki... Ortada birbirimize düşecek önemli hiç bir sorun yok! Olamaz da! Birileri istiyor diye birbirimize "düşman" olmanın hiç birimize faydası olmayacağı gibi...

Demem o ki... Üzerimizde plânladıkları oyunun çok kirli ve çok acımasızca olduğunu farketmek için, daha ne olmalı?!..

Sevgi ve saygılarımla!


2 yorum:

  1. körü körüne bilmedikleri bir şeye nasıl gidebiliyor insanlar anlayamıyorum.O kadar açık ki ne olduğu.O kadar ortada ki.İşte en kötüsü de bunun görülmemesi,maalesef insanlar bakmıyorlar bile.Yumup gözlerini yürüyorlar tökezleye tökezleye.Düştüklerinde hiç kalkamayacak ve çok pişman olacaklar ama çok geç olacak.

    YanıtlayınSil
  2. sözün bittiği yer...elif

    YanıtlayınSil