Elif Şafak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Elif Şafak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2019 Perşembe

Tiksindik!




Son 24 saatten bu yana tiksintinin, mide bulantısının zirvesini yaşıyorum. 

Zira bir bebekle iğrenç fantaziler üreten sapkın bir yaratığın (Abdullah Şevki) yazmış olduğu "Zümrüt Apartmanı" adlı kitap ortalığa henüz saçıldı.

Vay arkadaş meğer bu sapkın yaratık tek değilmiş.

The Elif ŞAFAKAyşe KULİN

Vallahi bunlar da boş durmamışlar. Bu sefil yaratıktan geri kalmayacak inciler, fantaziler gırla gitmiş...  iyi mi!!!

Dolayısıyla bu yaşıma kadar bilmediğim, aklımın yetmeyeceği, hayal edemeyeceğim kadar  bir ahlâksızlığı ne yazık ki dün itibariyle duydum, öğrendim!

Öğrenmez olsaydım!..

Bu rezaletlere tanıklık ettiğim için kendimden utanıyorum!

Bu iğrençlikleri okuduğum andan itibaren insanlığın üzerinden bir dozerin geçtiğini görüyorum.



Allah'ım helak et lütfen! 

Dünden bu yana adeta deliriyorum...

Dişlerimi sıkmaktan çenem sızlıyor artık.

Ve

Eyy sayın yetkililer, 

Nerelerdesiniz?

Sesinizi duymuyoruz!

Bu kadar kirlenmişliği, bu kadar iğrençliği kaldıramıyoruz!

Bir yanda İslam üzerinden neredeyse günün 24 saati her konuda fetva bombardımanına maruz kalalım,

Öbür yandan burnunuzun dibinde adeta  Lût Kavmini aratmayacak rezaletler ortaya saçılıyor, kimsenin kılı kıpırdamıyor, iyi mi!

Ve yine her gün bangır bangır orada burada yok şu olmuş, yok bu olmuş diye haber yapanlar, zihnimizi allak bullak eden basın mensupları, siz nerelerdesiniz?

Bu rezil kitap  yayınlanalı 6 yıl olmuş,  yankısı ancak geliyor, öyle mi!

Utanıyorum! 

Acı çekiyorum! 

Rezaletin dibini görmenin sorumluluğunu taşıyorum!

Kendinden başkasını düşünmeyen yığınların içinde olmaktan hicap duyuyorum! 

Ve dışarıdaki bebeklerin yüzüne bakmaktan ızdırap duyuyorum! 

Ve  zavallı masum kedilere, köpeklere tecavüz eden mahlukatlardan dolayı o masum hayvanlara bile bakmaktan utanç duyuyorum!

Allah'ım böyle bir pisliğin içinde olmak bana çok ağır geliyor!

Yer yerinden oynasın, yıkılsın bu dünya!... 


Öte yandan...

Balıkesir'de dernek ve  vakıf temsilcileri mezuniyet törenleri için çağrıda bulunarak "Mezuniyet törenleri uygulamaları ile İslam'a aykırı ortamlarda gayri ahlaki davranışlar sergileniyor." demişler.

Vay be!.. mezuniyet İslam'a aykırıymış, öyle mi?

Eyy mezuniyet ve etek boyuyla uğraşanlar!

Bırakın mezuniyeti, mini eteği de,

Siz asıl bu  ülkede bebeklerin, çocukların kaçırıldığı insan onurunun kabul edemeyeceği  bu  gayri  ahlakî Abdullah Şevkiler için bir zahmet  çağrıda bulunup tepkinizi verin!

Dolayısıyla her şeyin bittiği an bu andır. O sebeple bu iğrençliklerin kitaplaştırılıp aleni satışa çıkarıldığı  ülkede yer yerinden oynaması gerekmez mi?




Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

8 Kasım 2017 Çarşamba

Elleriniz Kırılsın İnşallah!

Gündem olabilmek için ucuz yollardan, ucuz haber olmanın peşinde koşan Elif ŞAFAK'ın kendisinin, "biseksüel" olduğunu ifşa eden basit konuşmasının "haber"i  kadar değer verilmeyen acı bir olaydır, gazilerimize karşı yapılan rezil saldırılar.

Onun içindir ki gazilerimizi hedef alan hunharca saldırılar karşısında yüreğim paramparça... 

Zira ne kadar milli ve ortak değerlerimiz varsa, hepsini hızla kaybettik. Dolayısıyla, sürekli gündemde tutulması gereken bir haber varsa, o da hiç şüphe yok ki gazilerimizi her zamankinden çok daha fazla minnet, şükran ve saygıyla anmamız olacaktır.

Hal böyleyken,  bu kanlı coğrafyada vatanımız içerisinde huzurla yatıp, huzurla kalkabiliyorsak eğer, bunu kimlere borçluyuz acaba?

Ve yine... her gün toprağa verdiğimiz  şehitlerimizin sayısını bilen var mı?

Hadi onların adlarını "birkaç saniye"liğine hatırladık diyelim,

Ya kolunu, bacağını, gözünü kaybeden gazilerimizi bilen, duyan var mı?!

Ya  bedeni sağlam, ruh sağlığını kaybetmiş gazilerimizi kaçımız biliyoruz?


Dolayısıyla...

İki dilim baklava çaldılar diye çocukları hapis cezasına çarptıran yüce adaletimizin, gazilerimize ve ailelerine saldıran, dahası gazi olduklarını belirttikten sonra saldırıyı daha da arttıran bu alçak, gözü dönmüş vatan haini rezillere nasıl bir ceza keseceğini, vicdani adaletin nasıl tecelli edeceğini, 

Ve yine...

3. sınıf magazin haberlerini ballandıra ballandıra, allayıp pullayıp sayın ahalimize sunan sayın basınımızın da,   toplumumuzun ortak değeri olan ve gözbebeğimiz gibi korumamız lazım gelen gazilerimizle ilgili  bu hayati olayları, kaçıncı sayfaya, kaç sütun haber olarak taşıyacağını de merakla bekliyorum!



Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

27 Mayıs 2013 Pazartesi

Ne Çektik Senden Be...
















Pink Floyd topluluğunun vokalisti ve besteci, Roger Waters...

Özellikle "The Wall" albümüyle insanların bilincinde önemli yer edinen İngiliz müzisyen...


Bizim dışarıdan destekli "yazar" Elif ŞAFAK, dünyaca tanınan Roger WATERS'le bir söyleşide bulunmuş...

Söyleşi tam da Elif ŞAFAK'a uygun... Zira sorular ayarlı, ama ne yazık ki düşünülenin aksine, Roger Waters ayarlı cevap yerine, olması gerektiği gibi gerçekler üzerinden yola çıkarak "kral çıplak" dercesine haykırmış...

Elif Hanım, dünyada olup bitenleri görmezden gelip, evrensel anlamda müziğiyle ve yorumuyla ün yapmış bir kişiye, ki dünyanın toplumsal anlamda sorunlarını kendine dert edinip o yönde sanatını icra eden ve tanınan Waters'e, illâ tutturmuş; ülkemizin Ulusal kimlik "sorunu" var falan diyerek, zorlama cevaplar arıyor...

Malum, arkadaş bu konuya takıntılı... Zaten kendisini "ün"e, şöhrete  kavuşturan nokta da burada başladı ya...

N'apacaksın mecbuuur!  :)

Pekii... Roger WATERS nasıl birisi?

Roger Water'in bir "hayranı" olduğunu söyleyen Elif Hanım, belli ki bu hayranlığı tıpkı yeni yetme 15'lik genç kızların  ruhuna eş değer cinsten. Zira Roger Waters'in ve sanatçılığının asıl sorgulanması ve özellikli olan tarafı; onun evrensel anlamda gerçek sanatçı olma özellikleridir. Yani ruh'u. Ne diyor bu konuda R. Waters;

"Elif ŞAFAK: ... Kendinizi küresel bir ruh, bir dünya vatandaşı gibi mi görüyorsunuz?

ROGER WATERS: Bakın, ruh deyince tehlikeli sulara giriyorsunuz."

Kısaca:

Roger Waters, "17 yaşında iken araba ile ingiltere'den hareket ederler. Türkiye'yi de boydan geçerek Lübnan'a varırlar. Burada arabaları bozulur ve yolda kalırlar. Yol arkadaşı Afganistan'a devam eder. Roger Waters ise otostop ile geri dönmeye karar verir, beş parasızdır.

Beyrut'ta araç beklerken duran bir taksideki tek bacağı olmayan Arap onu evine davet eder. yemeğini paylaşır. Adamın kambur bir karısı ve ufak bir bebeği vardır. Roger yemek yerken kadının yemediğini görür, onun yemeğini yediğini düşünür. Odalarını uyuması için ona verirler. Ertesi gün ayrılırken, Roger misafirperverlikleri için teşekkür eder. Karşılığında ev sahibi ona teşekkür etmektedir, evlerinde kaldığı için.

Hayatımı değiştiren gece olarak konserde lanse edilen bu şarkı da Roger Waters, çok az şeye sahip olan bu fakir ailenin onunla paylaştıklarını anlatır. Beyrut'daki savaştan sonra bu ailenin ne olduğunu sorar. Halen süren savaşta zarar gören bölgedeki insanları sorgular." Ekşi Sözlük


Tam da bugünlerde Lübnan karış(tırıl)ırken hatırladığım Roger WATERS'in "Leaving Beirut" isimli  yazdığı şarkı'sı...
O şarkının sözleri, gerçek hayatın bir kesitinden alınarak yazılan ve kendisinin bizzatihi yıllar önce yaşadığı anısının hikayesini anlatıyor... O nedenle R. WATERS, kendi ülkesinin başbakanına (Tony Blair), Amerika Başkanı'na karşı öfke duyacak kadar, isyankar bir ruha sahip...

"Benim adıma değil, Tony, sen büyük bir savaş liderisin,
Terör hala terör, kim nasıl koyarsa koysun kuralı
Tarih hiç yazılmadı ki lanetlenenler veya yenilenler tarafından
Şimdi Cengiz Han'ız, Lükreş Borjiya'yız, Sam'ın oğluyuz biz
1961'de evlerine aldılar o çocuğu onlar
Merak ediyorum ne oldu onlara
Lübnan denen o kaynayan kazanda" Leaving Beirut'de küçük bir kesit
http://www.youtube.com/watch?v=f0HWEieyMto

Diyeceğim... Elif ŞAFAK'ın asıl sorması ve söyleşinin ana damarı işte  bu şarkı ve hikayesi olmalıydı!


Zira bugün aynı bölge, yani Lübnan ve coğrafyası yine kan gölü haline getirildi, dünya bir savaşa sürükleniyor ve de Roger bu sebeple başta kendi memeleketi İngiltere'den "utandığı"nı dile getiriyor. Roger'in  Elif Şafak'ın ayarlı sorularına rağmen verdiği mesaj oldukça net, anlamlı ve bir o kadar da dikkat çekici...

"Roger Waters: İngiliz'im ama pişmanlıklarım var tarihe bakınca. Kibirli mirasımız küresel ekonomik dengeler çerçevesinde şekilleniyor. İngiltere’de yaşarken halkın üzerindeki saçma sapan ekonomik dayatmalardan çok şikâyetçi" olduğunu söylüyor.

Hâl böyleyken, bunların nedenlerini sormayıp da, ekmeğini yediği kendi ülkesinin ulusal barışına ve de "bilhassa ulusal kimlik" tartışmasını kışkırtmaya yönelik cümleler ifade eden Elif Hanım'a sormak istiyorum: 

Buradan nereye varmak istiyorsun?

Ve yine "Roger Waters: İsrail’in Filistin’de yaptıkları akıl alacak gibi değil"

"Roger Waters: Türkiye laik ve demokratik bir ülke. Kimliğini bulmak ve birlik içinde yaşayabilmek için mücadele veriyor. Hem de sadece kendi içinde vermiyor bu savaşı. Politik ve dinsel köktencilikle benim uzaktan gördüğüm kadarıyla epeyce kahramanca mücadele ediyor…"

"Roger Walters: Eğer Türkiye’de yaşayanlar ülkede olup bitenlerden medya aracılığıyla haberdar olabiliyorsa bu bile bir şeydir. Bazen başka ülkeler diğer ülkelerin iç politikasına o kadar karışıyor ki olup bitenlerden gerçekten bihaber olabiliyor ülkenin halkı, dolayısıyla da karar süreçlerine katılamıyor. Özgür irade çok önemli bir kavram." diyor...
http://fotoanaliz.hurriyet.com.tr/galeridetay.aspx?cid=69372&rid=4369&p=1

Ama sen bu isyan dolu ruh'un dikkat çekici sözlerinin üzerinde bile durmadın...

Bizim Elif, "Kendince" yapmış bir söyleşi işte...

Hakikaten düzmece sorularla bir "röportaj" yapmışsın, ama karşılığında aradığın cevapları bulamamışsın... 

Son bir not da basına: 

Bu röportajı ön plana çıkaracak onca konuşmanın arasından cımbızla çekerek bulunan üst manşet:



Anlaşılacağı türden ve  hiç âlâkası olmayan "Genelev macerası..." olmuş ya... Pes!

Ve...

Sağlam bir duruş sergileyen Roger Waters'a teşekkürler, seni bu yüzden büyük beğeniyle dinliyor, hayranlık duyuyorum... 

Elif Hanım'a gelince: 

Ne çektik senden be... :)


Sevgi ve saygılarımla!


Image"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

25 Temmuz 2012 Çarşamba

The Elif Şafak















"Toprağın üstünde şerefsizce yaşamaktansa, toprağın altında yatmayı ŞEREF sayarız!" Halide Edip, Sultanahmet Meydanı




"Beyoğlu'ndaki Fransız Saray˝ında düzenlenen törene, Fransa'nın Türkiye Büyükelçisi Laurent Bili",
...

Romanda, Ermeni Soykırımı'nın unutulması konusunu büyük bir incelikle ele aldığınız bölümlerden dolayı Türklüğe hakaret ettiğiniz gerekçesiyle hakkınızda soruşturma açıldı. Ne mutludur ki, bu karanlıkçı davadan vazgeçildi. Ama yine de bu tecrübenin sizi derinden etkilediğini biliyorum. Ne mutlu bizlere ki, geçirdiğiniz bu zor zamanlar, Türk toplumunun bilinçaltı üzerine çalışmanıza devam etmek konusunda cesaretinizi kırmadı." dedi.

Bili konuşmasının sonunda Elif Şafak'a fikir özgürlüğü hizmetindeki entelektüel çalışmaları, kültürler arası diyaloğa ve insan haklarına yaptığı katkılardan ötürü, Fransa Cumhuriyeti Kültür Bakanı adına Sanat ve Edebiyat Şövalyesi(Chevalier dans l'Ordre National des Arts et des Lettres) nişanını takdim etti." 10 Temmuz 2012, Hürriyet


Halide Edip Adıvar..

Kurtuluş Savaşı yıllarında Anadolu'da tanık olduğu olayları, direnişleri, kahramanlıkları, ihanetleri bizzat gözlemlerine dayandırarak gerçekçi konularla Milli Mücadele'de bizzat rol alan, dönemin dünyaca tanınmış kadın Türk yazarıdır.


"Yazar" Elif Şafak'ın yaptı(rıl)ğı gibi, "Türk toplumunun bilinçaltı üzerine çalışma yapma" ile ünlü olmasının aksine, bilakis, Türk toplumunu "1919'da Sultanahmet Meydanı'ında, İzmir'in işgalini protesto mitinginde yaptığı etkili konuşması" ile ünlüdür, Halide Edip...


Bugün, Halide Edipler bir kenara....

Batılı güçlerce belirlenerek ele alınan konular üzerinden "Türk toplumunun bilinçaltı üzerine çalışma yapan" Nobel ödüllü Orhan Pamuk ve "Edebiyat Şövalye"li Elif Şafak türü "yazar"lar, inanılmaz pohpohlanarak baş tacı yapılıyor..


Öte yandan,

Fransız Büyükelçisi, Türklüğe hakaret ettiği için dava açılan sözde "yazar"ların geçirdiği süreci "zor günler" olarak nitelendiriyor...


O vakit sormak gerekiyor, "zor günler" kime göre acaba?

Eğer Türk milleti içinse, söyleyeceğim şudur:

Asıl "zor günler", Türk milletinin hakarete uğrayıp, iftiralara maruz bırakılmaya başlayan sürecin tetikçiliğini yapan sözde "yazar"ları"mız"ın bizi arkadan hançerlemesiyle başlamıştır... Ki zaten Fransız Büyükelçisi de bu süreci çok açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur:

Ne diyor bu "ifade"de:

"Türk toplumunun bilinçaltı üzerine çalışma yapma"...

Yok bu "zor günler" eğer, Batılı emperyalist güçler adına ise,

Haklıdır Büyükelçi; zira o vakit , bu süreç, onlar adına gerçekten zor günlerdi...

Valla ne diyeliim... Elif Şafak,


Aldığın Fransa Cumhuriyeti Kültür Bakanı adına Sanat ve Edebiyat Şövalyesi (Chevalier dans l'Ordre National des Arts et des Lettres) nişanıyla gurur duyarsın gari...

Ha sakın ola,

Bizim adımıza gurur duyma, olur mu?

Çünkü bu "ödül"ü kendin ve emperyalistler için aldın!!!

O zaman,

Tebrikler The Elif Şafak...


Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

25 Mayıs 2012 Cuma

Bunlar mı Bize Örnek..?











"Onlar başka milletlerin miskin yurttaşlarının bütün yaşamlarını iyi-kötü kavgası ve erdem üzerine laf yaparak geçirdiklerinden haberdardı; yalan konuşan ve bilgiçlik taslayan birçok kibirli insanın kendilerini erdemli olarak tanıtıp öteki ulusları barbar kalmakla suçladıklarından da haberdardı; ne zaman ki onların ahlâk anlayışlarını incelediler, o zaman aşağılık olanın aslında kimler olduğunu gördüler." Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev, Jean Jacques Rousseau, sf:42




"Bir yazar, bir banka reklamında yer alıp, kitlesini kredi kartı kullanmaya, tüketime teşvik eder mi..
Taraf'ın sivri dilli televizyon eleştirmeni Telesiyej "kredi kartı reklamında oynayan yazar Elif Şafak"ı yerden yere vurdu. "Bir yazar, bir banka reklamında yer alıp, kitlesini kredi kartı kullanmaya, tüketime teşvik eder mi yavu?" 23 Mayıs 2012, Vatan


"Deniz Seki, uyuşturucu ticareti yapmaktan aldığı bu ceza Yargıtay’da onaylanırsa 3 yıl 7 ay daha hapiste yatacak" 23 Mayıs 2012, Vatan


Valla bunlara "sanatçı" diyorlar, "edebiyatçı" diyorlar...


Siz hiç gerçek bir sanatçının bu tür kirli işlerle uğraştığını duydunuz mu?

Ve gerçek anlamda bir edebiyatçının insanlara hayatı sorgulamaya teşvik etmek yerine, tüketime, halkın sorunlarından uzak bir yaşama sevk ettiğini gördünüz mü?


Tabii ki de hiç kuşkusuz,

Hayır!

Topluma örnek olacaklara bakar mısınız?

Birisi uyuşturucu ticareti yapmakla suçlanmış,

Ötekisi de toplumu tüketim çılgınlığına sürüklemenin reklamıyla meşgul...

Valla ne âlâ...


Birilerinin teşvikiyle ve arkalarına aldıkları "güç"le "ünlü" olan sözde "sanatçı"ların olacağı bu işte...


Toplumda belli başlı aşırılıklar ve kimi kötü alışkanlıkları gözden düşürme yerine onları erdem haline getirip ve insanlara da bu "erdem"leri taşımaya mecbur eden sistemin sözde sanatçılarıdır bunlar.

Yanılmıyorsam Türklüğe küfür ederek adından söz ettiren ve "yazarlığını kanıtlayan"lardan birisi de Elif Şafak.


Bu sözde sanatçılar, milletin ortak değerlerine sahip çıkmak yerine onları aşağılayıp, değersizleştirerek topluma yepyeni bir kimlik kazandırmayı kendilerine görev edinmişlerdir. Zira başka türlü onların oralarda barınmaları mümkün değil!!!

Bu vesileyle becerdikleri bu mükemmel (!) işe karşılık, kendilerinin oluşturdukları sınıfsal ayırım üzerinden halkdan kopuk yaşamayı da bir marifet, bir üstünlükmüş gibi sunmayı da ihmal etmiyorlar!


Apaçık etkilerinin hissedildiği ve bir toplumun aleni yozlaştırıldığını görerek yaşadığımız bu süreçte ne yazık ki, ahlaki bozulma dediğimiz namuslu yaşamın yerini vicdansızlığın, zalimliğin aldığını üzüntüyle görüyoruz...


Bir yanda sersefil, bir lokma ekmeğe muhtaç yaşayanlar...


Öte yandan, arsızca ve umarsızca yaşayanlar...


Demem o ki...

Gerçek anlamda sanatçı, işte bu çelişkiyi eleştirel üslûptaki sanatıyla halka sunarak hayatın mânasına dikkat çekmeyi başaran; ve mütevazı yaşamıyla halkın içinde olabilen kimselerdir... Çok uzağa gitmeden bunu hemencecik izninizle örneklendirelim;


Sazıyla, sözüyle, mütevazı yaşamıyla pekçok örnek sanatçımızdan bir tanesi,

Neşet ERTAŞ...


Sevgi ve saygılarımla!


Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (A.S.)