Hitler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hitler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ekim 2019 Cuma

Derin Devlet




Kimin söylediğini bilmiyorum ama, kim söylediyse ağzına sağlık dedirten bir video çekimindeki herkesin yüreğine tercüman olan o sözleri aynen aktarıyorum:

"Ben şimdi kalksam, komşunuzun bahçesine girip köpeğini öldürsem ve bunu yapmam için ben sizin tuttuğunuzu söylesem?

ABD'de yaşıyorsanız, devlet size aynen böyle yapar. 

Amerika bir ülkeden çıkıp öbürüne giriyor, ana akım medya ise tuhaf bir şekilde susuyor.

Afganistan, Suriye, Pakistan, Türkiye, Libya ve daha başka ülkelere giriyorlar.

Canlarının istediğini bombalıyor, istediklerini öldürüyor, yerle bir ediyor ve bunu yasal temellere dayandırmadan, diğer ülkelerin rızası olmaksızın, Cenevre Sözleşmeleri kadar eski bir sözleşme de dahil uluslararası anlaşmaları açıkça ihlal ederek yapıyorlar.

Dünyanın yeni kötü adamı biziz.

Ve sizin bayrağınız, sizin yüzünüz bu kampanyaların sembolü haline geliyor. 

Almanya'nın 1939'da yaptığı gibi, Amerika'da bugün ülkemize hiçbir şeklide tehdit teşkil etmeyen bir sürü ülkeye, sayısız topluluğu sebepsizce korku ve ölüm saçıyor. 

Tüm bunları bizim ordumuz, hükümetimiz ve ana akım medyanın adını bile anamadığı kurumsal derin devlet yapıyor, sizin adınıza savaş suçları işliyorlar. 



Komşunuzun köpeğini vurdular ve bu sizi rahatsız etmiyor sanki.

Almanların Hitler'i alkışlaması gibi, Amerikalılar da bu mazereti olmayan eylemlerin onların güvenliğini sağlayacağını sanıyor.

Halbuki tam tersinin olması kaçınılmaz. 

Bu sonu gelmeyen zulmü gerçekleştiren ordumuz daha fazla teröre davetiye çıkarmakla kalmıyor. 

Tıpkı 2. Dünya Savaşı'nda dünyanın Almanya ve Japonya karşısında saf tutması gibi. 

Rusya ve Çin'in ve onların müttefiklerinin bizim karşımızda yer almasına neden oluyorlar. 

Geçmişte yaşanan trajedilere baktığımızda alaşağı edilenin sadece Alman hükûmeti ve liderleri olmadığını görüyoruz.

2. Dünya Savaşı'ndan sonra Alman halkı aşağılandı, aç bırakıldı, eziyet gördü ve öldürüldü.

Kadın, erkek, çocuk demeden tüm Alman halkı seçilmiş liderlerinin eylemleri yüzünden suçlandı ve cezalandırıldı.

ABD'nin küresel zulmünün ve yabancı insanları kendi topraklarında topluca katletmesinin karşısında durmuyorsanız, siz de gelecekte muhtemelen hedef haline geleceksiniz.



Amerikalı gibi mi görünüyorsunuz?

Diyelim ki ordumuzun bombaladığı ve işgal ettiği bir müslüman ülkeye ayak bastınız.

Un ufak olmuş evinin enkazından evlatlarının cansız bedenlerini çıkartan biriyle göz göz geldiniz.

Sizce bu insanlar size nasıl davranır?

Savaşın her türlüsü kötü ama ABD'nin yürüttüğü savaş kötünün de kötüsü.

Tek taraflı zorbalık, nedensiz işgaller, rastgele seçilmiş hedeflere karşı silahlı, siyasi haçlı savaşları yürütme bahanesiyle başka ülkelerin kaynaklarının sömürülmesi...

Evlerini, canlarını, sevdiklerini kaybeden ve çoğu da tüm bunların neden yaşandığını bilmeyen insanlar... 

Hiçbir propaganda, diplomasi ya da  dış  yardım ordumuzun yaptığı ve yapmakta olduğu şeyi telafi edemez. 

Gencecik askerlerimizin büyük bir dava için öldüklerini ya da uzuvlarını kaybettiklerini açıklayacak hiçbir  mantıklı açıklama yoktur.

Tüm bunlar olurken savaş karıştı bir söylemde dahi bulunamayacak kadar beynimiz yıkanmış durumda mı?

Konfederasyon bayrağı bugün ülkemizde yasaklanıyor, çünkü çoğu kişiye köleliği gericiliği ve adaletsizliği hatırlatıyor.

Nazi bayrağı soykırımın simgesi.

Peki ya onların ülkelerini işgal ederken, evlerini yıkarken, dost ve sevdiklerini öldürürken dalgalandırdığımız ABD bayrağı dünyanın geri kalanı için neyi temsil ediyor?



Dünya ABD bayrağını bundan sonra nasıl görecek?Çok gurur duyduğunuz bayrağınızı dalgalandırmanın, insanların ülkesini, canını, kültürünü ve toplumunu yağmalayıp  yerle bir eden ordumuzun, derin devletimizin...

Paralı askerlerimizin hali hazırda o çok sevdiğiniz bayrağı sallaya sallaya ziyaret ettiği insanlar sizi hedef haline getireceği günler de gelecek.

Ben tek başıma ordumuzu, kongremizi, başkanımızı ve derin devleti bu ülkeleri işgal etmekten alıkoyamıyorum.

Bu mesajı da  bu yüzden , Amerikalıların uyanması ve kendilerine dünyanın geri kalanının gözüyle bakması için yayınlıyorum.

Hareketlere imza atmazsak siz de ben de suçlanacağız, sorumlu tutulacağız. İntikam, nefret ve cezaların hedefinde biz olacağız." Watsap'tan  alıntıdır.




Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

13 Ocak 2017 Cuma

İnsan Hayatına Fransız'sınız, Yazık!


Fransız şarkıcı Frederic Fromet, yılbaşı gecesi İstanbul'da Reina'ya yapılan tedhiş saldırısı sonrası hazırladığı  şarkının korkunç sözleri şöyle:

"Bombalama eylemi İstanbul'da çok güzel geçiyor. Hele Reina'da. Eğer bizden bir kurban varsa problem. Ama yoksa, ölenler bizim için problem değil. Türkler ağlamalı zırlamalı güzel bir yılbaşı geçirdi. Sıcak diskotekte oynarken bomba patladı ve hepsi öldü. Güzel bir yılbaşı. Suriye'desiniz ama kendi derdinizle uğraşın" 10 Ocak 2017, İHA

Bu haberi okurken aklıma ilk gelen, HİTLER oldu. Zira ölenleri "problem görmeyen" zihniyet,..

Hitler...

"Hayatı sonsuz bir savaş olarak görür ve, "Dünya en uygun olanın yaşadığı, ve en kuvvetlinin hükmettiği bir yabanlar ormanıdır," der. Bir yaratığın başka bir yaratığı yiyerek yaşadığı, zayıfın ölümünün kuvvetlinin yaşaması demek olduğu bir dünyadır bu.

Bu fikir Kavgam'da birtakım büyük lâflarla anlatılmıştır. "Sonunda kendi varlığını koruma güdüsü muzaffer olacaktır... İnsanlık yalnız sonsuz savaşlarla gelişmiştir. Sonsuz barışta insanlık sadece çöker... Tabiat... canlıları yeryüzüne salar ve onların serbest didişmelerini seyreder. Sonra sevdiği yavrularına efendi olmak, cesarette ve akılda güçlü çıkmak hakkını bağışlar... En güçlü olan hâkim olmalıdır. Zayıfla karışıp kurban olmamalıdır. Ancak doğuştan zayıf olanlar bu düşünceleri zâlimlik sayabilir..." Hitler'e göre, kültürün muhafazası "zorunluluğun sert kuralına, dünyada en iyi ve en kuvvetli olanın zafer kazanması hakkına bağlıdır. Yaşamak isteyenler dövüşmelidir. Ve bu sonsuz savaş dünyasında, dövüşmek istemeyenlerin yaşama hakkı yoktur. Bu, zor da olsa... böyledir!" Nazi İmp. Doğuşu-Yükselişi-Çöküşü Wıllıam L.Shırer, 1. cilt sf:146


Dolayısıyla, BATI'nın oyunlarıyla işin içinden çıkılmaz bir hâl alan, bize göre Batı Asya, İngiltere'ye göre Orta Doğu diye adlandırılan, Batılı güçlerin ve de Amerika'nın sinsi plânlarıyla coğrafyamız ne yazık ki önce "bataklık" yapıldı. Bilahare de üreyen sivrisinekleri öldürmek için, "fıs fıs" havadan ilaçlama yapmak için bir bakıyorsun, "koalisyon güçleri" olarak hepsi bu bataklığa üşüşmüşler. Maksatları coğrafyamızı "sıtma"dan korumak!.. Tıpkı "Yaşamak isteyenler dövüşmelidir. Ve bu sonsuz savaş dünyasında, dövüşmek istemeyenlerin yaşama hakkı yoktur" diye düşünen Hitler gibi...

Demem o ki...

Barbarlığın tarihini yazan emperyalist güçler için, insan hayatının ne zaman kıymeti oldu ki!.. O sebeple alçakça yazılmış bu şarkı, bir Fransız'ın  IŞİD  zihniyetinden hiçbir farkının olmadığının açık ve net bir göstergesidir.


Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

29 Mayıs 2016 Pazar

ALMANYA





"Ulusların yaşam öyküleri bir avuç insanın yaşam öyküsü kapsamı içinde ele alınmaz, çünkü o bir avuç insanla uluslar arasında ne gibi bir ilişki bulunduğu henüz açıklanabilmiş değildir. Bu ilişkinin, halk ortak iradesinin belli bir takım tarihsel kişilere devredilmiş bulunmasına dayandığı varsayımını ileri süren kuram, tarihsel deneylerle doğrulanmayan bir hipotezden ibarettir." Savaş ve Barış 4. Cilt sf:492, TOLSTOY

Eyy Almanya!

Bırakın bu düzmece yalanları!

Bırakın 100 yıl öncesindeki yaşananları da siz, asıl yaşadığımız bugünlere bakın!!!

Bugün enerji coğrayasının asıl sahibi bölge insanları, niçin batıya doğru öbek öbek göçüyor?

Niçin milyonlarca insan evini barkını, vatanını, toprağını terk ediyor?

Niçin insanlar ölümüne kaçıyor?

Bir taraftan da bu insanlara soykırımın daniskası yapılıyor!

Milyonlar öldürüldü...








O sebeple... 

"Tarihin amacı eğer insanoğlunun var olduğu günden beri ulusların süregelen hareketlerini anlatmak ise, -geri kalan bütün öbür noktaların aydınlığa kavuşturulabilmesi için- her şeyden önce şu sorunun cevabını vermesi gerekir; kavimleri harekete geçiren güç nedir?" TOLSTOY Savaş ve Barış 4.Cilt, sf:473


Eyy Almanya!.. 

Senin elin çok kanlı...

Tarihin en büyük, en karanlık ve en insanlık dışı katliamını siz yaptınız!

Dolayısıyla, işlediğiniz insanlık suçunuzu başkalarının üzerine atarak kendi vicdanınızı rahatlatmayı  bırakın!

Asıl sizler... dün olduğu gibi  bugün de insanlığa karşı işlemekte olduğunuz alçakça suçların, katliamların, soykırımların  hesabını önünde sonunda tarih önünde  mutlaka vereceksiniz!





"Türkiye'nin sözde soykırımla suçlanması ise ayrı bir anlam taşımaktadır. Türkiye'yi suçlu ilan etmek için yürütülen "Ermeni soykırımı" kampanyası, Atlantik'in öte yakasında başlatılmıştır ve sürdürülmektedir. 2000 yılı Ekim ayında ABD Temsilciler Meclisi Genel Kurulu gündemine gelen "Ermeni Soykırımı'na İlişkin ABD Kayıtlarının Teyidi Kararı" ve son olarak Temsilciler Meclisi'nin Dışilişkiler Komitesi'nde kabul edilen tasarı, ABD eyaletlerinde ve NATO ülkeleri parlamentolarında kabul edilen Ermeni Soykırımı kanun ve kararlarına örnek oluşturmuştur.

Bu karar ve kanunların hedefinde açık olarak Türkiye'nin ulusal devleti bulunmaktadır. ABD tasarının 1. maddesinde soykırımın 1915-23 yılları arasında gerçekleştirildiği ifade edilerek Türkiye'nin Kurtuluş Savaşı "insanlık suçu", Atatürk ise "soykırım suçlusu" ilan edilmektedir. Bir taraftan da Anadolu'nun işgali aklanmaktadır. Bu şekilde TÜRK ulusal devletinin bir soykırımla kurulduğu karar altına alınırken Türkiye Cumhuriyeti'nin temelleri dinamitlenmektedir. Tasarının 19. maddesinde atıf yapılarak Sevr Antlaşması'nın uluslararası hukukun tepesine oturtulması  bu bakımdan anlam taşımaktadır. 

Batı yönetimleri ve kamuoyu tarafından son zamanlarda dünya gündemine yerleştirilen sözde soykırım iddialarının, diğer tehditlerden bağımsız olmadığı açıktır." Türk-Rus Diplomasisinden Gizli Sayfalar sf:347-348, Mehmet PERİNÇEK

Dolayısıyla...

Biz soykırım yapmadık!

Biz soykırımcı bir millet değiliz!

Biz millet olarak,

Türk milleti olarak,

Alnımız açık, yüzümüz ak!

Ve  kıskanarak baktığınız şanlı tarihimizle,

Yok etmeye çalıştığınız Türklüğümüzle,

Gurur duyuyoruz!

Ne mutlu Türk'üm diyene!


Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

16 Ağustos 2013 Cuma

"... Biz Rusça Konuşanı Seçtik"
























Afganistan, Irak, Libya, Suriye, Mısır...


Önce müslüman halkların başına diktatörler getiriliyor, ardından o diktatörler, bir şekilde kurgulanan plânlar eşliğinde,  bir bir  alaşağı ediliyor. Üstelik  müslüman halklar birbirine kırdırılarak...

Mısır'da askeri darbe olmasaydı bu kadar çekici gelmeyecek, savunulmayacak, yönetimin feodal olduğu, başlarındakilerin de bir diktatör olduğu, uyuşturulmuş kendi halkı dışında çoğunlukça kabul edilecek birisi olacaktı.

Arap Yarımadası, yani müslüman coğrafya kan revan içinde...

Olan yine masum halka oluyor, bir diktatör gidiyor, yerine başka birisi geliyor. Bunu şöyle de tanımlayabiliriz; hani, "İşgal altındaki Rus köylülerinin ikinci dünya savaşında Hitler ile Stalin arasında kaldıklarında söyledikleri, "ikisi de birbirinden beterdi, biz Rusça konuşanı seçtik" gerçeği gibi..

Hepsi bu... 

Demokrasi diye diye

Düşünemez, beyinleri bir şekilde uyuşturulmuş, akıllarını kullanamayan bir toplum yaratıyorlar... Sonra bu toplulukların başına sırayla diktatör tayin ediyorlar...

"Seçilmiş..."

Seç...

Miadı dolana kadar beğen...itaat et.

Sonra mı?

Meydanlar ikiye bölünüyor...

Tıpkı,

Tahrir, Adeviye gibi.


Sözün özü;

Müslüman müslümanı kırıyor, boğazlıyor...  Meydanlar da tıpkı "horoz dövüşü"nde olduğu gibi taraftar toplayıp birbirine "üstün"lüğünü göstermeye devam ediyor, ettiriliyor!

Hangimiz daha "müslüman"ız yarışı gırla gidiyor....

Ölen de, öldüren de müslüman!

Seyreden, elini ovuşturan,  Haçlı...

Ve...

Can simidi olarak... devreye yine.. aynı "güç"ler giriyor.

Umarım tüm bu acı gelişmelerden cümleten -acil olarak- ders alırız...




Sevgi ve saygılarımla!


Image"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

25 Mayıs 2013 Cumartesi

Güneş Balçıkla Sıvanmaz


"O kişisel kazanç ile ün peşinde koşan bir diktatör değil gelecek kuşaklar için sağlam temeller atmaya uğraşan bir kahramandı." Prof. Walter LWRIHT Jr.











Günümüz diktatörleri'nden...

40 milyar dolar serveti, altın kaplama uçakları ve 7 bin arabası olan, 1188 odalı sarayda yaşayan Brunei Sultanı Hassanal Bolkiah











Dünyanın en zenginlerinden biri olan Suudi Prensi El Velid bin Talal, dünyanın en büyük uçağı A380'i kendi zevkine göre döşetiyor. 863 milyon liralık uçan sarayda konser salonu, otomobil garajı hatta Türk hamamı bile var








Yunan adalarının müdavimi Katar Emiri Şeyh El Tani, Yunanistan'da 6 ada satın aldı.



Katar Emirinin yurt dışı seyahatlarında yanında götürdüğü gözde eşi olan Mozah bint Nasser, 30 milyar Euro servete sahip eşi sayesinde dünya jet sosyetesinde önemli bir yere sahip.

Geçmişteki faşist liderlerden...

Hitler, Mussolini gibi faşist liderler, alt yapısı bilim dışı ve aldatmaca üzerine kurulan ideolojileriyle insanları baskı altına aldılar ve tarihe kara leke olarak geçtiler...

Tıpkı bugün onların fikirlerini izleyen Almanya'daki neo-faşist Naziler gibi. Bu ırkçı hareketler, "işsiz güçsüz sokak serserilerinden, uyuşturucu bağımlılarından, cani ruhlu insanlardan oluşmaktadır" ve faşist karakterin tüm özelliklerini üzerlerinde taşıyorlar... Yani faşizmin temel hedefi olan, kan, hırs ve fanatik ruha sahip olma gibi.

 Sahi...    

Atatürk öleli tam 75 yıl oldu... Türk halkı yediden yetmişe onu, her geçen gün kat kat artarak büyüyen bir sevgiyle bağrına basmaya devam ederken, birileri O'na "faşist", "diktatör" diyerek faşizmin âlâsını yapmaya çalışmıyor mu?

Ve...

Sözüm; eli kanlı tedhiş örgütü elebaşısı ve bebek katilini faşist olarak görmeyip de, Atatürk'e "faşist" deme küstahlığını gösteren; ve "profesör" ünvanıyla söylemini sözde bilimsel bir şeymiş gibi sunan Baskın ORAN'a; gerçek manada faşizmi iliklerine kadar yaşamış bir milletin yani  Alman Illustrierte Dergisi'nin Atatürk için yazılan bir değerlendirmesiyle olacaktır:


Atatürk'e ithafen:

"Kendisinin tarihsel büyüklüğü, yapıtı olan yeni Türkiye'ye bakılarak bu günden ölçülebilr. Çelik gibi azim ve çabası, uzağı gören akıl ve bilgelikle birleşmiş olan bu gerçek halk önderi ve devlet adamı; Anadolu dağlarının en uzak ve ıssız köşesindeki köylere bile başka bir ruh aşılamıştır."

Sorum çok açık:

Hangisi faşist?!

Sevgi ve saygılarımla!


Image"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)