8 Kasım 2011 Salı

Bayram Tadında...











"Yalnız seni sevenleri sevmek sevgi değil, değiş tokuştur." Cenap Şahabettin


Bugün bayramın 3. günü...


Bu bayram, benim adıma oldukça hüzünlü geçiyor diyebilirim... Zira ülkemiz art arda birbirini izleyen felaketler zinciri içerisinde... Üstüne üstelik yakınımı kaybetmenin acısını da koyun bunun üzerine...

İşte...

Buruk bir bayram bu bayram benim için.

Ama yine de bayram havasında, bayram tadında yazmak istedim...


BAYRAM...

Alnımız açık, başımız dik bir şekilde hayatı yaşayabiliyorsak şayet;


İnsanlığa ve hayata dair olumsuz gelişen en ufak bir şeyde burnumuzun direği sızlıyorsa eğer;


Ve kalbimizin insanlık önünde işlenen suçlar karşısında bir şeyler yapabilmek için çırpınmasına karşı koyamıyorsak; çaresizce...

Haksızlığın önünde eğilmeden ve yılmadan direnme gücüne sahipsek,

İşte o zaman hayatı hep bayram kılmışız demektir kendimize ve insanlığa.

Bu vesileyle sevdiklerimizle "çocuk kahkahası" tadında bir bayram geçirebilmemiz umuduyla,


Kurban Bayramı tüm İslâm dünyasına mübarek olsun...


Sevgi ve saygılarımla!


Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (S.A.V.)

4 Kasım 2011 Cuma

Bu Uyarıya Dikkat!















"Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı hepsi aynı ülkenin evlâtlarıdır ve aynı cevherin damarlarıdır..." Mustafa Kemal ATATÜRK



"HAKKÂRİ'nin Çukurca İlçesi’nde operasyonda öldürülen Sezer Arslan’ın ailesi, çocuklarının terör örgütü tarafından kandırıldığını belirterek Muş’un Korkut İlçesi’ne bağlı İçboğaz Köyü’ndeki taziye evini Türk bayraklarıyla donattı." 4 Kasım 2011, Hürriyet

Baba Mehmet Arslan,

"Oğlumu okuması için Hakkâri’ye gönderdim. Orada kandırıp dağa çıkardılar. Bizim ordumuz, bayrağımız birdir. Biz hain değiliz. Oğlumu öldürdüler, başkaları ölmesin istiyoruz. Biz Müslümanız, aynı vatan, aynı bayrak altında yaşamak istiyoruz" diyor.

Asırlardan beri devletine ve milletine sadık insanlar olduklarını belirten amca Halil Arslan da,

"Polisimizi ve askerimizi öldürerek hiçbir şey kazanamayız. Biz Çanakkale'de 7 düvelle savaştık ve devletimizi kurduk. Artık kimseyle savaşmayacağız" diye konuştu.


Demek ki neymiş?

"Kürt kökenli" vatandaşlar olarak,

Tek bayrak, tek millet olmaktan asla gocunmayan insanlarımız; birlikteliğimizin bozulmaması için FERYAT ediyorlar!

Bundan ötesini,

Sakın denemeye kalkışmasınlar!

Sevgi ve saygılarımla!

Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (S.A.V.)

2 Kasım 2011 Çarşamba

Son 24 Saat...
















"Bizim halkımız, menfaatleri birbirinden ayrılır sınıflar halinde değil tam aksine varlıkları ve çalışmalarının sonuçları birbirine gerekli olan sınıflardan ibarettir." Atatürk



Bugün 2 Kasım 2011...

Sabah erken saatlerde göz gezdirdiğim gazetelerden...

Sadece bir büyük gazetemizin vermiş olduğu üst haberlerin başlığıyla yazıma izninizle dikkat çekmek istiyorum:

* "Benim Babam yok!"

* "Kızını bıçaklayıp "kızımı kestim, gidin bakın" diyen baba..."

* "Grup Seks Skandalında Yeni Gelişme"

* "Utanç veren bir haber daha! Biga’da dört liseli genç 17 yaşında hamile bir kadına tecavüzden tutuklandı."

* "14 yaşında kızı 10 bin TL’ye 70’likle evlendirdiler"

Ve bu haberlerin yanında bir de geçmişte yaşanan ve utançların en büyüğü olarak gördüğüm bir haberin devamı sayılan karara yönelik...

* "N.Ç. kararına isyan büyüyor

Bakan F.Şahin "Kendi vicdanımda da ben bir kadın, bir anne olarak bunu kabul edemiyorum"

Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 13 yaşındaki bir kız çocuğunun “sanıklarla kendi rızasıyla birlikte olduğu” doğrultusundaki yerel mahkeme kararının onamasını kabul edilemez ve kaygı verici olarak niteledi."



Pekii; sadece bugünün (ki her biri kendi içerisinde sosyolojik anlamda tek tek ele alınmaya muhtaç) haberleri başlığıyla öne çıkan; ve üst habelerde büyük büyük başlıklarla yer bulan bu iğrençlikleri nasıl değerlendirmeli dersek... Valla ne diyeyim ki... Ben olayların sosyolojik kısmına değinecek değilim...

Ancak kıssadan hisse babında sadece önemli bir "etken"in üzerinde kısaca yine bir haber üzerinden yorumumla yazımı izninizle tamamlamak isterim:

"Türk televizyon tarihine damgasını vuran Binbir Gece dizisindeki “150 bin dolarlık ahlaksız teklif” sahnesinden sonra “Adını Feriha Koydum”da da Emir ve Feriha’nın sahneleri de olay yaratacak.

Dizinin yeni bölümünde Emir, Feriha’dan borçlarını ödemesini istiyor. Fakat Feriha “O parayı 1 ayda ödeyemeyiz” cevabını veriyor.

Emir de bu cevap üzerine Feriha’ya “Ama sen bir gecede ödeyebilirsin. Borcunuzu bu gece ödemeye ne dersin Feriha” diyerek borçlarına karşılık bir gece teklif ediyor. Feriha’nın bu teklife ne cevap vereceği ise merak konusu oldu." 19 Ekim- 22 Ekim 2011, Hürriyet


Gördünüz ve okudunuz değil mi "haber"i?!

Ne yazık ki kendimizin zannettiğimiz televizyonlarımız milletimize bunları öğretiyor...


İnsanların zor durumlarda nasıl bir yönteme baş vuracağına dair "sinyal"ler diye algılamak mümkün mü derseniz?.. Şahsen ne bileyim... Hergün gazetelerden edindiğimiz haberlere bakarsak, cinayetlerin havada uçuştuğu, ahlaksızlığın dizboyu yaşandığı bir zamanda, insanlara "seçenek" sunan "çare" tarif eder gibi diziler için ne düşünmeli?!

Bu diziler ne amaçla hazırlanıyor?!


Ve de en önemlisi...

"Ahlaksız teklif" başlığıyla ne verilmek isteniyor?

İsterseniz "kadın programları"na da şöyle bir göz atın bakın bakalım, halkımız "neler yapıyor?", insanlarımız ne durumlara düşmüş... İzlerken utanç duyduğumuz, ama ne yazık ki toplumumuzun içler acısı hallerini birebir ekrandan izlerken, rezaletin bu kadarına da "pes" dedirtecek hayatların varlığı; tıpkı en başta vurguladığım gazetelerin birinci satırlarına yansıyan olayları değerlendirirken... "Ne oldu da toplumumuz bu noktalara geldi?" diyorsanız;


Yukarıdaki örnek model (Ahlaksız teklif...) diziler, her şeyi yeterince anlattığı kanaatini taşıyorum.

Sevgi ve saygılarımla!

Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (S.A.V.)

28 Ekim 2011 Cuma

Sonsuza Dek Payidar Kalacak...

cumhuriyet

"İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal... İkincisini 'ben' kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!" Mustafa Kemal ATATÜRK



Kimsesizlerin kimsesi Cumhuriyetimizin yarın 88. yılını kutlayacağız...


Her şeye rağmen...

Milletimizi biribirine düşermek gayretleri süratle devam ederken...

Doğal afetleri bile fırsat sayıp, yüce halkımızı kine, nefrete yönlendirecek söylemleri hiç utanmadan, sıkılmadan ortaya atanlara inat...

Ulusumuz Van depremi ile birlikte daha da güçlü bir şekilde milli dayanışmasını net bir şekilde ortaya koymuştur!

Bu sayede dayanışmayla beraber Cumhuriyet'imize olan bağlılıklarını ve güvenlerini cümle aleme göstermiştir!

Büyük Türk milletinin onurlu geçmişi ile;

Bu kanlı coğrafyada dimdik ayakta kalabilmesi...

Özgürlüne sahip çıkabilmesi...

Aklın ve bilimin hakim kıldığı, Atatürk'ün emaneti Cumhuriyet'imizin varlığıyla mümkün olduğunun altını önemle çizmek isterim.

Bu büyük bayramın milletimize BİRLİK, vatanımıza BÜTÜNLÜK getirmesi dileğiyle...

Büyük TÜRK milletinin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlu ve mutlu olsun...

Sevgi ve saygılarımla!

Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (S.A.V.)

25 Ekim 2011 Salı

Bu Sözler Bizi Nereye Götürür..?!
















"Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı hepsi aynı ülkenin evlâtlarıdır ve aynı cevherin damarlarıdır..." Mustafa Kemal ATATÜRK



Ülkemiz art arda felaketler yaşıyor...

Bir yandan onar onar şehit haberleriyle sarsılırken, diğer taraftan da doğal afetin altında ezilen yüzlerce vatandaşlarımızın acısını yüreğimizde yaşıyoruz...

Van'da meydana gelen depremin ardından yaşanılan acılar hepimizin yüreğini dağlıyor... Kalbimiz Vanlı vatandaşlarımızla birlikte...


Onlara millet olarak "acil geçmiş olsun" diyoruz...


Selahattin Demirtaş depremin yıktığı Van’da yapılan yardımlarla ilgili, "Türkiye’nin dört bir yanından gelen yardımlarda kardeş kokusu, kardeş selamı var. Herkese teşekkürler" dedi.


Oysa Türk insanı hep böyleydi...

Biz ki Mevlana'nın, Hacı Bektaşı Veli'nin, Yunus Emreler'in çocukları değil miyiz?!

Ve geçmişte olduğu üzere bugün de yardım elini, yardıma muhtaç herkese uzatmayı kendisine bir görev saymıştır milletimiz...

Kaldıki aynı kaderi paylaşmış, aynı inanca bağlı, aynı dili konuşan, aynı kültüre sahip ve birbiriyle et-tırnak olmuş kardeşine mi el uzatmıyacak, Sayın DEMİRTAŞ!!!


Ne zamandan beri biz kardeş değiliz ki?!

Bin yıllık kardeşliğimizi unutup, bugün bunu yeni fark eder gibi söylemlerde bulunmak size yakışıyor mu?


Anlaşılan o ki... Sn. DEMİRTAŞ, bin yıllık kardeşliğimizi daha yeni görmüş... :(

Yazık çok yazık!


Öte yandan bazı aymazlar, orada burada "ırkçı söylem"leri ortaya atarak, toplumun ayrışması için zemin hazırlamaya katkı sağlıyorlar!!! Bakınız aynı söylemler(inancımızı kullananlar)i yayan dedikoducular, 17 Ağustos 1999 "Marmara Depremi"nde de yine iş başındaydılar...

Bu tür söylemler, cehalete kapı aralamakla birlikte, art niyet sahiplerinin kötülük saçmaya yönelik olduğuna bir işarettir.

İnanılır gibi değil...

İnsanımız, milletimiz acı çekiyor...

Bin bir çeşit sıkıntılarla boğuşuyor...

Hâl böyle iken utanmazlığı ilke edinenler de dedikodu peşine düşmüş, fitne fecir çıkarma derdindeler, iyi mi?!


VAN halkını "bölücü" suçlamasına maruz bırakmak kimin haddine?!..

Bu söylemler bizi nereye götürür hiç düşündünüz mü?!..

Güzel insanlarımızın bir parçası olan Vanlıları suçlayanlar, bilsinler ki bölücülerin ekmeğine yağ sürüyorlar!!! O sözleri söyleyen sözde "sunucu" hanımı esef ve nefretle kınıyoruz!!!

Ancak...

Bu felaketin ardından bir de olayın iyi tarafından bakmak lâzım... Zira bu sayede Türk milleti bir kez daha dünyaya tek yürek olduğunu göstermeye zemin bulmuştur. Türk-Kürt kardeşliği yaşanılan acıları ortak kader olarak görüp, yaraları sarmaya birlikte yola çıkmıştır!!! Ve yine bu felaket gösterdi ki; milletimizin birliğine göz dikerek dayatılmaya çalışılan TÜRK-KÜRT "çatışma"sının gereksiz olduğu ortaya net bir şekilde çıkmış oldu.


Son bir not daha; milletimizin bağrından kopan MEHMETÇİKLERİMİZ her zaman olduğu üzere felaket bölgesine anında yetişerek, canhıraş yaraları sarmayı vatani görev saymışlardır. Onlara sonsuz minnet duygularımızı sunmak isteriz...


Sevgi ve saygılarımla!

Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (S.A.V.)

23 Ekim 2011 Pazar

+18 Yaş...











"Ettiklerine sevinen ve yapmadıkları şeylerle övülmeyi seven kimselerin, sakın azaptan kurtulacaklarını sanma. Onlar için elem dolu bir azap vardır." Âl-i İmran Sûresi, 188. Ayet


"Kasapta sergileniyor!

Kaddafi ve oğlu Mutassım’ın cesedi Sirte’de bir kasap tarafından kullanılan soğuk hava deposuna konuldu. Devrik lider ve oğlunu görmek için çoluk çocuk tüm Libyalı muhalifler sıraya girdi.

Muhalif güçler tarafından cesedine otopsi yapılan Kaddafi’nin İslami kurallar gereği 24 saat içinde gömüleceği açıklandı. Ancak Yeni Libya hükümeti cenazeyi erteleyerek cesedi halka açtı. Kaddafi ve oğlu Mutassım’ın cesedi Sirte’de bir kasap tarafından kullanılan soğuk hava deposuna götürüldü. Kaddafi’yi görmek ve hatıra fotoğrafı çektirmek isteyenler buraya gelerek maske takıp sıraya girdi. Çoğu çocuk olan ziyaretçiler soğuk hava deposunun önünde uzun kuyruklar oluşturdu." 23 Ekim 2011, Vatan



Libya'nın Devrik Lideri Albay Muammer Kaddafi...

Emperyalistlerin güdümündeki muhaliflerce iğrenç bir şekilde ve hunharca öldürüldü. Üstelik de şu anda dünya, basın aracılığıyla Kaddafi'nin boy boy afişe edilerek nasıl öldürüldüğü, nasıl "yalvartıldı"ğı, nasıl tekmelendiği ve nasıllarla dolu insanlık dışı ilkel, Orta Çağ karanlığının "ibret-i alem"i temsil eden; etrafa "korku" salan, sindirmeye yönelik planlı bir şekilde görüntülerin ifşa edilmesiyle çalkalanıyor...

Bu tüyler ürperten canice görüntüler hergün ısrarla "Flaş... Flaş... Flaş!" üst manşetiyle insanların gözüne sokarak beynine işlemeyi... "Haberci"lik sayıyorlar iyi mi?!


Dünyada bu görüntüler infial yarattı mı, orası bilinmez ama... Bir eğitimci olarak diyeceğim; bu görüntülerin, özellikle çocuklarımızın ruh sağlığına zarar verdiği kesin! Toplum üzerinde ise "ilkel toplum"u çağrıştıran ve hukuk devletini ezip geçen bir izlenim yarattığı açık... Üstelik de insanlık değerlerini "özenle" taşıyan modern dünyamızın da bir ayıbı olduğunu unutanlara buradan hatırlatmak isteriz...


Öte yandan, Muammer KADDAFİ'yi övmemekle birlikte gerçek şu ki.. Kaddafi, kaçmak yerine halkı adına onurluca mücadele edeceğini ve vatanı için şehit olmayı her şeyin üzerinde görerek canhıraş savaşmıştır! Zira Libya geçmişte de emperyal güçlerce ele geçirilmek istenmişti... Ömer Muhtar ilkel silahlarıyla İtalya'ya direndi ve savaşarak öldü! Bugün Kaddafi'de öyle savaşarak ölmüştür...


Emperyalisler Saddam Hüseyin'i de bir çukurda, aşağılayarak "yakaladığı"nı "ibret alem" olsun diye kendi ülkesinde dahi, dev televizyonlarla kamuoyuna afişe ettikleri gibi... Şimdi de Kaddafi'yi de aynı şekilde bir çukurda, alçakça ve iğrençce görüntüler eşliğinde dünya kamuoyuna afişe ediyorlar...

"Medeni" olduklarını iddia edenlerin, zalim ve ilkel yöntemleri bugün ne yazık ki, "modern" dünyanın Orta Çağ görüntülerini ortaya koyuyor...


Ve sözde "Müslüman" Libyalı olduğunu söyleyen bir kesim, Kaddafi'nin cesedini görmeye kuyruğa girmişler!!! Ve bu güruh, ölen bir kişinin cesedini bir an evvel gömmek yerine, teşhire geçiyor...


Bu görüntüler ne insanlığa, ne de Müslümanlığa yakışıyor!!! Bunlar olsa olsa cani düşüncenin, cehaletin ve ilkelliğin görüntüleri olsa gerek...


Bir sözümüz de "basınımız"a olacak:


Geçtiğimiz günlerde "Haber Turk" gazetesine düşen bir görüntü için günlerce üzerinde "haklı" bir sorgulama yapılmıştı...


Neydi o gürüntü; vahşice öldürülen bir kadının resmi...

E o zaman...

KADDAFİ'nin görüntüleri "o" resimden daha mı hafifki, kimseden tepki yok?!.. Yazıklar olsun!!!


Demem o ki...

Irak'da Saddam Hüseyin'in heykeli de alkışlarla yıkılmıştı...

Ardından milyonlarca kişi öldü! Ve hâlâ da ölmeye devam ediyor... Sözde "demokrasi" tıkır tıkır işliyor...

Kaddafi'nin cesedi de şimdi muhalifleri tarafından sevinçle görücüye çıktı...

Bundan sonrası mı?..

Libya halkına cümleten geçmiş olsun!!!

Sevgi ve saygılarımla!

Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (S.A.V.)

21 Ekim 2011 Cuma

ABD Askerine Çuval!



dalgalan sende şafaklar gibi ey nazlı hilal


















"Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir." Necmettin Halil Onun



Yiğitlerimizin acısı yüreğimizi dağlaya dursun...


"Bodrum’a demirleyen "Ramage" adlı ABD savaş gemisinden gezmeye çıkan Amerikan askerleri, çuval gösterilerek protesto edildi, bir eylemci ABD’li bir askerin başına çuval geçirdi.

180 metre uzunluğunda 290 askeri personeli bulunan savaş gemisinin iki gün Bodrum’da kaldıktan sonra Akdeniz’e açılacağı bildirildi.

Sahil Güvenlik Komutanlığı’dan bir yetkili de Emniyet Müdürlüğü’ne gelerek bilgi aldı. Yaşanan olayın ardından kentteki güvenlik önlemleri arttırıldı. Çarşıdaki tüm ABD askerlerinin izinlerinin iptal edildiği ve gemiye dönmelerinin istendiği belirtildi" 21 Ekim 2011, Vatan


Evet, bir vatandaş olarak bu haberi okuduğumda hissettiğim şu ki... Yüreğim sımsıcak bir duyguyla kaplandı...


Amerikalı askerler... üstelikte aleni bilinen bir savaş gemisinin askerleri bunlar...


Eee, o zaman ne işiniz var, sizin yabancı bir ülkenin topraklarında?

Salına salına gezmek, karşı tarafa ne his uyandırır bilmez misiniz?

Yoksa niyetiniz bizlere "göz dağı" verip, bir hazırlığa adımsa eğer, aldınız cevabınızı!!!

Bodrum'da Amerikalı askerlerin "gezmeye çıkma"sı öyle sıradan bir olay değil... Zira o askerlerin masumane ve turistik olduğunu iddia etmek kısaca "safdil"lik olur... Ki ben öyle düşünüyorum!!! Zira bir savaş gemisinde asker olan insanın turistik gezmeye ne fırsatı olur, ne de buna izin verilir!!!

En önemlisi de hemen kıyılarımızda Amerika savaş gemisi duruyor; askerleri de Bodrum sokaklarında boy gösteriyor!!!

Yok yok...

Bizim halkımız bunu kaldıramaz!!!

Biline ki, bastıkları toprak, yedi düvele meydan okuyan mazlum milletlerin kalesi Türkiye Cumhuriyeti topraklarıdır!!!

Ve "boy gösterme"ye çalıştıkları insanlar da, Türk milletidir!!!

Hele de, daha iki gün içerisinde ard arda verdiğimiz 32 şehidimizi toprağa vermeden bu durumu kaldırmak...


Geldikleri gibi giderler!!!


Sevgi ve saygılarımla!

Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (S.A.V.)