20 Kasım 2008 Perşembe

Öğretmenler Günü...










ÖĞRETMEN ANDI;
***
"TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASINA, ATATÜRK İNKILÂP VE İLKELERİNE,
ANAYASADA İFADESİNİ BULAN TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNE SADAKATLE BAĞLI KALACAĞIMA;
TÜRKİYE CUMHURİYETİ KANUNLARINI TARAFSIZ VE EŞİTLİK İLKELERİNE BAĞLI KALARAK UYGULAYACAĞIMA;
TÜRK MİLLETİNİN MİLLÎ, AHLÂKÎ, İNSANÎ, MANEVÎ VE KÜLTÜREL DEĞERLERİNİ BENİMSEYİP,
KORUYUP, BUNLARI GELİŞTİRMEK İÇİN ÇALIŞACAĞIMA;
İNSAN HAKLARINA VE ANAYASANIN TEMEL İLKELERİNE DAYANAN MİLLÎ, DEMOKRATİK,
LÂİK BİR HUKUK DEVLETİ OLAN TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NE KARŞI GÖREV VE SORUMLULUKLARIMI BİLEREK,
BUNLARI DAVRANIŞ HALİNDE GÖSTERECEĞİME NAMUSUM VE ŞEREFİM ÜZERİNE YEMİN EDERİM.
*
***********
*
Mustafa Kemal Atatürk'e Bakanlar Kurulu 11 Kasım 1928 günü "Millet Mektepleri Başöğretmenliği" unvanını verdi.
24 Kasım 1928'de yayımlanan Millet Mektepleri Talimatnamesi gereğince, yurdun her köşesinde Millet Mektepleri açılmış, halka yeni harflerle okuma yazma öğretilmiştir. Atatürk bu çalışmalara "Millet Mektepleri Başöğretmeni" sıfatıyla katılmıştır.
"Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum." Hz. Ali tarafından, eğitimin ve eğitimcinin önemini vurgulamak üzere söylenmiş cümle. İşte buradan bakıldığında öğretmenin ne denli kutsal bir görev üstlendiğini ve bu bilinçle hizmetin yürütülmesinin gerektiğini bizlere hatırlatan "24 Kasım Öğretmenler Günü" üzerinde bir eğitimci gözüyle durmak istiyorum:
*
*********
*
Bir milletin varlığını sürdürebilmesi için eğitimi çok sağlam olmalı. Bunun için tarihini, kültürünü, dilini, kimliğini çok iyi anlayabilmesi ve çok da iyi öğrenmesi gerekir. İşte bu öğelerin nesilden nesile aktarılması öğretmenler aracılığıyla gerçekleşmektedir. Bizlerin asıl görevi işte budur. Aydınlık cumhuriyetin kuşaktan kuşağa aktarılmasında Atatürk şöyle demiştir; "Öğretmenler; Cumhuriyetin fedakar öğretmen ve eğitimcileri, yeni nesli sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin beceriniz ve fedakarlığınızın derecesiyle orantılı olacaktır. Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister. Yeni nesli, bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir... Sizin başarınız Cumhuriyetin başarısı olacaktır."
*
*******
*
Görüldüğü üzere bizler emanetini aldığımız Atatürk Cumhuriyeti'nin meşalesini söndürmeden yakmaya mecburuz. Burada milli menfaatlerimizi, milli duygularımızı heyecanla nesillere aktarmayı en önde görev saymalıyız. Bizlerin her alanda sorunları olabilir! Önemli olan bu sorunları mesleğimizin kutsallığının önüne geçirmeden görevimizi sürdürebilmektir. Yaşadığımız bu bunalımlı günlerin sorgulamasında "bizlerin ne kadar payı var?" diye sormadan geçemiyorum. İşte bunun içindir ki, ne olursa olsun öncelikli görevimiz aydınlanmadaki etkimizi kaybetmeden aydınlatmaya devam etmeliyiz.
*
*******
*
"Bir millet eğitim ordusuna sahip olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak eğitim ordusuyla mümkündür." Atatürk yedi düvele karşı kazandığımız İstiklal Savaşı'mızı daha sonra açtığı aydınlanma devriyle yücelterek bugünlere taşıdı. İşte yukarıdaki sözüyle de eğitimin önemini vurgulayarak, biz öğretmenlere düşen görevin ne denli önemli olduğunu bundan daha iyi anlatamazdı.
*
********
*
Atatürk 1936’da, yiğitliğini, zaferlerini, inkılaplarını.... anlatan bir şiir yazan şair Behçet Kemal Çaglar’a; "Olmamış," der; "Benim asıl niteliğim var ki onu hiç yazmamışsın...Benim asıl kişiliğimdir; ben milletimin öğretmeniyim, bunu yazmamışsın!." diyerek aslında kendisini milletine nasıl adadığını bu sözleriyle de ortaya koymuştur. Yine İstanbul'dan Bursa'ya gelirken öğretmenlere yönelik konuşmasından bir kısım sözlerini buraya aktarmak istiyorum;
*
*******
*
"Muallim Hanımlar, Muallim Beyler,
Yurdu ve ulusu kurtarmak isteyenler için yurtseverlik, iyi niyet,özveri çok gerekli niteliklerdir. Nedir ki bir toplumdaki hastalığı görmek, onu iyileştirmek,toplumu çağımızın isteklerine uygun olarak yükseltmek için bu nitelikler yetmez bu niteliklerin yanında bilim ve teknik gereklidir. Bilim ve teknikle ilgili çalışmalar başladığı ve geliştirildiği yerse,okuldur. Bunu için okul gereklidir. Okul adını, hep birlikte,büyük saygı ile analım…

Okul, genç beyinlere, insanlığa saygıyı, ulus ve yurt sevgisini, bağımsızlık onurunu öğretir. Bağımsızlık tehlikeye düşünce,onu kurtarmak için tutulması uygun olan en doğru yolu belletir. Yurt ve ulusu kurtarmaya çalışanların ayrıca, işlerinde birer namuslu uzman ve birer çalışkan bilgin olmaları gereklidir. Bunu sağlayan okuldur. Ancak bu yolla, girişilecek her türlü işin usa uygun sonuçlara ulaştırılması gerçekleşmiş olur."
*
********
*
Bu bilinç ve ödevle 24 Kasım Öğretmenler Günü'nün hepimize kutlu olmasını diliyorum. Güzel ülkemin ve Cumhuriyetimizin ilelebet payidar kalması için mesleğe başlarken ettiğimiz yemine bağlı kalarak yürekten gönül vermenin onurunu taşıyan tüm öğretmenlerimize sonsuz şükranlarımı sunarken bu uğurda şehit düşen, CUMHURİYET öğretmenlerimize de ruhları şad olsun diyorum. Sevgi ve saygılarımla

1 yorum:

  1. Çok kutsal bir görev yapmaktayız. Ancak bu meslekte olupta yazınızın başında verdiğiniz anda uymayan ve bu mertebeyi haketmeyen insanların mevcudiyeti bu ülkenin gelişimini engellemekte.Dilerim bütün meslektaşlarımız çağdaş uygarlığa ulaşmak için üzerlerine düşen görevleri yaparlar. Bu memleketin geleceği bizim elimizde diye düşünüyorum. Yeni nesilleri bu bilinçle yetiştirmek çok önemli. Teşekkürler. Serkan Alpaslan

    YanıtlayınSil