30 Haziran 2009 Salı

"Hangi Kadın Kaç Para Eder"




















Başlığı gibi içeriği de bir o kadar dikkat çeken, "Hangi kadın kaç para eder" köşe yazısı üzerinde önemli saydığım bir kaç hususa, izninizle değinmek isterim:
İlk etapta kadınların bu kadar ucuz olarak, aşağılayıcı bir tarzla algılanmaya vesile olan bu yazının, başlığına dikkat çekilmesi; ruhumun derinliğine inen bir ezilmeye neden oldu. Nitekim kadının, akıllarda ilk çağrışımı "obje" olarak algılanması; aslında bizlerin, henüz daha kendimizi modern düşünceyle örtüşen "insan" anlamında yetiştiremediğimizin kanıtıdır. Demek ki insanların, insanı satın aldığı ve sattığı, "köle" dönemi fiilen bitse de, henüz beyinlerimizde sonlanmamış... Bakınız, bu anlamda yazının içeriği bizlere aslında daha neleri anlatmaktadır:
*
*****
*
"25 Mayıs 2005 günü, Londra'da "Christie's'de" bir müzayede yapıldı. Bazı ünlü kadınların, ünlü fotoğrafçılar tarafından çekilmiş çıplak fotoğrafları satıldı...
En pahalıya satılan obje, manken Kate Moss'un çıplak fotoğrafıydı. Fotoğrafı Suudi bir milyarder olan Walid Juffali almış...
Şirketinin başkanlığını yapan Tamara Mellon’un çıplak gövdesi üzerindeki iki objeden biri de onun yaptığı bir çift ayakkabıydı.
Kadın ayakkabısı Tanrı’nın insan eliyle yarattığı en güzel objelerden biridir.
İnanın çıplak bir beden üzerinde, tek başına da çok şeyler anlatır." 28 Haziran 2009 / Hürriyet Ertuğrul ÖZKÖK


Burada asıl önemli ve can alıcı nokta; dikkat ediniz tabloya binlerce dolar ödeyen Suudi mil-yar-der!.. Ne alıyor? Falanca mankenin çıplak tablosunu! Kimlerden ve nereden? Londra'daki bir müzayede salonunundan! Ne yararına? Ünlü şarkıcı Elton Jhon'un kurduğu AIDS'le mücadele vakfına! Vallahi pes!!! Müslümanların paraları nerelerde çarçur ediliyor! Bilmem bir hatırlatmaya gerek var mı? Gazze de açlıktan Müslüman, Arap kardeşleri kıvranırken, bir lokma ekmeğe, bir yudum suya muhtaçken, o coğrafyanın insanlarının paraları kimlere saçılıyor! Bir tek Gazze, Filistin halkı mı, açlık ve yoksulluk çekiyor? Tabiki hayır! Peki, bu minik minik parçalara ayrılmış, petrol kralları nasıl ayakta duruyor dersiniz? Yani etrafları kan gölüne çevrilmiş, havalardan bombalar yağarken, bu prensler ve krallar; işte bu şekilde birilerinin güdümüne girdikleri ve diyetlerini ödedikleri için, zevki sefa sürebiliyorlar!



Araplar, bu şekilde bölünerek, parçalanıp, yönetiliyorlar! Bir avuç zümre, zengin ve refah içinde yaşayadursun; diğer kardeşleri, sefaletle mücadele veriyor! Üstelik de yaşamlarını kan ve gözyaşıyla sürdürüyorlar! Kimler sayesinde? Bu şekilde basiretsiz davranışları sergileyen, sözde yöneticileri tarafından! Bu anlamda Batı'ya düzenli şekilde petrol gelirlerini ödemeye mahkum olan bu türden milyarderler, acaba bu savurganlıklarını yapmayı durdursalar, sizce "demokrasi, özgürlük" hamileri anında onların da başına çökmezler mi? Birden, bu kralların anti demokratik, faşist yöneticiler olduklarını hatırlayarak, Irak'da, Afganistan'da olduğu üzere gereğini yerine getirmezler mi?..



İnsan haklarının yılmaz savunucusu (!) Batı'ya gelince; buradan anlaşıldığı gibi, insanları para karşılığı el altından ama modern görünümle satmaya devam etmekte! Zira kapitalizmin şartları böyle istiyor! Burada kadının ne insanlığı, ne de birey olarak ele alınışı hiç hesaba katılmadan, adeta bir "obje" olarak görülüp, satışa sunuluyor... Ayrıca kadın mankenlerin yanında marka olmuş objelerinde araya sıkıştırılması doğrusu ihmal edilmemiş. Sonuç itibariyle, "hangi mankenin fotoğrafı daha çok paraya satıldı?" ya da "hangi manken daha çok talep gördü?" diye düşünmek gerekecek...



Masumane bir görüntüyle anlatılmaya çalışılan bu müzayede de, aslında vahşi kapitalizmle birlikte emperyalizmin işbirliği içerisinde, nasıl da birlikte yürütüldüğünün, düpe düz bir görüntüsü olduğunun ifadesidir. Dev şirketlerin, tekelcilerin dünyaya sunmak istedikleri ürünleri, ki burada da açıkca ifşa edilen "Jimmy Choo’nun en ünlü müşterisi Prenses Diana oldu." ve "Tamara Mellon’un çıplak gövdesi üzerindeki iki objeden biri de onun yaptığı bir çift ayakkabıydı." örneğindeki gibi; her alanda kadının "obje" olarak değerlendirilmesi, kapitalizmin "olmazsa olmazları" olarak, görülmesinin açık bir kanıtıdır! "Hangi kadın kaç para eder" başlıklı yazının içeriği altında;

Önce bir kadın olarak; bu türden yaklaşımlara en aşağılayıcı, onur kırıcı bir gözle bakıyor ve şiddetle reddediyorum! İnsan olarak; herşeyin maddiyata dayanmasından endişe duyuyorum! Müslüman olarak da, utanıyor ve acı çekiyorum!


Sevgi ve saygılarımla!

3 yorum:

  1. Kadınlar bu dünyanın en değerli varlıkları, anneleridir. Onları obje olarak gören zihniyetlere yazıklar olsun. Çok anlamlı bir yazı. Çok beğendim. Teşekkürler. Serkan Alpaslan

    YanıtlayınSil
  2. Kadınların; akıllarda kalan ya da kalacak olan çağrışımı "cinsel obje" oluşları değildir.Nasıl ki erkekler cinsel obje olarak ilk planda akıllarda çağrışım yapmıyorlarsa.Dikkate değer bir nokta şu;bana göre:Kadınlar kendilerini cinsel bir obje olarak algılatmak istiyorlar.Çok kişinin bildiğini sandığım bir orman/ağaç/balta öyküsü var.Hani;Baltayla ağaç gövdesinden tırpanlanırken ağacın "ne yazık ki sapı bizden" demesi gibi.Konu içerisinde yer alan otomobil ve üzerinde poz veren manken fotoğrafına ne demeli?Kadın görüntüsüyle adeta ben cinsel objeyim diye bağırıyor,gülümsüyor.Yetmezmiş gibi bir de başkasına poz veriyor.Kim nederse desin Kadınlar bunun böyle olmasını istiyorlar,kendilerini cinsel obje olarak önplana çıkarıyorlar.Ben böyle değerlendiriYORUM.gerektiğinde daha ayrıntılı olarak tartışmaya katılırım.Tülay!

    YanıtlayınSil
  3. Merhaba,yazınız çok anlamlı fakat ben kadınların cinsel obje olarak algılanmak istediğini sanmıyorum.Kadınlar dünyaya gelmiş en değerli ,en kutsal varlıklardır.Herşeyden önce annedirler ve unutulmaması gerekirki CENNET ANALARIN AYAKLARI ALTINDADIR.Lutfen kadınlarlardan bahsederken saygımızı ve seviyemizi bilelim ellerinize sağlık .saygılarımla dilek doğru

    YanıtlayınSil