28 Ekim 2009 Çarşamba

Türkiye Cumhuriyeti İlelebet Payidar Kalacaktır!














"Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı, hep aynı cevherin damarlarıdır. " ATATÜRK


En temiz ve en saf duyguların sahibi çocuklarımızın bir rüyasıyla yazıma giriş yapmak isterim:

"Öğretmenim, size akşam gördüğüm rüyamı anlatabilir miyim?" diye yanıma yaklaşan öğrencimi, ders defterini yazarken bir yandan dinlemeye koyuldum; "Öğretmenim, rüyamda siz, bize Ataürk'ü anlatırken sınıfımızın kapısı çaldı. Siz de "girin" dediniz. Atatürk, içeri girdi ve bizleri görünce önce bize gülümsedi; ardından gözünden yaşlar döküldü!" Mısra YENİCE

Evet, rüyası böyleydi... Mısra'nın anlattıklarını önce gürültüden çok fazla idrak edemedim. Ancak daha sonra Mısra'yı yanıma çağırarak rüyasını sınıf arkadaşlarıyla paylaşmasını istedim. Zira anlattıklarından pek emin olamamıştım. İşte rüyayı dinleyen öğrencilerimin hemen arkasından "Atatürk'ü gerçekten gördün mü?.." sorularıyla içimi saran sevinç ve mutluluğun bilinmezliğiyle konuşulanları duyamaz oldum...

Yarın, ulusça yaşayacağımız büyük bayramımızın -Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun- 86. yılını kutlayacağız. 86 yıl önce, emperyalizmin inanılmaz acı ve saldırgan davranışları karşısında, milletimizin başkaldırarak bir "maya"nın yerine oturtulması anlamı taşıyan Atatürk Cumhuriyeti'nin bir ulusal birlik çalışması olduğunu; ve aklın, bilimin öne çıkarak aydınlanmanın ışığı altında Modern Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurulması anlamı taşıdığını, yarın bir kez daha zihinlerimizde anlamaya çalışacağız.

Bu mutlu günümüzde, vatan topraklarımızı bölüp parçalama rüyalarından vazgeçmeyen emperyalist güçlerin, oyunlarına gelmemek adına Cumhuriyet'in bizim için ne anlama geldiğini izninizle bir kaç cümleyle ifade etmek isterim:

Herşeye rağmen huzurlu bir şekilde korkusuzca yaşamımızı sürdürebiliyor ve ibadetimizi yapabiliyorsak, bunu Cumhuriyet'e ve bağımsızlığımıza borçluyuz! Minarelerden yükselen ezan sesleri, gönderde dalgalanan şanlı bayrağımız ve İstiklâl Marşı'mızın coşkusunu yaşayabiliyorsak, bunu Cumhuriyet'e borçluyuz! İşte bu noktada, her bir karışının kanla sulandığı vatan topraklarının, nasıl kazanıldığını anlatan milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un yazmış olduğu İstiklâl Marşı'nı bir kez daha hatırlayarak Cumhuriyet'i kutlayacağız! Zira, "Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir" tanımlamasıyla Büyük Atatürk'e bugün çok şey borçlu olduğumuzu anlayabilmek için bulunduğumuz coğrafyanın kaderini yazmak isteyen emperyalist güçlerin ağında, kan ve gözyaşı ile yaşam mücadelesi vermeye çalışan Müslüman toplulukların, durumlarına bakmak bile yeterli olacaktır...

Bu duygu ve düşünceyle, "Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır!" diyen Kurucu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, bu söylemine yürekten katılan Yüce Türk milletinin, bu büyük bayramı KUTLU ve MUTLU olsun!

Sevgi ve saygılarımla!

2 yorum:

  1. Atatürk'ü sevmek; Cumhuriyeti sevmek, vatanı, milleti, insanları, doğayı sevmek demektir. Kısacası, iyi ahlaklı ve faydalı insanlar olmak demektir. Atatürk'ü böyle anlattığınız için teşekkürler! Başka türlü o çocukların düşüne bu kadar naif bir şekilde Atatürk giremezdi! Siz gibi öğretmenler olduğu sürece Cumhuriyet ilelebet PAYİDAR kalacaktır. Önünüzde saygıyla eğiliyorum!.. ELİF

    YanıtlayınSil
  2. Bir çocuğun rüyasına Atatürk'ün girmesi, hakikaten çok etkilendim. Hocam bunda çok büyük etkiniz olduğunu düşünüyorum. Sizlere sonsuz teşekkürlerimi ve saygımı sunuyorum. İyi ki sizin gibi öğretmenler var. Teşekkürler. Serkan Alpaslan

    YanıtlayınSil