18 Kasım 2009 Çarşamba

"Soykırım Oldu" Ödevi















"Fransa'da bir okuldaki tarih dersinde Ermeni soykırımı iddialarını reddeden 13 yaşındaki Türk öğrenci iki gün okuldan uzaklaştırıldı ve soykırımı kabul eden bir ev ödevi hazırlaması istendi. " Hürriyet / 18 Kasım 2009

Tebrikler Fransa!.. Tebrikler AB!.. Bu türden olaylar sayesinde gerçek yüzünüzü görebiliyoruz. Zira burada görüldüğü üzere sizlerin "insan hakları", "demokrasi", "özgürlük" gibi sözcükleri kullanarak geleneğinizde ve genlerinizde olan sömürge düzenini günümüzde de devam ettirdiğiniz gerçeğini anlayabilmemize vesile oluyor.

Fransa, bilindiği üzere insan haklarını savunmada (!) ve bu anlamda üzerimize baskı kurmada baş rolde oynayan bir AB ülkesidir. Peki o vakit bu olayda neyin nesi oluyor? Çocuk sayılacak yaştaki bir kişiye yapılan bu davranış, bir baskı değil de nedir? Bu aynı zamanda bir faşizmdir! Hani nerede kaldı, kişi hürriyeti ve düşünce özgürlüğü!.. Üstelik kabul ettirmeye çalıştığı kişi de Türk! Yani zorla "Senin ataların katliamcı!" suçlamalarına maruz bırakılmak isteniliyor! Bu durum ancak Hitler döneminde yani diktatörlüklerde geçerli olur! Hani bunlar sözde "Laik, demokratik" bir cumhuriyet yönetimine sahiplerdi?! Nasıl oluyor da bu uygulamalar ortaya çıkabiliyor?


Şimdi bir de işin asıl özü olan Fransız Anayasasının konumuzu ilgilendiren kısımlarına bir bakalım:

Fransız 1946 Anayasasının giriş bölümünde, "ırk, din ve inanış ayrımı yapılmaksızın, tüm bireyler devredilemeyen ve kutsal olan haklara sahiptir" ifadesi kullanılmaktadır.

"Hiçbir birey, kökeni, fikirleri veya inanışları yüzünden işinde veya yerine getirdiği görevde mağdur edilemez".

Fransa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini onaylamıştır. Bu Sözleşmenin 9’uncu maddesi, İnsan Hakları Evrensel Bildirisinin 18’inci maddesini yinelemekte ve vurgulamaktadır. Bir Fransız mahkemesi önünde temel haklarına saygı gösterilmesini elde edemediğini düşünen herhangi bir kişi için, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurma imkanı sağlayan 9’uncu maddeyi hatırlatalım.
1. Herkes, düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkına sahiptir ;

Ayrıca Anayasanın giriş bölümünde, "İnsan ve Vatandaşlık Hakları Bildirisinin 11’inci maddeyi oluşturan : "Düşüncelerin ve fikirlerin özgürce iletilmesi, insanın en değerli haklarından biridir (…)" ifadesi de laiklik kavramı çerçevesinde ileri sürülmektedir.

Görüldüğü üzere yasaları böyle demekle birlikte bunların hepsinin kağıt üzerinde kaldığına tanıklık ediyoruz! Zira yapılanlar bunlarla hiç mi hiç U-YUŞ-MU-YOR! Evet çıkarları öyle gerektiriyor! Peki bunu hemen örnekleyerek Fransa'nın Cezayir'e yaptığı soykırımı hatırlatalım bir de. Ayrıca burada gerçekten bir vahşet söz konusu. Bize yamamaya çalıştıkları ve atalarımızı "soykırımcı" ilân etmelerinin altında yatan gerçek ise, kendi vicdanlarını rahatlatmaktan öteye geçemez!


İşte şimdi biz de aynı şekilde davranarak onların suçlarını gözler önüne sersek nasıl olur acaba? Zira bizi hep savunma konumuna zorlayanlara karşı atak yaparak tarihi gerçekleri ortaya döksek diyorum!.. Mesela "Setif Katliamı"ndan başlayalım:

"1945 Yılında 2.dünya savaşının bittiği duyulduğunda. Bir asırdan fazla Fransa sömürüsü altında yaşayan Cezayir halkı, Cezayir bayraklarını sandıklarından çıkardılar. Kalabalıkların içinden Cezayir bayrakları yükselmeye başladı ve istiklâl istemenin bedeli tam kırk beş bin Cezayirlinin hayatıyla ödendi. Fransız askerleri, kalabalığın içine rastgele ateş açtı.Bu katliam adını Setif katliamı olarak tarihe yazdıracaktı. Ama bu Cezayir’deki birçok katliamdan sadece birisiydi." Banu AVAR / Avrasyalı Olmak

Sonuç olarak; "Batı sadece hatırlamak istediği tarihi hatırlar!" Burada da düşünce özgürlüğünü gözümüze sokmaya çalışan Fransız okulu öğretmenine tebriklerimizi (!) iletmeden önce lütfen, öncelikle kendi tarihlerini hatırlamalarını; ve yaptıkları insanlık dışı vahşeti nesilden nesile aktararak ders çıkarmalarını istiyorum! Ve yine büyük baskılara rağmen sözde "soykırımı" reddeden 13 yaşındaki Mustafa DOĞAN ve ailesini yürekten KUTLUYORUM, TEBRİKLER!

Sevgi ve saygılarımla!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme