şiddet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiddet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mart 2015 Pazar

Kadının Adı mı Kalmış?




Ama benim memleketimde bugün
İnsan kanı sudan ucuz
Oysa en güzel emek insanın kendisi
Kolay mı kan uykularda kalkıp
Ninniler söylemesi

Ruhi Su


Bir yandan, "Cennet anaların ayakları altında" hadisiyle övünürken, 

Öte yandan, "Annen de olsa, diz kapağının üstü tahrik eder" sapıklığından yüzümüz kızarıyor!

Dolayısıyla...

Bugün IŞİD'i aratmayacak vahşete, şiddete, tecavüze, cinayete maruz kalan kadınlarımız gırla giderken...

Biz hangi "Kadınlar Günü"ünü kutlayacağız!?


            "Türkiye’nin Kadın Araştırma Raporu" 7 Mart 2015, Sözcü



Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S)

8 Mart 2013 Cuma

Cümleten "Gün"ünüz Kutlu Olsun




















"Şiddetsiz yolun yolcusu olmayı öğrenmek zorundayız."


Son 8 ay içerisinde, yurttan ve dünyadan birkaç  haber:


"Ağrı’da 3 yıl boyunca kocasından şiddet gören kadın, akli dengesini kaybetti. Döve döve delirttiler!" 21 Temmuz 2012


"Erzurum'da akrabasının tecavüz ettiği 13 yaşındaki kızın babası, nikâh kıyılması 6 hayvan ve tecavüzcünün kız kardeşinin oğluyla evlenmesi karşılığında zanlıyı affetti. Tecavüzde bedel 5 koyun, bir sığır bir de berdel" 24 Ağustos 2012


"Tunus’ta hazırlanan anayasa için "Kadınlar erkeklerin tamamlayıcısıdır" diye bir ifade önerildi." 15 Ağustos 2012


"Zonguldak'ta, kendisinden kaçarak mahalle bakkalına sığınan eşini yumruklayıp, saçından tutarak yerde sürükleyen koca, güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntüde, yanına sığınan kadını döven kocaya müdahale etmeyip, yerinden kalkmayan ve televizyon izleyen işyeri sahibi... Bakkala sığındı bakkal seyretti!" 12 Aralık 2012


"Hindistan'da  genç bir kadının toplu tecavüze uğramasını protesto eden Hindistan yeni bir şokla sarsıldı. Ülkede bir kadının daha 10 kişinin tecavüzüne uğradığı haberi geldi. Hindistan'da 2. tecavüz..." 28 Aralık 2012


"Suudi Arabistan'da 90 yaşındaki bir adamla evlendirilen 15 yaşındaki çocuk gelin kendini yatak odasına kilitleyerek kurtuldu." 08 Ocak 2013


"12 yaşındaki N.Ç. 24 kişinin tecavüzüne uğradı. 10 yılda yerel mahkemenin verdiği kararı Yargıtay kısmi olarak bozdu. Dava tekrar görüldü. N.Ç.'nin rızası var diye sanıklara yine en alt sınırdan ceza verildi. 12 yaşındaki çocuğu fahişe  ilan ettiler!" 17 Ocak 2013



" Hindistan’da yine tüyler ürpertici bir saldırı yaşandığı ortaya çıktı.

Yaşları 6 ile 11 arasındaki üç kız kardeş, tecavüz edilip öldürüldükten sonra cesetleri bir köy kuyusuna atıldı." 20 Şubat 2013

...

Ve...

Emperyalizmin saldırdığı ve de işgal ettiği ülkelerde yüz binlerce kadının uğradığı tecavüzlerin yanı sıra,

Açlıktan, sefaletten, şiddetten nasibini alarak "gün" yüzü görmeyen  tüm kadınlar...

Cümleten, 

"Dünya Kadınlar Günü"nüz Kutlu ve Mutlu Olsun...


Sevgi ve saygılarımla!


Image"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)


5 Mart 2009 Perşembe

"Dayak Cehennemden Çıkmıştır!" Diyor; Sn. ALTIKULAÇ




















Kadınlar Günü; işin aslı 08 Mart 1908 tarihinde haklarını aramak üzere, greve gitmek isteyen kadınların, patronlar tarafından fabrikaya kitlenmeleri sonucu, çıkan bir yangında çoğunluğun kurtarılamadan yanarak 129 işçinin ölmesi olayıdır. Nihaî hedef olarak eşit koşullar, seçme seçilme hakkı ve ezilmeye karşı direnişin temsili tarihi, işte bu talihsiz olayla birlikte, ortaya çıkmıştır.
*
*****
*
Herşey bir yana; bugün yaşanılan acı gerçekler, insan olmayı utandıracak boyutta gelişmelerle dolu. Bugünü nasıl anlamalıyım diye, bir müddet düşündüm. Üstelik; kadın ruhuyla ve kadın gözüyle. İşte o zaman, ilk aklıma gelen çaresizce ve binbir zorlukları göğüsleyen annelerle beraber annelik duyguları, aklıma takıldı. Bu en kutsal duygu olsa gerek. Zira, burada bir başına kendini düşünen fert olarak değil de, çocuklarının sorumluluğu altında çaresizce kıvranan yürekler aklıma takılıyor.
*
*****
*
Kadınların bugün din kisvesi altında baskı altına alınarak, horlanıp, dövülmesi ve aşağılanması aklıma takılıyor. Bu konuda yeri gelmişken değinmek istediğim ve adını saygıyla andığım Diyanet İşleri eski Başkanlarımızdan Değerli, Dr. sn. Tayyar ALTIKULAÇ'ın gazetelere yansıyan bir demecine yer vermek istiyorum:
"Anneler Günü'nü kutlamaya hazırlandığımız şu günlerde, olayın iç yüzünü bilmemekle birlikte prensip olarak diyebilirim ki; gücü olanın zayıfı ve daha çok erkeğin kadını ezmesi, ne İslamın onaylayabileceği ne de insanlığın onaylayabileceği bir şey değildir. Tek kelimeyle vahşettir. İlkelliktir. Bana göre, dayak cehennemden çıkmıştır." 2006 / sabah
*
*****
*
Dayak ve şiddete maruz kalan, sayıları da hergeçen gün kat ve kat artan bir dünyada, bu duruma çaresizce katlanan, onurlu kadınların durumları ne yazık ki, bir çözüme kavuşmuyor. Oysa ki dünyamız teknolojik ve bilimsel anlamda çağdaşlığın en üst düzeyini yaşamaktadır. Burada, duyduğum güzel bir tanımlamayla, konuya açıklık getirmek isterim: "Bilgisiz toplumlar cahildir; duyarsız toplumlar ise barbardırlar." Bu ifade günümüzü, çok güzel tanımlamaktadır. Duyarsızlığa giden toplumlar, ne yazık ki barbarlığın en üst düzeyini yaşamaktadırlar. Bakınız, tüm dünyanın gözleri önünde, Irak'da yaşanılan savaşda masum ve savunmasız olan kadınlar, acı çekiyorlar. Üstelik bu acı hem annelik duyguları üzerine, hem de on binlerce kadının fuhuş bataklığına sürüklenerek, namusları üzerindeki mahremiyetlerine dokunulmalarının ızdarabıyla utancını yaşamaya mahkum edildiler ve edilmeye de devam ediyorlar. İşte size duyarsızlığın barbarlığa eşitlenişine en canlı örnek!
*
*****
*
Öte yandan kadını bir "obje" olarak gören ve kapitalizmin bir öğesi olan bu anlayışa isyan ediyorum. Kadının beyniyle kabul görmesi çağdaş ve modern dünyanın vazgeçilmesi olmalıdır. Bu anlayışla kadın hem saygınlığını hem de bireysel gücünü ortaya koymalıdır. Ancak ne yazık ki, kadın bir reklam aracı olarak ürünlerin yanında işlem görmektedir. Buna izin veren kadınlar değil de, o anlayışa sahip olan ve bu doğrultuda kadınlara yön veren Batılı ülkeler ve demokrasinin yılmaz savunucuları (!) küresel güçler değil midir suçlu olan? Aslında bu zihniyet kadını yüceltmekten öte, bilakis aşağılamaktan ibarettir! Zira kadına görsel anlamda bakmak tıpkı bir eşyaya bakmakla eşdeğerdir.
*
*****
*
Evet tüm bu anlayışlarla dolu bir dünyada; özellikle de menşei Batı'dan gelen bu anlamlı günü de sadece sözde bırakan zihniyetin acılarıyla kıvranan KADINLAR dün olduğu gibi, bugün de acı çekerek yaşamlarını herşeye rağmen sürdürme onurluluğunu gösterebiliyorlar. O halde; tüm bu çelişkili ve acımasızlığın içinde, bir kadın olarak toplumda yerimin neresi olduğunu, sorgulamaya çalışıyorum! Bu acıların dışında kalan bir avuç mutlu azınlığın içerisinde olmak, insanı ne kadar mutlu eder? Yoksa tüm bunları görmezden gelerek, kariyer hırsının ve yönetimde "kadına ne kadar pay ayrıldı" tartışmalarına mı kapılmak! Bu arada kadının "Yönetim de söz sahibi" olmanın sayısını artırmayı yine beynimizle ve bileğimizin gücüyle, ayrım gözetmeksizin kazanmak en doğru ve onurlu olanı değil midir? Sorusuyla, dünyadaki tüm kadınların ve özellikle cefakar kadınların "Günü" herşeye rağmen,"KUTLU OLSUN!" diyorum.

Sevgi ve saygılarımla!