Pakistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pakistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Kasım 2014 Perşembe

Bunca Dualar Okuyan, Namaz Kılan İnsanlara Ne oldu?




"Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır." Mustafa Kemal  ATATÜRK

İnsan aklıyla da, insan doğasıyla da bağdaştırılamayacak kadar çılgınlığın yaşandığı İslam coğrafyasında yaşanan savaşlar ve  milyonlarca insanın karşılıklı olarak bu savaşlarda işlediği suçların, ihanetlerin, aldatmaların, soygunların, kalpazanlıkların, sahteciliklerin, yağmacılıkların, kundakçılıkların ve cinayetlerin sayısı dünyadaki bütün mahkemelerin kayıtlarında yer alan suçların toplam sayısını kat ve kat aştığı halde, bu suçları işleyenler o sırada yaptıklarını hiç de suç saymıyorlar...

Dolayısıyla   bu çılgınlığa neden olan gerekçe nedir?..

Perde önündeki  bilgilerin "doğruluğu"na safça güvenen masum insanlar,  bunun nedenleri olarak "haksızlık", "sisteme uyulmayışı", "tutkular", "ödün vermezlik", "diplomasi yanlışlıklar" vs. olarak görüyor..

Halbuki  bütün bu nedenler bir araya gelince zaten savaşlar meydana geliyor. Yani, hiçbir neden bir başına savaşa yol açmış değildir. Savaş, bütün nedenlerin bir araya gelişinin doğal bir sonucudur.

Bundan dolayıdır ki, insanların bundan önce olduğu gibi bugün de   insanlıklarını ve sağduyularını inkâr ederek  birbirini katletmesi sürüyor...

"Her insan yaşamının iki yüzü vardır: bunlardan biri, insanın çıkarlarının soyutluğu oranında davranışlardan özgür kaldığı bireysel yaşamıdır; öbürü de maddi çıkarların söz konusu olduğu sürü yaşamıdır ki, burada insanoğlu ona dayatılan yasalara ister istemez boyun eğmek zorundadır."

Dolayısıyla...

Bugün bizlere dayatılan sözde "özgürlük"..

Sadece emperyalizmin kendi çıkarlarına hizmet edecek kadar  "özgürlük".. Yani  cemaatlere, tarikatlara, yozlaşmaya, etnik gruplara... özgürlük..

Ve sırf tiranların  tutkuları var diye, sırf bazıları inadından dönmedi diye, sırf Batılı güçlerin politikası, kurnazlığa dayanıyor diye milyonlarca Müslüman'ın birbirini öldürmesi, birbirinin gözünü oyması, kafa kesmesi  anlaşılır gibi değil.. İleri sürülen bütün bu nedenlerle, insanların  birbirini boğazlaması... Gözünü hırs bürümüş çıkarcıların entrikaları nedeniyle,

Ülkeler yakılıyor yıkılıyor, şehirler bombalanıyor, kültürel emanetler  yağmalanıyor,  doğa talan ediliyor..

(Bu bölümü Tolstoy'un ünlü eseri "Savaş ve Barış" kitabından esinlenerek yazdım. T.G.)

Televizyon kanallarının  alt yazılarından saniyeler ölçüsünde "küçük not" olarak geçen ve ne yazık ki haber niteliği sayısal değerle belirlenen  ölümler..

Bu anlamda  son üç günün bilançosu:

Pakistan'da bombalı saldırı 60 ölü...

Irak'ta bombalı saldırı 26 ölü, onlarca yaralı

Bağdatta bombalı saldırı 8 ölü, 22 yaralı

Ve..

"Türkmenler’de PYD endişesi: Bizi yaşatmazlar!

Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Mustafa: PYD Ayn el-Arap’ı ele geçirirse kahraman ilan edilecek.Teröristin insafına kaldık." 5 Kasım 2014


Arap, Kürt, Türkmen, Sünni, Alevi...

Kardeş kardeşin gözünü oyuyor.

Ne için?

Kimin için?

Bunca dualar okuyan, namaz kılan insanlarımıza ne oldu?

Dinin hangisinde  insan öldürmek var?..

Düne kadar kardeş olanlar, bugün düşman olmuş,

"Din kardeşiyiz" diyenler, birbirini  kesiyor.

Türbeler, camiiler bombalanıyor.. kültürel emanetler yok edilerek tarihten siliniyor.

Düşmanlığın daniskasına büründü öz kardeşler,..

Ve bu topraklara  ekin yerine, kin ve nefret tohumu ekilerek

İlk tarımın beşiği Mezopotamya kan gölüne döndü..

Kim için?

Ne için?

Diyeceğim.. 

Bu topraklarda insanlık namına  kutsal olan ne varsa,

Emperyalist haçlının ayakları altında horlanarak, bir bir eziliyor...


Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S)

5 Kasım 2012 Pazartesi

"Ahlâk" Bekçiliği mi Yapacağız?!






"Üniversiteli gençler ilimize ahlaksızlık getirdi" 31 Ekim 2012, Hürriyet



Mardin'de... "üniversite kurulmasıyla yörede ahlâksızlığın yaygınlaşmaya başladığını iddia eden" bu beyanatı  okuduğum zaman doğrusu şaşkınlığımı gizleyemedim. Zira ilim irfan yuvasının olduğu her yer aydınlanma demektir.

"Ahlaksız"ca davranış ne demek oluyor?

Dürüst olmamak, toplum kurallarına uygun olmayan davranışların sergilenmesi gibi...

Pekii... Öncelikle dürüstlük üzerinde toplumumuzun geldiği noktaya bir bakmak gerekmez mi?

Mesela, birileri parayla beştaş oynarken, diğerleri açlıkla, sefaletle boğuşuyor...


Demek ki "ahlak" kavramı kadının mahremiyeti ve namusu üzerine odaklanamayacak kadar anlamlı. Üstelik, hem insani, hem vicdani, hem de inancımız açısından derin bir öneme sahip; ve de toplumun olmazsa olmazları arasındadır.


Hani müslümanız ya... O bakımdan.



Öte yandan, toplumların sağlıklı bireylere sahip olması ve gelecek nesillere de kalıcı olabilmesi için bireylerin toplumda kadın erkek bir arada yer alarak, her alanda beraberce katılım sağlamalarıyla gerçekleşeceği kaçınılmaz  bir hakikat değil midir?

Yoksa... Özellikle feodal zihniyetin hakim olduğu yerlerin kocaman kocaman adamlarına küçücük çocukları gelin ederek, sürdürdüğü geleneğin yıkılma korkusu mu endişelendiriyor?


Kapalı toplumlar ve özellikle de feodal sisteme dayalı yaşamı sürdüren kesimler, aydınlanmaya şiddetle karşı durarak meşruiyetini inançtan almaya gayret ve özen gösterirler. Ki o vakit korkunç boyutlara varan eşitsizlik ve toplumsal sömürü çok rahat gerçekleşecektir. Nitekim insan, sürekli olarak kutsal bellediği değerleri üzerinden aldatılmaya hazırdır. Zira Ortaçağ'da GALİLEO'nun engizisyon mahkemelerinde yargılanması, bilim ve din çatışmasına bir sembol olarak tarihte yerini almıştır!


Hal böyleyken...


Bu durumu özetleyen ürkütücü bir olayı, bir önceki yazımda da ele almıştım...


Ne yazık ki; "din" üzerinden, baskı ve cehaletin hüküm sürdüğü  Pakistan Kaşmir'den birkaç gün önce basına yansıyan haberde yer alan; ve henüz 15 yaşındaki çocuk sayılacak bir genç kızın kendi öz anne ve babası tarafından acımasızca hem de "kezzapla öldürülmesi" haberi, insanın tüylerini diken diken etmiştir!..

"Pakistan’da bir anne-baba, erkekle konuşuyor diye 15 yaşındaki kızlarını kezzapla öldürdü"2 Kasım 2012, Vatan


Diyeceğim..

Mardin'den gelen bu söylemin sonraki adım'ı, Pakistan Kaşmir'deki tüyler ürperten olay'a "neden" olan baskı mı olacak?


Sevgi ve saygılarımla!



Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (A.S.)

2 Kasım 2012 Cuma

Soyadı; "HÜR" Ama...













"Cevizoğlu’ndan sözde tarihçiye Atatürk cevabı

Hulki Cevizoğlu, sözde tarihçi Ayşe Hür’e sert tepki göstererek, “Mustafa Kemal’i yalancı konumuna düşüremezsin” dedi.
Habertürk Televizyonu’ndaki Öteki Gündem adlı programda Atatürk’ün tarihi çarpıttığını öne süren sözde tarihçi Ayşe Hür’ün iddiasına karşı çıkan Hulki Cevizoğlu, “Gerçekleri değiştiren sizsiniz” dedi. Programa telefonla bağlanan Murat Bardakçı da “Tarihçi olduğunu söyleyen bir hanımefendiye böyle abuk subuk laflar yakışmaz” diyerek tepkisini gösterdi." 1 Kasım 2012, Yeniçağ



"Pakistan’da bir anne-baba, erkekle konuşuyor diye 15 yaşındaki kızlarını kezzapla öldürdü."2 Kasım 2012, Vatan




Bu korkunç haberi okuduğum zaman,  diğer haber zihnimde çağrıştı. Zira sözde tarihçi olduğu iddia edilen Ayşe Hür'ün hakaretleri ve iftiralarıyla dolu konuşmasına karşılık veren konuşmacı Hulki Cevizoğlu'nun da katıldığı programı ben de izlemiştim.

Programın bir diğer konuğu Arştırmacı Gazeteci Yazar Hulki CEVİZOĞLU idi. Hulki Cevizoğlu, yalanlarla dolu hakaretlere harika bir şekilde cevap vererek yalan yanlış "bilgi"leri anında net bir şekilde çürüttü. Zira Hulki CEVİZOĞLU belgeleriyle deşifre ederek yazdığı "1919'un şifresi" ve "İşgal ve Direniş" kitaplarıyla Türkiye'nin işgal sürecini net olarak ortaya koymuştur! Duymak istemeyen ve bilmeyenlere duyurulur!!!


Öte yandan, kendisinin ateist olduğunu bizzat söyleyen bu ayarlı olduğunu hissettiğim "tarihçi" (ki bu hanımın daha "yedi düvel"in ne olduğunu bile bilmediğini ortaya çıkardı Hulki Cevizoğlu) Ayşe Hür, hakaretleriyle yalan yanlış söylemleriyle bugün televizyon kanallarında boy gösterebiliyorsa bilmelidir ki bunu büyük Atatürk'e borçlu! Zira modern bir ülkenin bireyi gibi yaşayabilen tek müslüman ülke olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nden başka hiçbir müslüman ülkenin vatandaşı bu denli bir özgürlüğe asla sahip değildir.


Müslüman ülkelerin kadınlarının ne durumda olduğu herkesin malumu... Bırakın şakır şakır konuşmayı, araba kullanma hakları bile yok!

Sonrası mı?

Bunu haberin devamıyla noktalayalım;


"Kaşmir’de geçen pazartesi günü yaşanan korkunç olayla ilgili AFP ajansına konuşan polis Tahir Eyüb, “Baba Muhammed Zafer, kızı Anvu Şa’yı evlerinin dışında bir erkekle konuşurken görünce önce dövmüş. Daha sonra karısının da yardımıyla genç kıza asit dökmüş. Anvu kötü şekilde yanmasına rağmen, ertesi güne kadar hastaneye götürmemişler. Genç kız çarşamba günü öldü” dedi.

Polis, evli kızları tarafından ihbar edilen anne ile babanın suçlarını itiraf ettiklerini söyledi. Doktor Muhammed Cihangir de kızın hastaneye geldiğinde durumunun çok ciddi olduğunu söyledi."


"Ayarlı" Ayşe Hür'ün saçtığı inciler inanılmaz...

Mesela Kurtuluş Savaşı'nı başlatan Atatürk "değil"miş...

Atatürk, Nutuk'u kaleme alırken, tarihi istediği gibi "çarpıtarak yazmış"mış...

Zaten Anadolu Türklerin de "değil"miş (Bak Allah'ın işine!)...

Hatta neredeyse Anadolu işgal bile "edilmemiş"miş...

Atatürk, "dini kullanmış"mış... Aslında Atatürk "ateist"miş...


Valla daha ne inciler saçıldı, ne inciler!

Programı tepkisiz izleyebilene, aşkolsun!


Sahi;

Atatürk, ne "fena" işler yapmış öyle!

Ayşe "Hür"...

Senin gibilerin ekranlarda ne işi var?

Git evinde otur..!


Sevgi ve saygılarımla!


Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (A.S.)