utanç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
utanç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Temmuz 2017 Çarşamba

Aziz Hatıraları Bize Emanettir!


Birkaç gün önce içimi aniden saran sımsıcak bir duyguyla ve heyecanla dikkatimi çeken, ticari bir taksinin arka camı üzerindeki Türk bayraklı ve ATATÜRK imzalı, şöyle bir yazı vardı:

"Bu araçta, şehitlerimizin ve değerli ailelerine ücretsiz hizmet verilmektedir"

Böyle bir yazı karşısında kim gururla duygulanmaz ki...

Dolayısıyla elleri öpülesi, önünde saygıyla eğilmemiz gereken gerçek vatansever bu saygın esnaf  ve çalışanlarımıza  minnet ve şükran duygularımızı iletmekten gurur duyuyorum...


Öte yandan... 


"Yalova'da bindiği minibüste 'şehit yakını' kartını göstererek ücretsiz seyahat etmek isteyen şehit çocuğu 14 yaşındaki Mehmet Gündoğdu'ya, minibüs şoförü Nihat Ü.'nün tokat attığı öne sürüldü. Olayla ilgili olarak Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı." 11 Temmuz 2017


Ne yazık ki bu türden utanç duyacağımız haberlere bir yenisi daha eklenen bu  rezil haberi görünce, yüreğim ezildi!

Demem o ki... 

Bizim yatıp gazilerimizin ayaklarına paspas, şehit yakınlarına da sonsuz minnet ve şükran borcuyla yaklaşmamız gerekiyor.  Dolayısıyla şehitlerimize ve gazilerimize karşı yaşadığımız için mahcubuz...

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.
Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor tevhid’i...
Bedr’in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi.

Mehmet Akif ERSOY


Sevgi ve saygılarımla!



"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

25 Mart 2012 Pazar

Yaşasın, "Kendi Rızası"yla...













"Nefsinin öğretmeni, vicdanının öğrencisi ol." Eflatun





"BARTIN’da, ilköğretim okulu öğrencisi 14 yaşındaki Ç.K. adlı kıza tecavüz ettikleri iddiasıyla 22 kişi gözaltına alındı." Halil TEKİN DHA, 23 Mart 2012, Milliyet



"15 yaşındaki kız öğrenciye tecavüzle ilgili gözaltına alınan 16 kişiden 2’si tutuklandı. İnternetten açıklama yapan savcılık "Zihinsel engelli çocuğun şüphelilerle çoğu ilişkisi rızaya dayalı" dedi." Halil TEKİN DHA, 25 Mart 2012 Hürriyet


"Kendi rızası" ya da "rızaya dayalı"...


Bu ifade hayatın gerçeği ile çelişmektedir. Zira o yaştaki çocuk ne yaptığının bilincindedir, ne de yaptıklarının sorumluluğunu taşıyacak kabiliyet ve güçtedir... Kaldı ki ortada bir de çocuğun, "akli dengesinin yerinde olmadığı" gerçeği var...


Hâl böyle olunca da işlenen rezaletin örtbas edilemeyecek kadar vahim düzeyde olması, insanı dehşet ve hayretler içerisinde bırakıyor...


Oysa toplumda bu tür -zihinsel engelli- kişileri, hele hele çocukları korumak ve kollamak insani, vicdani, ahlaki ve hukuki sorumluluğumuz altında olduğu bilinen bir gerçektir. Dolayısıyla insan olan herkes bunu bilir ve bilmekle de ayrıca yükümlü olduğu kanaati her toplumda yaygındır...


Diyeceğim o ki...


"CEZA

İngiliz yargıç, gece yarısı parktan geçen kızı korkutan adama 7 yıl 7 gün hapis verince, şaşıran gazeteciler sormuşlar:

"Adam kıza elini bile süremedi. Kaçan kızın çığlıklarına yetişenler de adamı yakaladılar. Bu 7 yıl, 7 gün çok değil mi?"

Yargıcın yanıtı hukuk tarihine geçecek düzeydedir:

"Kızı korkutmanın karşılığı 7 gündür. 7 yıl, İngiliz kızlarının gece yarısı parkta dolaşma özgürlüklerine saldırmanın cezasıdır." 12 Aralık 2010 Hürriyet, Şükrü KIZILOT


Önce Siirt...

Şimdi de Bartın...


Bu utanç tablosunu esefle reddediyor, bu tür olayların bir an evvel son bulmasını özlemle ve sabırsızlıkla bekliyorum...


Sevgi ve saygılarımla!


Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (A.S.)

28 Şubat 2010 Pazar

18 Yıl Önce...














"Ey inananlar! Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğruya iletmez." Mâide Sûresi, 51. Ayet


"Yazı-tura ile yapılan vahşi infaz
Yer: Azerbaycan, Hocalı 26 Subat 1992

Elleri bir ağaca arkadan bağlanan hamile bir kadının başına dikilmiş olan iki Ermeni yazı tura atıyordu. Bu kanlı kumarı yaklaşık 100 yıl önce Anadolu toprağında Kars’ta, Ağrı’da, Van’da, Erzurum’da da ataları oynamıştı. Onlardan duymuşlardı. Karnı burnunda çaresiz bir Azeri kadının doğumu oldukça yakın görünüyordu. Çaresiz kadın bir hazan yaprağı gibi titriyordu. Elbiseleri yırtık, ayakları çıplaktı. Ermenilerin uzun boylu olanı elindeki AK-47 model Rus yapımı otomatik tüfeğinin namlusuna monte edilen seyyar kasaturayı çıkartırken, diğeri elindeki demir parayı havaya attı.


Karnını yardılar

- Akçik, manç (Kız mı, oğlan mı?)
- Akçik (Kız).
Bu cevap üzerine ’oğlan’ diyerek bahse giren Ermeni, elindeki kasatura ile hamile kadının karnını bir hamlede yarıp çocuğu çıkarttı. Kan bürümüş gözleri bebeğın kasıklarına kilitlendi.
- Tun sahetsar, inger (Sen kazandın, yoldaş).
- Yes sahetsapayts ays bubriki inç bes bidigisdana (Ben kazandım, ama bu bebek nasıl beslenecek?).
- Mayrıgi bedge gısdatsine (Annesi besleyecek elbette).
Bunun üzerine daha kısa boylu olan Ermeni, bir hamlede kasaturaya geçirdiği bebeği annesinin göğsüne yapıştırdı:
- Mayrıg yerahayın zizdur (Çocuğa meme ver).


Kesik başla futbol

Aynı dakikalarda Hocalı’nın başka bir semtinde tek kale futbol maçı hazırlığı vardı. İki kesik Azeri kadın başını kale direği yapmışlar, top arayışına girmişlerdi. Başı tıraşlı bir çocuk bulup getirdiklerinde ise Ermeni çeteci sevinçle bağırdı:

- Asixn ma, çimi yev bizdige, aveg gındırnadabidi. Gidiresek (Bu hem saçsız, hem de küçük, iyi yuvarlanır. Kopartın). Aynı anda çocuğun gövdesi bir tarafa, başı da orta yere düşmüştü. Ermeniler zafer naraları! atarak, kanlı postalları ile kesik çocuk başına vurarak kanlı bir kaleye gol atmaya çalısıyordu.


Bu iki olay Hocalı’da bundan çok değil yalnızca 18 yıl önce yasandı. Her iki olay da Ermeni çetecilerin katliamlarına bizzat şahit olan görgü tanıklarının anlatımlarıdır. Ne yazık ki 26 Şubat 1992 günü binlerce Azeri, türlü yöntemlerle vahşice katledilmiştir. Ajanslar, katliam haberini bütün dünyaya hızla geçerken, arşı titreten ağır bir vahşet yaşanan Hocalı halkından geri kalanlar ise çaresizlik içinde kıvranıyordu." Yeniçağ Gazetesi, 25 Şubat 2010


Gözü dönmüş azgın ve şımartılmış Ermeni askerleri, 25 Şubat 1992’de kadın ve çocuk demeden yüzlerce Azerbaycanlıyı vahşice katletti!!! Dün olduğu gibi bugün de tarih sayfaları, ne yazık ki bir kez daha katliama sahne oldu! "HOCALI" insanlık adına UTANÇ ve KARA bir leke olarak vicdanları kanatmaya devam ediyor...

Sevgi ve saygılarımla!