10 Mayıs 2015 Pazar

Anneler Günü











Başta, Türk kadınına çağdaş olma yolunu açarak modern Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran büyük önder Mustafa Kemal ATATÜRK'ün annesi Zübeyde Hanım'ı sonsuz saygıyla anarken, bu vatan için evlatlarını şehit vermiş gözü yaşlı tüm annelerin önünde saygıyla eğilir, ellerinden öperim.

Ve yine..

Evlatları katledilmiş yüreği yanan annelerin acısını bir anne olarak yürekten  paylaşır, onlara sonsuz saygılar sunarım...

Bu vesileyle,

Sevgili anneciğimle birlikte bütün annelerin,

Anneler Günü  kutlu ve mutlu olsun... 





Sevgi ve saygılarımla!



"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S)

7 Mayıs 2015 Perşembe

Darağacı'nda "Üç Fidan"...







Bizim Deniz

En uzun koşuysa elbet
Türkiye’de de Devrim
O, onun en güzel yüz metresini koştu
En sekmez luverin namlusundan fırlayarak...
En hızlısıydı hepimizin,
En önce göğüsledi ipi...
Acıyorsam sana anam avradım olsun
Ama aşk olsun sana çocuk, Aşk olsun...

Can YÜCEL




Evet, 6 Mayıs 1972... 

Bundan tam 43 yıl önce darağacında asıldılar...

"Biz Mustafa Kemal Gençliği olarak, Türkiye'nin istiklâlinin zedelendiğini, elden gittiğini görüyorduk. Onun için atılması gereken devrimci adımın  "İstiklâli tam Türkiye" için olacağına, gerçekleştirilmesi gereken ilk amacın "Tam bağımsız Türkiye" olduğuna inanıyorduk" diyen Deniz Gezmiş ve arkadaşları...

Haklarında yazılanları okuduğumda neredeyse hıçkırarak ağladığım Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan, Hüseyin İnan...

Bu gencecik evlatlar hayatlarının baharında can verdiler...



İnfaz anında söyledikleri  en can alıcı sözlerini, HALİT ÇELENK'in kaleminden izninizle paylaşmak isterim:

"İnfaz savcısının işareti üzerine, masanın üzerinde duran bir kağıt paket açılıyor. Paketten çıkan, patiskadan yapılmış, dar, kolsuz ve ayak topuklarına kadar uzanan beyaz bir ölüm gömleği, başından geçirilerek Denize giydiriliyor. Arkadan bağlı kolları ölüm gömleğinin içinde kalıyor.


Deniz, ayağındaki bağları çözük postallarını bize göstererek, görevliye sesleniyor.

- Postallarımın bağlarını bile bağlamaya vakit bırakmadan beni apar-topar buraya getirdiler. Postallar bu hali ile sehpada ayağımdan düşecek. Düşmelerini istemiyorum. Onları bağla da düşmesinler.

Görevli postallarını bağlıyor.

Ayağa kalkıyor. İdam sehpasına doğru yürürken bize dönerek:

- Allahaısmarladık. Cezaevindeki bütün devrimcilere selâm. Onları benim için tek tek öpün, diyor. ve metin adımlarla avluya doğru yürüyor.

Sehpanın önüne geliyor. Sehpanın altında normal yükseklikte bir masa ve üstünde bir tabure var. Elleri arkasında bağlı, topuklarına kadar inen ve ayaklarına hareket olanağı vermeyen dar gömlek giydirilmiş bir insanın kendi başına masanın üzerine çıkması olanaksız. Gardiyanların yardımı ile masanın üzerine çıkyor. Masanın üzerinde bulunan tabureye kendi kendine çıkarak, tepesinde duran ilmiği başına geçirmek istiyor...


Deniz, gecenin derinliklerine dalga dalga yayılan gür sesiyle, şunları söylüyor:

"Yaşasın tam bağımsız Türkiye,

Kahrolsun Emperyalizm
...

Deniz, ayağının altındaki tabureyi tekmelemek isterken, cellât arkadan tabureye vuruyor. Tabure yere düşüyor..." Avukat Halit ÇELENK, İdam Gecesi Anıları, sf: 83-84



"Hüseyin İnan bulunduğu odadan getiriliyor. Aynı sandalyeye oturtuluyor. Sigara içer misin, diye soruyoruz Hüseyin'e:

- İçmeyeyim, diyor. Sonra da ayağındaki lastik spor ayakkabıları bize göstererek ve gülerek:

- Babam yarın ayağımdaki bu lastik ayakkabıları görünce, oğlumun doğru dürüst bir ayakkabısı bile yokmuş diye üzülecek. Ayakkabımı bile giyemeden beni apar-topar buraya getirdiler. Babama söyleyin, ayakkabım yoktur diye üzülemsin. Ayakkabılarım cezaevinde kaldı. Onlara hediyem olsun, diyor.

Beyaz ölü gömleğini İnan'a giydiriyorlar. İnan avluya doğru yürüyor. Gülerek bize dönüyor:

- Hadi eyvallah, Şakibe ablaya selam, diyor.

Sehpanın önüne geliyor. Masanın üzerine çıkıyor ve duruyor.

-Taburaye çık! diye bağırıyor...

İnan..

- Sabırlı ol, çıkacağım, diyor.

Tabureye çıkmadan, masanın üzerinde yürekli ve yüksek sesle son sözlerini söylüyor:

"Ben şahsi hiçbir çıkar gözetmeden halkımın mutluluğu ve bağımsızlığı için savaştım. Bu bayrağı bu ana kadar şerefle taşıdım. Bundan sonra bu bayrağı Türk halkına emanet ediyorum. Yaşasın işçiler, köylüler ve yaşasın devrimciler. Kahrolsun faşizm."

Sözlerini bitirdikten sonra tabureye çıkıyor. İlmiği boynuna takıyorlar. İnan tabureye bir tekme sallıyor. Düşemiyor. Bir tekme daha vuruyor ve deviriyor tabureyi. İnfazı kendi kendine yapıyor." Avukat Halit ÇELENK İdam Gecesi Anıları, sf: 91-92

Ve son sözler...

"Yaşasın tam bağımsız Türkiye"...




6 Mayıs 2015...

Deniz, Hüseyin, Yusuf...

Sizi unutmak mı?

Aşk olsun...


Sevgi ve saygılarımla!



"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S

5 Mayıs 2015 Salı

Hıdrellez'i Unutmadık...




















* Hıdrellez Hakkında bilgi verir misiniz?

Anadolu'da yeniden doğuş Hıdrellez Bayramı

Anadolu'da halk, 6 Mayıs'ta yiyecekleriyle kırlara giderek Hıdrellez bayramını kutlar. Bu konuda çeşitli söylentiler var. Hıdrellez, Hızır ve İlyas adlarının birleşmesinden türetilmiş. Hızır-Hıdır hayat suyu içerek ebedi hayatı bulmuş bir kimse. Tanrı tarafından Müslümanlığı korumakla görevlendirilmiş. o istedi zaman, beklenmeyen bir zamanda insanlara yardım eden bir varlık. o geldiği yere bolluk ve bereket getiriyor. Etraf yeşilleniyor, ürün bol oluyor, hayvanlar çoğalıyor, cinsellik güçleniyor. İlyas onun kardeşi veya yakın arkadaşı. Her ikisi de ölümsüzlük kazanmış peygamberler. Hızır karaların, İlyas denizlerin koruyucusu.

İnanışa göre onlar senede yalnızca bir kez, 6 Mayıs'ta birleşiyorlar. Bu birleşme ile ortalığa büyük bolluk, bereket geliyor. Halk da bu birleşmenin sevincini, kırlarda çeşitli eğlencelerle kutluyorlar. Bazı yörelerde bu eğlenceler bir yatır, bir türbe civarında veya mezarlık yakınında yapılıyor. Bazı yörelerde o gece insanlar, gül dibine, gelecek yıl için istediklerini bildiren simgeler koyuyorlar. Evlenmek isteyen kızlar bir çömlek içine yüzüklerini koyarak gül dibine bırakıyorlar...





 08.11.2013, İstanbul / Sumerolog Muazzez İlmiye ÇIĞ ile söyleşimden...


http://www.tulaygurdal.com/2013/11/son-sumer-kralicemiz-muazzez-ilmiye-cig_20.html     -2-


Dolayısıyla...

5 mayıs akşamı  başlayarak 6 mayısa kadar devam eden ve Türk dünyasında kutlanan Hıdrellez Bayramı,  

Büyük halkımıza huzur, mutluluk, güzel ve yalnız ülkeme de bolluk ve bereket getirmesi dileğimle...

:)


Sevgi ve saygılarımla!




"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S)

1 Mayıs 2015 Cuma

Tüm Emekçilere Selam Olsun...














"İşçinin ücretini alın teri kurumadan önce ödeyiniz." Hz. Muhammed

Merkezinde insan ve insanlık olmayan, refahı topluma yayma amacından uzaklaşmış...  uygulamalar altında ezilenlere ithafen,

"1944'te Ulusal Direniş Kurulu Programı, 1948'de Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirisi'ni kaleme alanlar arasında olan Stéphane Hessel, özlediği küresel bir topluma yönelik çağrısını; sosyal adalet, eşitlik ve özgürlük çığlığını,  "İnsanlık Onuru İçin Manifesto" diyebileceğimiz davetiyle... "Sermayenin Diktatörlüğüne HAYIR!" diyor."

Ve...

Stéphane Hessel barışçıl ve demokratik koşullarda,

"Yetti artık! Olup bitenlere duyarsız kalmayın, liberal masallara kanmayın! Sizlere empoze edilen bir dünya bakışından tiksindiğinizi, kızdığınızı gösterecek, insana has en basit tepkileri verin! ÖFKELENİN!"* diye sesleniyor...

Dolayısıyla.. 

Bugün 1 Mayıs Emekçinin Bayramı...

Dünyada insanlığa hizmet adına emek veren bütün emekçilere selam olsun...


Sevgi ve saygılarımla!

*Kaynak: Stéphane Hessel, ÖFKELENİN!



"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S)

28 Nisan 2015 Salı

Namaz Kılmak mı?









Obama, "ABD Başkanı olmak hiç kolay bir iş değil... İran’la müzakere etmek zorundayım. Bunları yaparken, bir yandan da günde beş vakit namaz kılmaya zaman ayırmam gerekiyor" diye konuşmuş.


Hani Obama başkan seçildiğinde Türkiye'nin birçok yerinde davul zurna çalınıp, kurbanlar kesilmişti ya...

Hazır "Müslüman" Obama denilince Cengiz Han'ın  bir söylemini izninizle buradan paylaşmak isterim:


Cengiz Han at üstünde şehre iner, geniş bir meydan ararken büyük camiyi görür ve  sorar:

"Burası Sultan Mehmed'in evi mi?"

Hoca cevap verir: "Hayır Allah’ın evi camidir." deyince,

Cengiz Han şöyle cevap verir:

 "Tanrı’nın evi insanların yüreğidir. Siz bütün kötülükleri yüreğinize dolduruyorsunuz, sonra Tanrı’ya koca koca evler yapıyorsunuz.  Eğer Tanrı'yı candan sevseydiniz o da sizi severdi, kara günlerinizde yardımınıza gelirdi..."

Dolayısıyla...

"Namazın hedeflerinden birisi de "vecd" hâli"* (sevgi veya heyecandan doğan coşkunluk) olarak nitelendirilmiştir. Yani, Allah'a yönelme...

İyi de... 

Bu da, uğruna kurbanlar kestiğimiz "Müslüman" Obama'da yok...




Sevgi ve saygılarımla!


*Kur'an-ı Kerim'in Gizli Öğretisi, Ergun Candan sf:67



"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S)

26 Nisan 2015 Pazar

100. Yıl Yalan(cı)ları








Bir tarafta Çanakkale savaşları, diğer taraftan Ermeni tehciri sırasında yaşanan olaylar...

Hepsi de vatan savunması için verilen mücadele...

Çanakkale'de dünyanın dört bir tarafından topraklarımızı işgale gelen 7 düvele karşı gencecik evlatlarımız şehit olurken, öte yandan aynı düveli muazzamanın kışkırtmasıyla Osmanlı'ya başkaldıran Ermenilerin göçe zorlanmasıyla başlayan yaygara.

Dolayısıyla bugün bakıyoruz aynı düveli muazzama yine sahnede.. Ki bir tarafta işgalci olarak gelenlerin başında İngilizler.. öte yandan Anzaklar filan derken... Aaa! Bir de bakıyoruz ki o işgalci haçlı emperyalist güçler memleketimizde selam, saygı söylemiyle anıt dikerek, timsah gözyaşları döküyorlar.. Allah aşkına neyin gözyaşı bunlar? Kıtaları aşarak buralara geliş derdiniz neydi?

Çanakkale'de o gün şehit düşen 250 bin insanımız olmasaydı, bugün İstanbul ve Gelibolu yarımadası başta olmak üzere Anadolu'yu işgal etmiş, üzerine çullanmıştınız..



Öte yandan Erivan'da sözde "Ermeni soykırımı" diye tutturduğunuz yalanın peşine aynı emperyalist güçlerin temsilcileri hücum etmiş, yine aynı timsah gözyaşlarını dökerek boy gösteren gösterene.. Bu neyin nesidir?



Hedef Türkiye Cumhuriyeti ve Türk halkı değil midir? Dahası Ermenistan'ın bugün toplam 3 milyonu geçkin nüfusuyla nasıl oluyor da, tee 1915'te 1 milyon Ermeni öldürülmüş oluyor?!

Diyeceğim... Dünyanın gözü kulağı Türkiye'de.. Sırtlanlar gibi pusu kuran kurana.. Bölgemizde ve de özelde bu coğrafyada ister adına "katliam" deyin, ister "soykırım" deyin, milyonları harıl harıl öldüren kim?

Eyyy BM, kendi ellerinle Sırplara teslim ettiğin  8 bin müslümanın katledilişini seyretmekten başka, sen ne yaptın?

Eyyy Fransa, Ermenileri önce kışkırttın, sonra yalnız bıraktın.. Ardından şimdi işine geldiği gibi bağırıp çağırıyorsun... Cezayir katliamını kim yaptı?

Eyyy Amerika, sen Kızılderililerin soyunu kökten silmedin mı?

Eyyy Almanya, tarihin en büyük soykırımını kim yaptı?

Bizim vatan savunduğumuz ortada iken, siz, koştura koştura oraya buraya "demokrasi" getireceğiz diye, saldıra saldıra ortalığı kan gölüne çevirmediniz mi?

Dolayısıyla şimdi sıra geldi Anadolu'ya öyle mi? Ama bize yutturamazsınız!

Kısaca SEVR'den asla vazgeçmiyorsunuz...





"McCarthy: Soykırımcı Ermeniler
Dünyayı kandıran Ermenilere Prof. Justin McCarthy'den anlamlı yanıt geldi. McCarthy, "Ermeniler, İngilizlerle ve Ruslarla anlaşıp vatan hainliği yaptılar. Elimizdeki binlerce belge Türklerin değil, Ermenilerin soykırım yaptığını gösteriyor" dedi." 1 Mart 2015, kanalahaber.com/






Sahi... 









ABD ve AB sözde Ermeni Soykırımının 100. yılı için anma hazırlıklarını sürdüredursun,

"CHP ve Mustafa Kemal Atatürk’ü "soykırımcılıkla"  suçlayıp, Türkiye’yi uluslararası mahkemeye şikâyet etti"ği iddia edilen  Erdal Doğan’ın eşi Ermeni kökenli Selina Özuzun Doğan'ı CHP milletvekili adayı gösterirken,

Sorum  Atatürk'ü "soykırımcı" ilan eden sözde "Atatürkçü" geçinenlere:

Bu maskeleme ile "Kırmızı Başlıklı Kız" masalındaki babaanne kılığına giren hain kurttan sizin ne farkınız var? 


Öte yandan HDP Eş Genel Başkanı da bu emperyalist güçlerle birlik olmuş ve Papa'ya sahip çıkarak aynı teraneye katılıp, "Ermeni soykırımı vardır" diyor, iyi mi?








Sorum çok açık:

Hani emperyalizmle işbirliği içinde değildiniz?

Hani onların ekmeğine yağ sürmezdiniz?

Hani onların yalanlarına ve planlarına alet olmazdınız?

Hani mazlum milletlerin yanında oluyordunuz?

Hani ülkeyi bölmek peşinde değildiniz?


N'oldu?


Sevgi ve saygılarımla!

Not: 

Tüm bu yalanlar uluslararası düzeyde sürerken, asıl bu vatanın öz ve öz evladı olan Ermeni vatandaşlarımız ise sürdürülen bu çirkin iftiraları, asla kabul etmedikleri gibi şiddetle reddeden açıklamaları neden dikkate alınmaz?

"Kilisemde Hıristiyanım, evimde Ermeniyim, kapının dışında Türküm. O Türk bayrağı hem kiliseyi hem evimi korur. Amerika’da Amerikalıyım diyorlar, biz de Türküz. 100 sene evvel olan bir olayı bugün belli menfaat peşinde koşanların istismar etmesi çok acı" Kandilli Ermeni Kilisesi Başkanı Dikran Kevorkyan







"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S)

23 Nisan 2015 Perşembe

Nice 95 Yıllara...



































"Acı işgal günlerinde önemli devlet adamlarının da hazır bulundukları toplantıda herkes, Türkiye'nin düştüğü acıklı duruma göre bir çare arıyor; Amerikan, İngiliz himayesinden dem vuruluyordu. Bir aralık, Mustafa Kemal Paşa'ya da sordular. Atatürk şu kısa yanıtı verdi:

-Efendiler, hepiniz konuştunuz, arzularınızı beyan ettiniz ve birbirinize sordunuz, hepinizi dinledik. Fakat.. Anadolu'ya bir şey sordunuz mu? Anadolu'yu dinlediniz mi? Ona da soralım, bir de onu dinleyelim efendiler!"




Dolayısıyla...

Saltanat ve hilafetin yerine milletin meclisinin açılışının 95. yılında, gururla ve coşkuyla söylemek istediğim şu ki;

Dünyada hiçbir millet, "BÜYÜK" sıfatı ile taçlandırılmamıştır. Bu onuru bize bahşeden Büyük Atatürk,  "Büyük Millet"ini ve bu büyük milletinin  meclisini

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) olarak, Türk ulusuna armağan etmiştir...

Bağımsızlığımızın ve ulusumuzun sembolü olan TBMM'nin açılışının 95. yılını büyük coşku ve heyecanla kutladığımız bu günde, BÜYÜK  TÜRK  MİLLETİ'nin bayramı kutlu ve mutlu olsun...

Ne mutlu Türk'üm diyene! 

Sevgi ve saygılarımla!




"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S)