"15 Şubat 2016 tarihinde Matematik öğretmeni Bayram Ö.'nün özel ders verme bahanesi ile Cansel'i bir bağ evine götürerek Cansel'e tecavüz ettiği iddiası"
Ayrıca...
"Kayseri’de matematik öğretmeninin cinsel tacizine uğrayıp canına kıyan 18 yaşındaki 12. sınıf öğrencisi Cansel Buse K. Türkiye’nin kanayan yarasını bir kez daha gün ışığına çıkardı. Cansel’in tacizcisi 33 yaşındaki öğretmen Bayram Ö.’nün “Cinsel taciz vakalarıyla ilgili” eğitim gördüğü ortaya çıktı."
Yıllar önce...
Henüz 14-15 yaşlarındayım...
Okulda tanınan ve sevilen bir öğrenciyim...
Bir gün
fen bilgisi öğretmenimiz çalışkanlığımı dile getirerek benden eşine çokça bahsettiğini, o sebeple "Tülay eşim hemşire, nöbetleri var.
Cumartesi günü saat 14:00'te seni evimize bekliyorum. Gel mutlaka seni eşimle tanıştırmak istiyorum" dedi. Hayal meyal hatırladığım kadarıyla evleri bize yakın bir yede olduğu... Neyse işittiğim bu sözler karşısında çok sevinçliyim. Zira öğretmenim beni çok sevdiğini ve eşiyle tanıştırmak istediğini söylemişti.. Mutlu mutlu evde çok sevgili anneciğime olayı anlattım. Zira
sevgili anneciğimin prensibi, bizim öyle arkadaş toplantılarına (o yaşlarda)
filan katılmamıza asla izin vermezdi. Dolayısıyla daha cümlemi tamamlamadan sevgili anneciğimin sert yaklaşımıyla karşılaştım. Tabii öğretmenimin çağrısına uymadım.
Pazartesi günü okuldayım. Yazılımız var... Salonda toplandık. Zira 3 şube bir arada olacağız yazılıyı. Derken unutamadığım o an gözümün önünde yeniden canlanıyor... Kolçaklı sandalyelerde oturuyoruz. Fen bilgisi öğretmenim yanıma geldi, bilmiyorum ne oldu. Zira halen suçumun ne olduğunu bilemediğim bir gerçekle,
öğretmenim bana çok sert bir tokat attı.. Çok utandım... Zira hiç öyle bir durum yaşamamıştım. O takatın nedeni olarak evine gitmediğim için olabilir diyerek kendimi suçlu hissettim ve hiç sesimi çıkarmadım. Zira aldığım terbiye de sözünde durmak vardı. Eh, çocuk aklımla "tamam öğretmenim" dediğim halde, dediğimi yapmamıştım...
Yaşadığım bu anıyı zihin altında saklamış olduğumu farkettim. Zira birkaç gün önce Kayseri'de yaşanan o vahim haberi okuduğumda aniden bu anım gözlerimin önüne geldi.. Oysa bu vakte kadar bu olayı hiçbir zaman sorgulamadığım gibi aklıma bile getirmemiştim. Nasıl getirebilirim ki..
Hiç öğretmen kötü niyetli olabilir mi?!..
Ben bir öğretmenim.
Öğretmenler öğrencilerini çok sever ve onları canı gibi korurlar. En azından öyle düşünüyorum. Ama ne yazık ki bu tür
ruhları kirli günahkar sapkınlar, dün olduğu gibi bugünde mevcutlar.. Dolayısıyla önemli olan bu hastalıklı sapkınları toplum dışı etmemiz ve onları şüphesiz ki korumadan, olayların üzerini örtbas etmeden adalet önüne çıkarmak ve toplumsal yaptırımları devreye sokarak teşhir etmek hepimizin öncelikli görevidir.
Sevgili çocuklar, değerli anne ve babalar... öncelikle kendimizi kendimiz korumak zorundayız, ilkesini unutmamalıyız! Kim olursa olsun önce dışarının çok kirli olduğunu hiç aklımızdan çıkarmadan, değil öğretmen, kimsenin çağrısına uymayacağımız gibi her şeyi en yakınımız olan anne ve babalarımıza aktararak onların koruması ve tecrübelerini almak zorundayız... Bugün yıllar önce yaşadığım olayı sizlerle paylaşmaktaki amacım,
çocuk ruhuyla öğretmenimin olası bir art niyet taşıdığı düşüncesini asla aklıma gelmediğini hatırlatmaktır. Bugün art niyet olarak baktığım bu olayı sorguladığımda, elbetteki hiçbir iyi niyet görüntüsü, hatta kırıntısı dahi göremediğimdir.
Dolayısıyla...
Annelerinizden babalarınızdan hiçbir şeyinizi saklamadan her bir şeyinizi anlatınız!!! Anneler, babalar, çocuklarınızı çok yakından takip ederek onların, nereye gittiklerini, kimlerle bir arada olduklarını ve neler yaptıklarını titizlikle öğreniniz...
Cansel Buse hepimizin namusu, hepimizin çocuğuydu. O okula emanet edilmiş bir öğrenciydi!!
Dolayısıyla
böyle sapık öğretmenleri ve de olayı örtbas edenleri ve görmezden gelenleri şiddetle ve nefretle kınıyorum.
Yazıklar olsun...
Sevgi ve saygılarımla!
"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)