27 Nisan 2012 Cuma

İğrenç Ötesi Tezgah













"Allah’ın kendilerine öfkelendiği bir kavmi dost edinenleri/onları işlerinin başına getirenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilip durdukları halde yalana yemin ediyorlar. Allah, onlar için şiddetli bir azap hazırlamıştır. Ne kötüdür onların yapmakta oldukları! Yeminlerini kalkan edinip Allah’ın yolundan alıkoydular. Küçük düşürücü bir azap var onlar için. Onların malları da çocukları da kendilerine, Allah’a karşı hiçbir şey sağlamaz. Ateş halkıdır onlar. Uzun süre kalacaklardır orada. Allah onları tekrar dirilttiği gün, size yemin ettikleri gibi O’na da yemin edecekler ve bir şey yaptıklarını sanacaklar. Dikkat edin, onlar yalancıların ta kendileridir. Şeytan onları kuşattı da Allah’ın zikrini/Kur’an’ını onlara unutturdu. İşte bunlar şeytanın hizbidir. Dikkat edin! Şeytanın hizbi hüsrana uğrayanların ta kendileridir." Mücâdile Sûresi, 14-19. Ayet


Ne yazık ki, Batılı Haçlıların Müslüman düşmanlığı bir politikaya dönüşmüş durumda...


Ve bu doğrultuda pekçok plân devreye sokularak gerek psikolojik, gerek hileyle, gerekse cebren her alanda İslâm düşmanlığı hat safhada sürdürülmeye çalışılıyor!



Suudi Arabistan’ın Büyük Müftüsü Şeyh Abdülaziz el eş, Şeyh,"Avustralya gazetesi The World Observer’a yaptığı açıklamada, kızların 10 yaşında bile evlenmeye hazır olabileceğini iddia etti.


"Evlenmek için 25 yaşını bekleyenler fena halde yanılıyor” diyen müftü, "Annelerimiz ve büyükannelerimiz 12 yaşına bile gelmeden evlendiler. Aileleri tarafından iyi yetiştirilen kızlar o yaşta dahi evlilik görevlerinin tümünü yerine getirebilirler" dedi." 26 Nisan 2012, Vatan


Daha bu utanç verici açıklamanın şokunu üzerimizden atamazken, bir açıklama da Mısır Ulusal Kadınlar Konseyi'nden geldi:

Konsey, "Ölen eşle cinsel ilişki" yasasının reddedilmesi çağrısında bulunuyor..." 27 Nisan 2012, Vatan



Bu iğrençlikler karşısında insanın kanı donuyor! İnanılmaz söylemleri Yüce dinimize "mâl etmek" isteyen sapkın zihniyetleri şiddetle ve nefretle lanetliyorum!



Şimdi bu sapkın fikirlerin arakasında durmak isteyen güruhlara bir hatırlatma yapmak isterim:

Zira Hz. Peygamber'imizi iğrenç emellerine "alet" etmeye çalışmaları beyhudedir. Buna karşın sormak istediğim, Hz. Muhammed'in örnek ahlâkı ve vicdan("Kalbimizde Allah'ın nuru vardır, onun adı vicdandır" Tolstoy)ın temel yasası kabul edilen hassas davranışları niye gündeme taşınmaz ki?!


Hz. Muhammed'in hadislerini okuyarak O'na hayranlık duyan ünlü Rus yazarı Lev N. Tolstoy, bunun üzerine Hindistanlı İslâm düşünürü Sühreverdi'nin hadis kitabını inceleyerek, Hz. Muhammed hakkkında "evrensel tavsiye ve uyarılarla" dolu bir hadis kitapçığı hazırlamıştır. Bu kitapta,


"Hz. Muhammed'in sevgiye ait sözleri ve davranışları, hoşgörü, ahlâk, doğruluk ve daha birçok evrensel değerin yine Tolstoy'un ifadesiyle "aklı başında" bir insanın celp ve cezp etmemesi zaten düşünülemezdi. O da bu inceliği yakalamış, cihanın görüp göreceği en zeki ve duru vicdanlı insanlardan biri olarak, bu teşhis ve tespiti yapmış ve insanlarla paylaşacağını umut etmişti şüphesiz. " İslam Peygamberi İle İlgili Kayıp Risalesi Hz. Muhammed, TOLSTOY


Buradan yola çıkarak,

İslâmiyet'in bir vicdan ve ahlâk dini olduğuna inananlar, bu ahlâksızlıkları nasıl kabullenebilir?

10 yaşındaki bir insan ÇOCUKtur!!!

Onun bedeninin gelişmiş olması, ruhunun ve beyninin de geliştiğini anlatmıyor!!!

Böyle bir zihniyet gelişmemiş (kapalı) feodal toplumların din üzerinden insanları sömürmesi geleneğinde vardır. (Zira bu durumun sürdürülebilmesinin tek koşulu cehalettin yaşamasına bağlıdır.)



O halde bu açıklamaların hangisi ahlâka uyuyor?

Hangisi vicdana sığıyor?


Tek kelimeyle sapıklığın ta kendisi...


Anlaşılan o ki, müftü "efendi"ler, işi gücü bırakmışlar; sapkınlıklarının derdine düşmüşler...


İslamiyet'i "küçültme"nin, "değersizleştirme"nin, "aşağılama"nın bu kadarına da pes doğrusu...


Yazıklar olsun!!!


Müslümanlar, zulümle pençeleşe dursun, İslam coğrafyası kan gölüne çevrilmiş, haçlıların kılıcından geçirilirken, bu güruhlar da ahlâksızlıklarını, sapkın zihniyetlerini İslam'ın arkasına "sığınarak" yaygınlaştırma ve hükümleştirmenin alçaklığına soyunmuşlar!!!


"Biliyor musunuz ki, bizim dinimizin aslını bozup onu düşüren nedir?

Tefsirci ve tahlilcilerin yanlışları; riyakâr nakilcilerin yozlaştırıp tartışmaları ve yoldan sapmış hükümdarların buyruklarıdır" (İslam Peygamberi İle İlgili Kayıp Risalesi Hz. Muhammed, Tolstoy)


Demem o ki...


Basını ele geçiren küresel çeteler, sapkın ruhlu İslam düşmanı, sözde "din adamları"nın ağzıyla dünya kamuoyuna, iğrenç açıklamalarını manşet manşet "haber" yaptırarak, yüce dinimizi "aşağılatmak", yozlaştırmak ve Müslümanları "sapkınlık"la itham etmektedirler!


Bu vesileyle,


Bir taraftan Kur'an yakan Müslüman düşmanı Haçlılar, öte yandan da Müslümanlara bu şekilde onursuzca evire çevire meydan dayağı atarak, kendi ruhlarını yüceltmenin peşindedirler!


Ama bilesiniz ki... Bunların hepsi boşa kürek sallamaktan öteye geçemeyecektir!


Sevgi ve saygılarımla!


Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (A.S.)

3 yorum:

  1. Merhabalar,

    Bunlar, "Sarıklı Zangoçlar!.." Bunlar, Allah'a ve onun getirdiği İslam'a kurban olsunlar. İnsanın fiziki gelişimi ile ruhi gelişimi birbirine parelel değildir. Ben 50 yaşıma geldikten sonra evliliğin kudsiyetini kavrayabildim. 10 yaşındaki bir kız çocuğu hala bir oyun çocuğudur.

    Daha söyleyecek çok şeyim var da, terbiyem müsaade etmiyor.

    Bu duyarlı paylaşımınız için kaleminize ve yüreğinize sağlıklar dilerim.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlayınSil
  2. Tek kelimeyle mükemmel bir yorum ve mükemmel bir yazı. Elde olsa da müslümanım diyen herkese okutabilsek. Teşekkürler. Serkan ALPASLAN

    YanıtlayınSil
  3. Suudi Müftüsü(müftü mü,hiç sanmıyorum),hayata kendi açısından bakmış.Hayatının bir çok kısmını evlilikle geçirecek çocuk,gurursuz,cahil,bencil ve şuurunu kaybetmiş bir kişi ile küçücük yaşta evlenmek zorunda değildir ve evlenemez de.Daha ÇOCUK,aklında bir sürü soru işareti var(her konuda).Onun vücudunun gelişmesi,şeklini alması ruhen ve aklen gelişmiş anlamına gelmez(dediğiniz gibi).Daha o bir fidan...Dıştan bir ağaç kıvamını almış olabilir ama o daha kökü çıkmamış BİR fidan...Böyle bir haysiyetsizlik ahlaki ve her yönden utanç verici bir duygu.Sizin sayfanız da böyle bir utanç verici bir konuyu insanlarımızı bilinçlendirmek adına koyduğunuz için size çok teşekkür eder sevgi ve saygılarımı sunarım...Merve KANAN

    YanıtlayınSil