27 Ağustos 2008 Çarşamba

Haziran Ayı ve Umutlarımız...





Haziran ayı, kimileri için özlemle beklenen tatil coşkusunu müjdeler, kimileri içinse, geleceğine yön verecek başlangıcın, yani endişe ve tedirginliğin yaşandığı ayın temsiliyetidir. Evet tüm genç dimağların korkulu rüyasını ve bedenleri gelişirken ruhlarında açılan ilk derin travmayı oluşturan sınavlarla dolu HAZİRAN ayı!..


Orta, lise de okuyan tüm çocuklarımızla birlikte, beraberinde sürüklediği anne ve babaların heyacan ve umutla bekledikleri; elleri yüreklerinde çaresizce boyun eydikleri, sistemler zincirinin ne denli ağır olduğu konusunda ki, önemli bir halkayı, sizlerle paylaşmak istiyorum:

Tüm anne ve babaların en değerli varlıkları evlatlarıdır. Bunlar için yaşamlarını düzene koyarak, hayatlarını onlara vakfederler. Tek istedikleri de çocuklarının mutlu ve özgürce geleceklerini inşa edebilmeleridir. Bu amaçla da çocuklarımızın, çocukluklarını sindire sindire yaşayarak, insani duygularla yetişmiş, kültürleriyle beslenip, erdemli, atasına ve atalarına sırtlarını gururla dayayarak kendilerine yön tayin edebilen, kendi ayakları üzerinde durabilen, mevcut durumlarını oldukları gibi kabul edip, başkalarına özenmeyi bir kişiliksizlik olarak algılamasını bilen, "vicdanı hür, irfanı hür" donanımlara sahip olsun istiyoruz. İşte o vakit hiç kuşku yoktur ki, ülkelerini ve geleceklerini yüceltebilme kabiliyetleri de gelişecektir!


Tüm aileler gibi bizler bunları istiyoruz da, birileri bunları İSTEMİYORLAR! Onun içindir ki en değerli varlıklarımızı, bizleri uyutarak, ellerimizden alıyorlar. Nasıl mı? Basın yayın yoluyla ruhlarını ezerek! Kültür emperyalizmi ile beyinleri boşaltılarak! Benlikleri ezilerek, hedefsiz ve ülküsüz yaşamı, sanal yollarla işaret ederek! Bencilliği ve bireyselliği ön plana getirerek! Ahlaki yaşamın yok edilmesini, bir meziyet gibi sunarak! Tüm bunlarla da olmazsa çocuklarımızı "sınav manyağı" yaparak! O da mı olmadı "şehit, gazi ederek" çocuklarımızı, göz bebeklerimizi elimizden alıyorlar!


Oysa ki, çocukluklarını, ergenliklerini, gençliklerini doya doya yaşayamadan, adeta çalarcasına, gelecek endişesini nakış nakış işleye işleye, kabus ve tedirginliği, henüz yaşamın ne olduğunu dahi bilmeyen minicik beyinlere kazıyarak, yapılabilecek en korkunç işkenceyi, kendi ellerimizle yaptığımızın farkında bile değiliz. Bırakınız okul çağını, artık ana kucağı sayılacak çocuklarımıza da bu işkenceleri yavaş yavaş enjekte etmeye başladık. İşte moda tabirle yabancı dil öğretme telaşı! Nereden sızdırıldığı belli olmayan saçma sapan düşüncelere bir örnek. Çocuğa küçük yaşta öğrenmesi kolaydır anlayışıyla başlatılan akım. Yabancı dil öğretimi! Bu nasıl bir vicdansızlıktır? İnanamıyorum! Yeri gelmişken değinmek isterim, minicik çocuklarımıza yabancı dilde şarkı öğretimi. Bunu özellikle ana okulu programlarında sıkça görürüz.


Oysa ki, çocuklarımız daha iki kelimeyi bile bir araya getirmekte zorlanırken, anlamını bilmediği sözcükleri hafızalarına kazıtıp, ruhlarını ezmeyi ve başkalarına hayranlık duygularını kendi ellerimizle verdiğimizi hesap edebiliyor muyuz? Acaba yabancı ülkeler de kendi çocuklarına bizlerin yaptığı gibi "Türkçe şarkıları" minicik beyinlere yerleştirme gayretleri var mıdır? O halde vereceğiniz cevaplara göre yorumu sizlere bırakıyorum!..


Sınav heyecanı ve tedirginliğiyle en güzel dönemlerini yaşatmadan, büyüttüğümüz çocuklarımızın geleceği ne kadar sağlıklı ve mutlu olabilir sorgulamasını bir kez daha dile getirmek isterim. Artık çocuklarımızın sorumlulukları bir tek okul günleriyle kalmıyor. Oradan bir, değil iki, üç dersane, yetmedi, özel kurslar, o da yetmedi evde tekrarlanacak test çalışmaları (ki, burada test tekniğini ayrıca da iyi anlamak gerekir. Bu yöntemle çocuklarımızın düzgün anlatım, konuşma ve yazılı ifade yetenekleri yok edilmiştir!). Bunların dışında yabancı dil öğrenme gayretleri, oradan kendi duyduğumuz özlemlerin giderilmesi adına, "sosyal etkinlikler" adı altında yönlendirmeler ve dahalarıyla yitip giden zaman. Sonrası mı? Malum ortada, fazla söze gerek yok!


Şimdi düşünüyorum: Çocukluğunu yaşayarak yetişen bireyler mi, yoksa bu koşuşturma içerisinde ezilmiş ruhları ile çocukluklarını yaşayamamış bireyler mi tercih edilmeli? Bu sıkıştırılmış duygular arasından sıyrılan tüm çocuklarımıza ve diğerlerine "Allah kolaylık versin!" demekten başka bir çare kalmadı. Umutları alınan ve çocuk düşüncelerinin yerini, omuzlarına yüklenen psikolojik baskıyla beraber, endişeli beklentinin alması, toplumumuzun geleceği açısından ne kadar sağlıklı olduğu konusunu anlamaya ve anlatmaya çalıştım.

Gözbebeklerimiz, yarınlarımızın teminatı çocuklarımıza, mutlu, aydınlık dolu günlerin onlarla olmasını diliyorum.


Sevgi ve saygılarımla!

1 yorum:

  1. Misafir 30.06.2008 - 23:49


    Tülay Hanım yazılarınızın içeriği ve yakaladığınız önemli noktalar var. Bunların üzerinde durularak biraz düşünmek gerekir. Yaratıcı ve üretken düşüncelere biraz daha saygılı olunmasını okuyuculardan dilerim.


    feyza kaya [Tüm Yorumlarını Göster] 30.06.2008 - 19:50


    BAŞARILARINIZIN DEVAMINI DİLİYORUM:)


    ayşe oranlı [Tüm Yorumlarını Göster] 27.06.2008 - 21:11


    tülay hanım yazılarınızı zevkle okuyorum ve takip ediyorum bu yüzden başarılarınızın devamını diliyorum


    dilek doğru [Tüm Yorumlarını Göster] 27.06.2008 - 19:57


    SEVGİLİ TÜLAY HANIM ,umarım bu kişiliği oturmamış kerime hanım sizi üzmemiştir aslında kimseye laf atmak istemiyorum ama bi insan bu kadar seviyesiz ve dengesiz olur gerçek kimliğini açıklayamayacak kadarda korkak olur diye düşünüyorum ben sizin yazılarınızı zevkle takip ediyorum ve söylediklerinize aynen katılıyorum sakın olaki vazgeçmeyin sizin önünüz çok açık ve sizi çekemiyolar bu tür insanlar sizi dahada kamçılamalı diye düşünüyorum ve yazılarınızı merakla bekliyorum sevgi ve saygılarımla.....


    Misafir 26.06.2008 - 15:28


    Kerime Nadir takma bir isim. Kendisi söylüyor. Mutlaka yarışmacılardan biridir. Yorumlarına bakılırsa NDoğan'la, rMelisa hanıma övgüler diziyor. Gerçek kimliğiini saklıyor. Karanlıktan kuvvet alan insanlar gibi önüne çıkana saladırıyor. Sahte kimlim arkasına sığındığına göre bir kişilik bozukluğu var. İnsanları aklınca aşağılıyor, küçümsüyor. Gün boyu yazdığı yorumları okudum. Yarışmacıların resimlerdeki tiplerini beğenmiyor. Yurt dışından dönünce NDoğanın kaçırdığı yazılarını hemen okumuş. Tülay hanıma da laf atıyor. Kerime Nadir sen kimsin ki yarışmacılara laf atıyorsun. Kerime Nadir ismini kullanma bari. Siyasetçilerden birinin ismini alsaydın bari.


    ergil coşkunkanlıgil [Tüm Yorumlarını Göster] 26.06.2008 - 03:22


    Bugün Kerime nadirin Gazeteport yorumlarını okudum.Allah aşkına başka işiniz yokmu.Sabah 8,de oturup beşer dakika ara ile ona buna eleştiri yapmışsınız. Birde unutmadan Kerime nadir lakaplı değilde ,gerçek kimliğinizle eleştirilerinizi bekliyoruz.......


    ayşe ataoğlu [Tüm Yorumlarını Göster] 26.06.2008 - 00:19


    Sağlam kişilikleriyle eğitimlerini almış çocuklarımızla, mutlu bir Türkiye istiyoruz.


    sinem çiçek [Tüm Yorumlarını Göster] 25.06.2008 - 19:13


    Tülay'cım bu hafta yoğun seminer proğramımdan dolayı şak şaklamakta geciktim yazını ve yalın anlatımını seviyorum çoçuklarımız için yine önemli bir soruna işaret etmişsin TEŞEKKÜRLER! Ben kendi adıma şak şaklamaya devam edeceğim SEVGİLER!


    mustafa uğurlu [Tüm Yorumlarını Göster] 25.06.2008 - 14:11


    İnsanlar neden kişisel kinlerini ve yeteneksizliklerini başkalarını küçük görerek ve isimlerini saklayarak ortaya koymaya çalışırlarki.Tülay Hanım yazılarınızı ilgi ile takip ediyoruz.Başarılar dilemeyeceğim çünkü siz başarınızı ispatladınız.


    kerime nadir [Tüm Yorumlarını Göster] 25.06.2008 - 09:08


    yapilan yorumlari okuyunca size acidim.birtane gercek okuyucu okumamis yazinizi.inatla israrla ayni tekduze ayni gereksiz uzun ayni siradan yazi.siz birakin burayi okul gazetelerine yazin.panonun basinda bekleyin bakalim burada size oy verip yorum yazan kac saksakci arkadasiniz yaziyi sonuna kadar okuyacak.aslinda onlar sizi bu kotu yazilar icin saksaklayip harika harika diye sisirirken size kotuluk yaptiklarinin farkinda degil


    Gülsün sevgen [Tüm Yorumlarını Göster] 25.06.2008 - 07:39


    Çocuklarımızı küçük yaşta hayal kırıklıklarına,strese ve umutsuzluğa alıştırıyoruz maalesef.Küçücük yüreklerden çok büyük işler istiyoruz ve sonrada çelişkili bir gençliğe merhaba dedirtiyoruz.Hepimiz biliyoruz ama bir şey yapamıyoruz.Haziran ayı onlar için, bir mutluluk ayı olsun ,ömürleri boyu unutamayacakları kötü günlerin anısı olmasın.


    hüseyin öztaş [Tüm Yorumlarını Göster] 25.06.2008 - 00:02


    3 yanlış bir doğruyu götürüyordu, 3 SBS 1 OKS'yi götürdü. Test mantığına uygun değil mi? Bunda şaşıracak ne var ? Notunun bir önemi yok! Yaptığın ölçme ve değerlendirmelerin bir önemi yok! Proje,performans,gözlem dosyası. Öğretmenim, ne iş yparsın sen!?


    ergil coşkunkanlıgil [Tüm Yorumlarını Göster] 24.06.2008 - 23:43


    Tek kelime ile seni kutluyorum.Başarılar.


    ömer öztürk [Tüm Yorumlarını Göster] 24.06.2008 - 23:23


    Tebrikler çok güzel bir konuyu değindiniz.Evet sürekli test çözen ve kendini ifade edemeyen bir nesil yetişiyor.


    gülderen gürbüzoğlu [Tüm Yorumlarını Göster] 24.06.2008 - 22:01


    Eğitim öğretim işini henüz tamamlamamış insanlar için sınavlar (bir kısmı) olağan olabilir.peki KPSS ne oluyor.Allah yardımcımız olsun.Yıllaran beri KPSS ile mücadele eden kişilerle yaşıyorum. Keşke onları anlayabilecek yöneticilerimiz olsa!.....


    lab hal [Tüm Yorumlarını Göster] 24.06.2008 - 19:35


    Evet çok önemli bir konuyu ele aldığnız için sizi kutluyorum, maalesef geleceğimiz çocuklarımız gerçek becerilerini ve duygularını ortaya koyamadan çocukluk dönemini geçiriyor sadece hafıza kartına yüklenen bilgiler gibi beyinleri doldurup o bilgileri nasıl ve nerede kullanacağını bilmeyen robot gibi bireyler yetiştiriyoruz; bu geleceğimiz için çok tehlikeli bir durum acil çözüm bulmalıyız! saygılar


    deniz selçuk [Tüm Yorumlarını Göster] 24.06.2008 - 15:43


    ÇOOK ÖNEMLİ BİR KONUYA DEĞİNMİŞSİZ AMA DÜZEN BU NE ÇARE .BİLE BİLE YAPIYORUZ YANLIŞLARI ÇOK ÜZGÜNÜM..


    çisem danacı [Tüm Yorumlarını Göster] 24.06.2008 - 13:35


    Ben de bir öğrenci olarak sizin görüşlerinize katılıyorum. Sizin gibi bir eğitimcinin bu şekilde düşünüyor olması beni çok mutlu etti, keşke ailelerimiz ve diğer yetişkinler de sizin gibi düşünse...


    baran dayan [Tüm Yorumlarını Göster] 24.06.2008 - 12:59


    Toplumları kuşaklardan kuşağa aktaracak olan iyi bir eğitimdir. Eğitim ancak ve ancak mutlu beyinlerle yer bulabilir. Bu şartlarda ise eğitim yapılamıyor.


    sevim öztürk [Tüm Yorumlarını Göster] 24.06.2008 - 11:15


    Çocuklarımız bu milletin temel yapısını oluşturur. Onların akıl ve ruh sağlığı iyi olduğu sürece ayakta kalabiliriz.


    Serkan Alpaslan [Tüm Yorumlarını Göster] 24.06.2008 - 11:11


    Tülay hanım yazınızı çok beğendim. Güzel ülkemde, gerçekten artık eğitim yok. Sadece öğretim var ve bu nedenle bilinçsiz, boş yığınlar yetişmekte. Ülkemin geleceği tehdit altında. Cemaat dershaneleri adı altında çocuklarımızın beyinleri yıkanıyor. Yavrularımız çocukluk yıllarını yaşayamıyor ve maalesef bütün hayatlarında bu eksikliği yaşıyorlar. Umudumun sönmesini istemiyorum ama ışığımı zayıflatıyorlar. İnsallah güzel ülkeme güneş daha aydınlık doğacak. Yazılarınız için teşekkürler.


    tülay muti [Tüm Yorumlarını Göster] 24.06.2008 - 01:08


    tülay hanım deniz berke daha küçük ama şimdiden onun ve onun yaşında olan çocuklarada (ALLAH yardımcıları olsun) demekten başka söz kalmıyor...saygılarımla...


    fatoş altınkaynak [Tüm Yorumlarını Göster] 24.06.2008 - 01:00


    Ahhh ahhhhh.....yarama tuz bastınız .Bizler geleceklere çocuk değil birer yarış atı yetiştiriyoz artık.Okul , dersane , birebir dersler derken koşuşturmaktan ne çocukluğu artık hiç bişe yaşamaz olduk.Söyleyecek çok şey var ama anlayana .Ağzına ve eline sağlık ne diyim bizi bu hallere düşürenler utansın biraz yüzleri kalmışsa tabiii.....


    Misafir 23.06.2008 - 23:47


    Çocuklarımızı eğitiyor muyuz? Sınavlardan sınavlara koşarken neyi amaçlıyoruz? Güzel gelecek sınavlardan mı geçiyor? İnsan olmanın şartlarını düşündükçe bizlere ve çocuklara yazık...


    basak çelik [Tüm Yorumlarını Göster] 23.06.2008 - 23:15


    Üzgünüm bencil davranacağım..Haziran ayı değil temmuz ayıdır benim ayım..Üniversitelerin prof. ,doc dr. gibi kocaman ünvanların güvenip inandığı seni mezun eden,bu kendi dalında iyidir dediği sizi "yoook olmaz size güvenmiyorum " deyip sizi KPSS ye girmeye mahkum edendir benim devlerim..Yaa balık baştan değil,denizde kokuyor artık..Yorgunum,bu yazıyı okuyunca daha cok gerginim şuan ( gerçekleri tekrar okuduğum için) devrik tümcelerim için af diliyorum.. :)Ahh Tülay Hanım yazılır mı bu konu :)) kaleminize kuvvett ..


    deniz deniz [Tüm Yorumlarını Göster] 23.06.2008 - 21:47


    Herkes bi yarış için de...Çocuklardan ç ok anne ve babalar; senin ki kaç net yaptı, falancanın çocuğu full çıkarmış .....vs. bunları gördükçe o kadar üzülüyorum ki. Çocuklarımız robotlaşıyor ve kimse farkında değil. Özdeğerlerini kaybediyorlar, insanlıklarını kaybediyorlar, sağlıklarını kaybediyorlar...Ama yine de umutlarımızı kaybetmeyelim, senin ve senin gibiler susmadıkça hala ümit var !


    nural tekman [Tüm Yorumlarını Göster] 23.06.2008 - 17:45


    sıze nasılteşekkur edelım bılemıyorum .Duşuncelerınıze katılmaak elde değil,kalemınıze kuvvet,yureğinize yürek,ağzınıza sağlk demek ıstiyorum. Cocuklarımız manevıyatımız geleceğimiz.... ama umutsuzum


    dilek doğru [Tüm Yorumlarını Göster] 23.06.2008 - 16:43


    merhaba tülay hanım ,yine ne güzel düşünmüş ve ifade etmişsiniz size hayran kalmamak elde değil düşüncelerinize aynen katılıyorum çocuklarımız çocukluklarını yaşayamıyolar yaşatmıyoruz daha doğrusu ama sizin gibi düşünceli yazarlarımız bizim gözümüzü açıyolar beb size çok teşekkür ederim bizleri aydınlattığınız için ellerinize yüreğinize sağlık sizinde yolunuz açık olsun okuyucunuz bol olsun tülay hanım sonsuz saygılarımla...


    Yurdagül Soğukdağ [Tüm Yorumlarını Göster] 23.06.2008 - 16:01


    belki çocuklara bırakılsa her şey onlarda çocukluklarını yaşarlar. ama anne babalar onlardan daha heyecanlı olup, sınavlarını da kendi sınavları gibi kabullenince durum anlattığınız gibi oluyor. kimse çocuğunu dershanelere göndermese, okulda çocukların başarısından etkilenecek tek kişi öğretmenleri olsa başarısız öğretmenler kendilerini geliştirecek ve çocuklar yine çocuk kalacak belki de. çok pembe gözlükle bakıyorum ama sorumlu sadece sistem mi?


    ruhi kısaoglu [Tüm Yorumlarını Göster] 23.06.2008 - 15:58


    Geçmişin çocukları bugünün teminatı olarak bu güzel ülkemi mahvettiler.Bu gün iyi bir eğitim vererek kişilikli bir birey yetiştirebilirsek,Anadolu'm kurtulur.TV çağının köleleri solun sadece bir yön olduğunu sanarak sağı tanrısallaştırır.Eğitim herkesin hakkıdır ama vermiyorlarsa almak kişisel hakkım olur onuda alırım.Sevgilerimle.


    caglar devrim [Tüm Yorumlarını Göster] 01.07.2008 - 15:54


    Hayret, hamaset yok! İlk defa siyaseti kenara itip bir eğitimci gibi yazmayı başarmışsınız.. Bence böyle de devam edin...

    YanıtlayınSil