27 Ağustos 2008 Çarşamba

Kafkasya'nın Ardındaki Gerçek; "Güçler Savaşı"





SSCB'nin dağılmasının ardından gelişen olaylarla, dünya yeniden şekillenme peşine düştü. Önceleri çift kutuplu bir hakimiyet vardı. Ardından tek güce dönüşen dünya hakimiyeti şimdilerde tekrar çift kutuba doğru hızla ilerlemektedir. İşte bunun göstergesi yani kanıtı olarak da Kafkaslar'da gelişen ciddi boyuttaki sıcak gelişmelerdir.



Bugün itibariyle Güney Osetya'da belki savaş alameti olarak da algılanan ve tüm bölgeye yayılma olasılığı ile büyük sıkıntıların hakim olacağı, kaygılı beklentilerin ve tedbirlerin üst düzeye çıktığı gerçeğini burada açmak istiyorum:

Osetya, küçük bir alan olmakla birlikte stratejik öneme sahip, 70 bin nüfuslu bir yerdir. 1990'lı yıllardan bu yana hem etnik, hem de siyasi anlamda çekişmelere sahne olmuş bu tarihsel bölgenin perde arkasındaki asıl konu, Rusya ve ABD'nin güçler savaşıdır. Yaşanılan restleşme de keza ABD'nin Orta Asya'yı almak istiyor olması ve bir zamanlar bölgenin önemli hakim gücü olan Rusya'nın doğal olarak buna izin vermeme kararlılığının dünyaya yansımasıdır.


Tüm bu sıcak gelişmeler yaşanırken, ülkemiz olayı elbette kaygıyla izlemektedir; çünkü Gürcistan bizim için hayati önem taşımaktadır. Bütün bunların yanısıra, G. Osetya'nın etnik köken nedeniyle de bölgesel benzerlik taşıyan KKTC varlığıdır.

Yine "pandoranın kutusu"na benzetilen Kosova krizi, arkasındaki büyük güçlerin ( ABD = Batı) rol aldığı bir oyunla, Kosova bağımsızlığını ilan etti. Bu anlamda da Kosova, KKTC ye benzetilmektedir. Nitekim, Putin KKTC'nin de tanınması gerekliliği üzerinde açıkca Kosova ile kıyaslama yaparak dünya kamuoyuna dillendirdi.


Rusya; Kosova bağımsızlığını ilan ederse, Güney Osetya ve Abhazya için de bağımsızlığın kaçınılmaz olacağını ileri sürmekteydi. İşte yaşanan bu gelişmelere, bir süre önce Kosova'nın bağımsızlığıyla ABD'nin Kosova üzerinden, Balkanlar'da kurmuş olduğu hakimiyetine karşılık, amiyane tabirle, "attığı bir golle", G. Osetya'yı Rusya eski nüfuzu üzerinden hareket ederek, kendi himayesi altına alması yolunda ki işaretlerdir. Bu bağlamda Kosova'nın benzetildiği üzere, "pandoranın kutusu" şayet açılırsa, ki o vakit dünyayı büyük bir kırizin beklediği kesin; büyük güçlerin kılıçlarını çektiği zamandır. Ruslar kendi çıkarları, güvenlikleri ve bölgesel hakimiyetleri için muhakkak ki, bölgeyi batının kontrolüne bırakmayı asla kabul etmeyecektir. Nitekim Putin'in "Münih Konuşmasında" altını çize çize ABD ve NATO'yu eleştiren sözleri bugünlerin habercisi niteliğindeydi.


Rusya Lideri Putin'in Münih Güvenlik konuşmasının tam metnini, Genelkurmay kendi internet sitesinde yayınladı. Değişen dünya koşullarının ve dünya üzerindeki tek kutuplu hakimiyeti ile birlikte, ABD'nin diğer ulus devletlere ekonomik, siyasi, kültürel ve eğitimsel politikaların dayatması olarak gösteren PUTİN'in sözleri, bizim için de hayati önem arz ettiğinin göstergesi olarak, Türk kamuoyuna duyrulmuştur.


Yaşadığımız bu ciddi krizin, henüz savaşa dönüşüp dönüşmeyeceğini zaman gösterecektir. Şu anda Gürcistan seferberlik ilan etmiş olmasına rağmen, stratejist uzmanlar şimdilik buna pek olanak tanımıyor. Bizlere gelince; dünya yeni bir şekil alma aşamasında, tehlikeli boyutlarda savaşların yaşanabileceği senaryolar içerisinde, "biz ne kadar hazırlıklıyız?" sorusu ile her alanda düşünmek zorundayız!


Hal böyle olunca, millet olarak birbirimizi haklama değil, birbirimize sıkı sıkı sarılmak peşinde olmalıyız. Elimizden ekmeğimizi, ağzımızdan lokmamızı alacak kadar ince planların yürütüldüğü bu acımasız düzene karşı durabilmek için, çarenin öncelikle birlik ve beraberliğimizi sağlamaktan geçtiği kaçınılmaz bir gerçektir. Sosyal adaletin sağlanması şarttır. Bunun için de tek düşmanımız olan "cehalet ve yoksulluğu" mutlaka yenmek zorundayız! Cehaletle etrafımızda olanları, yanıbaşımızda gelişen olayları göremiyoruz! Yoksullukla da, birilerine kul köle olarak elimiz kolumuz bağlanıyor! Sonuç olarak da "sınıf farkı" oluşuyor ki, bu çok tehlikeli.

O halde, güzel ülkemizin güzel imkanları, zenginlikleri, varlıkları her bir şeyiyle sadece ve sadece bize ait olduğunu, cümle aleme kıskandıracak bir birliktelikle göstermeliyiz. Üzerimizde oynanan oyunların farkında olarak, birleştirici unsurlarımıza sahiplenmeye daha bir gayret göstermeliyiz. Görüldüğü üzere artık top, tüfekle değil, toplumların arasına nifak tohumları atılarak, vatan toprakları ele geçiriliyor. O halde bizim dışımızda gelişen hadiseleri ancak bu şekilde bertaraf edeceğimiz kesindir.

Sevgi ve saygılarımla!

3 yorum:

  1. fatoş altınkaynak [Tüm Yorumlarını Göster] 28.08.2008 - 18:33


    Birkez kez daha sizi tebrik ediyorum.Değindiniz konular mükemmel .Keşke herkes sizin gibi bakabilse bütün bu olanlara o zaman herşey ne kadar güzel olurdu dimi?


    semra kasapoğlu [Tüm Yorumlarını Göster] 23.08.2008 - 16:23


    Seçtiğiniz konular çok yerinde, yorumlarınız da etkileyici ve ışık tutucu. TEBRİKLER...


    ergil coşkunkanlıgil [Tüm Yorumlarını Göster] 22.08.2008 - 13:25


    Tülay Hanım inanın bu 5 inci yorumum hiçbiri yayınlanmadı.Bundan önce kiyazılarınızı ve bu yazınızdan sizi tebrik ederim. TÜRKİYE CUMHURİYRTİ NİN aydın insanlara ihtitacı vardır. Başarılar.


    sinem çiçek [Tüm Yorumlarını Göster] 18.08.2008 - 18:05


    Çok güncel olayı herkesin anlayacağı durulukta TEBRİKLER!


    dilek doğru [Tüm Yorumlarını Göster] 17.08.2008 - 20:06


    tulay hanımcım ellerinize sağlık okuyucunuz bol olsun herzamanki gibi harikasınız sevgi ve saygılar...


    hüseyin öztaş [Tüm Yorumlarını Göster] 15.08.2008 - 22:03


    Yazılarınızı beğenerek takip ediyorduk.Başka zeminlerde yazılarınızı görmek isteriz.


    xdemetx zeybek [Tüm Yorumlarını Göster] 15.08.2008 - 13:47


    tülay hanım yazınızda çok ince noktara ve ayrıntıla takılmıssınız gerçeklerde ayrıntılarda saklıdır ALLAH sonumuzu hayır etsin yazılarınızı takip ediyordum şimdi daha sık takipcisi olacam yeni yorumlarınızın devanı diliyorum sevgiyle kalın DEMET


    deniz deniz [Tüm Yorumlarını Göster] 15.08.2008 - 13:17


    14 ağustos tarihli yorumumu yayınlamamanız beni çok şaşırttı ve yarışmanız hakkındaki düşüncelerimde haklı olduğumu kanıtladı...Daha önceki etaplarda ,yazarlara yapılan ve hakarete varan sözlerle dolu yorumları uygun görüp yayınladığınız halde, benim Tülay hanım'ın yarışmadan ayrılması ile ilgili yazdığım yorumda ne gibi bir uygunsuz ifade bulduğunuzu merak etmekteyim...Hala iyi niyetli düşünerek, bir karışıklıktan dolayı yayınlanmadığına inanmak istiyorum...


    baran dayan [Tüm Yorumlarını Göster] 14.08.2008 - 19:35


    Tülay'cığım, vatanına ve değerlerine bu kadar bağlı, yüreğinle yazdığın yazılarına son vermen gerçekten büyük kayıp. Yazılarınla aydınlattığın ve sorgulattığın konular üzerinde ki çabalarına teşekkür ederiz. Sevgiler!


    mehmet dayan [Tüm Yorumlarını Göster] 14.08.2008 - 14:26


    KEŞKE İNANDIĞIN GİBİ BİR YARIŞMA OLSAYDI VE SEN DÜŞÜNCELERİNİ BİZLERLE PAYLAŞMAYI SÜRDÜREBİLSEYDİN.


    hasret yilmaz [Tüm Yorumlarını Göster] 14.08.2008 - 14:22


    Çevreni aydınlanma adına verdiğn gayretlerinin son bulmasını talihsizlik olarak görüyorum.


    sıla doğan [Tüm Yorumlarını Göster] 14.08.2008 - 14:17


    Ülkeler kendi güç gösterilerinde.orada yaşayan halkı düşünen yok. Yakınımızda gerçekleşen bu sıcak olayları dikkatle takip etmeli ,ülkemize her zamankinden çok sahip çıkmalıyız.Sana olan yakın dostluğum ve hassas kişliğinle oluşan duyguların neticesinde yarışmadan bugün itibariyle ayrıldığını biliyorum.Konu hakkında bilgi sahibi olmayanların zihinlerinde bir ışık yaktığını ,bir soru işareti bıraktığını düşündüğüm yazılarından mahrum kalmak üzücü.Keşke herkes senin kadar yüreğindekileri bu kadar dobra paylaşabilseydi...


    ruhi kısaoglu [Tüm Yorumlarını Göster] 14.08.2008 - 12:27


    Çember iyice daralmakta.Ya dışındasındır çemberin ya da içinde.Maalesef çember boğazımızda.Bu çember daraldıkça olan halklara oluyor.Ancak bu çemberi yaratanlara da oyu bu halklar veriyor.Tüm sorgulamadan yaşayanlar sizler bunlara layıksınız.Ne diyorlardı eskiden TV ekranlarında ki masallarda; büyük balık ,küçük balığı yermiş..Sevgilerimle.


    Misafir 14.08.2008 - 12:20


    Tülay Hanım, Daha önceki yazılarınıza da baktım, sanırım 'ki' ile ilgili yazım kuralını yanlış biliyorsunuz çünkü bütün yazılarınızda aynı hatayı yapmışsınız. Ayrı yazılan 'ki' bağlaç olandır. 'Etrafındaki', 'arkasındaki' gibi sözcüklerdeki 'ki' ayrı yazılmaz. Hatanızı düzeltmeniz dileğiyle, başarılar dilerim.


    Tülay GÜRDAL [Tüm Yorumlarını Göster] 14.08.2008 - 10:37


    Gördüğüm lüzum üzerine yarışmadan ayrılmaya karar verdim. Tüm okuyanlara sevgi ve saygılarımı iletir, güzel ülkem Türkiye'ye aydınlık yarınlar dilerim. Lütfen bu duyurumu yayına koyun. Tülay GÜRDAL


    ömer öztürk [Tüm Yorumlarını Göster] 14.08.2008 - 00:09


    Petrol ve hakimiyet kurma uğruna insanlar katlediliyor.


    baran dayan [Tüm Yorumlarını Göster] 13.08.2008 - 23:40


    Kafkasya'da savaş, tüm dünyanın alev almasına neden olabilecek niteliğe sahip. Elbette sınırımıza yakın, üstelik de stratejik konumu nedeniyle Türkiye'nin çok dikkatli olması gerekmektedir. Umarım, gelişmeleri halkımız yakından takip eder. Harika bir yazı!


    caglar devrim [Tüm Yorumlarını Göster] 13.08.2008 - 21:44


    "Ardında ki gerçek"; öyle mi?


    ayşe ataoğlu [Tüm Yorumlarını Göster] 13.08.2008 - 14:49


    Olay çıkar meselesi. Olay menfaatlerin sağlanması meselesi. Kim düşünüyor ki, insanlar ölmüş, perişan olmuş, dul, yetim kalmış!..Bu saatten sonra gariban tüm halklara geçmiş olsun!


    adil kacar [Tüm Yorumlarını Göster] 04.09.2008 - 14:25


    Sayın Tülay hanım yazılarınızı uzun zamandır takip ediyordum.Bu yazınız mükemmel olmuş.Herhalizle yazarlğıa alışmış gözüküyorsunuz.Saldırganlık yerine mantıksal teşekkürler duyarlılığlınıza

    YanıtlayınSil
  2. Sevgili Tülay , insanların karşılıksız sevmeyi bile unuttuğu günümüzde ,birikim ve duygularınızı insanlarla paylaşmak için çaba sarfetmeniz gerçekten saygı değer bir davranış.Ülkemize,bizi biz yapan değerlerimize ,insanlığa olan sevginize sonsuz sevgiler...Yalnız olmadığımızı,yalnız olmadığınızı görmemizde bir şekilde aracı olan(Ara ara garip sansürlemrlere rağmen!..) Gazeteport'a da teşekkürler.Sizinle ve okurlarınızla aklıma gelen bir anektodu paylaşmak isterim

    Çıkan bir orman yangınında, tüm hayvanlar kaçışır.Sadece bir serçe ,yakınlardaki gölden,gagasıyla yangına su taşır.Bunu gören diğer hayvanlar,yadırgayarak ve de alayla sorarlar: Deli misin ?Haline bakmadan bir de yangını söndürebileceğini düşünüyorsun.Serçe:BEN KENDİ PAYIMA DÜŞENİ YAPIYORUM YA SİZ?!...

    Yazılarınıza ara vermiş olabileceğinizi düşünüyorum.En kısa sürede tekrar görüşmek umuduyla .Ellerinize ,yüreğinize sağlık.Her şey bir gün çok güzel olacak. Gülay KISAOĞLU

    YanıtlayınSil
  3. hatice GÜRDAL [Okuyucunun tüm yorumlarını göster] 27/12/2008 18:57:52


    Bütün yazılarının hepsini okudum ve seninle aynı fikirdeyim ancak sana oy veremedim henüz üye olabildim bundan sonraki yazılarını bekliyorum başarılarının devamı dileği ile seni öpüyoruz Hatice _ Feridun GÜRDAL


    adil kacar [Okuyucunun tüm yorumlarını göster] 04/09/2008 14:25:24


    Sayın Tülay hanım yazılarınızı uzun zamandır takip ediyordum.Bu yazınız mükemmel olmuş.Herhalizle yazarlğıa alışmış gözüküyorsunuz.Saldırganlık yerine mantıksal teşekkürler duyarlılığlınıza

    YanıtlayınSil