27 Ağustos 2008 Çarşamba

Türk Alfabesi 29 Harf mi?


1 Kasım 1928 tarihinde harf inkılabı kabul edildi; Mustafa Kemal ATATÜRK, kara tahtanın başına geçerek yeni Türk alfabesini tanıtmaya başlamıştır. Türkçe'nin kolaylığı bir anlamda okunduğu gibi yazılıp, yazıldığı gibi de okunmasıyla anlaşılabilir. Karmaşa yok, öğrenme de zorluk yok. Diğer dillerde olduğu gibi bir sesi çıkarmak için bir kaç harfi yanyana getirerek kalabalık bir görüntü ve zahmete hiç lüzum görülmüyor. Evet, tam 29 harfle istediğimiz her sesi çıkarabiliyor ve yazabiliyoruz. İşte Türk Alfabe'sinin güzelliği ve sadeliği sanırım buradan kaynaklanıyor.

Biz alfabemizin 29 harften meydana geldiğini biliyoruz da, etrafımızdaki gelişmeler, bunun öyle olmadığı yönünde ısrarla bir dayatma sürecini hızla beynimize kazıma peşindeler. Reklam dünyası, tanıtım levhaları, marka isimleri ile alfabemize "x,q,w" harflerini ilave etme peşindeler. Sınıflara asılan harf tabelalarına, defter arkalarına zaman zaman sıkıştırılmaya çalışılan ve sanki 29 harfin devamı gibi gösterilmeye gayret edilmenin nedenlerini izninizle sorgulamak istiyorum:

Ülkemizin her alandaki batı özentisi ve hızla kültürümüze hakim olan bu süreç içerisinde çaktırmadan sızan bu harfler kimilerine göre evrenselliğin karşılığı olarak cevap bulmaktadır. O halde harf sayımız 32 mi oldu dersiniz? Onu bilemiyorum ama resmi olarak yasalarımızın ve anayasamızın buna izin vermeyeceğini biliyorum. Zaten Türkçe'nin zengin olmasının yanında her kelime ve sese yetecek kadar da harfleri vardır. Henüz okula başlayan çocuklarımızın en heyecanlandığı ve yaptığı işlerle gurur duyduğunun ilk işareti okumaya başladığı zamanlardır. İşte, her gördüğünü okumaya çalışarak, etrafına gururunun ve heyacanının verdiği mutlulukla bir şeyleri başardığını haykırırcasına göstermeye çalışır. Çocuklarımızın bu gururunu ne yazık ki, etrafındaki tabelalar ve alfabemizde olmayan harflerle karşılaştırarak, kafa karışıklığına neden olunmaktadır. Bundan sonrası, ruhlarında ezilmeyi beraberinde getirerek Türkçe'nin sanki yetersizmiş izlenimi verilerek, dillerine yabancılaştırdık. Bu sayede anlam karmaşası ile, bizzat öğrencimin ağzından ilk sorgulamayı içim sızlayarak işittim:" Öğretmenim, ters "p" harfi nedir?" Karşılığında ilk etapta ne sorduğunu anlayamamanın şaşkınlığıyla, defterini getirerek harflerin sonuna ilave edimiş "q"yu gösterince, ruhumda ki acı, beni çaresizliğe ittiğini fark ettim. Çocuklarımıza, ruh ezilmesini, kafa karmaşasını, yaşadığı gururun yerini şaşkınlığa ve zihin bulanıklığına çevirmesine sanıyorum ki, hiç kimsenin hakkı yoktur.

Ülkemde ki tabelaların bu denli yabancı kelimelerin istilası altına alınarak, kuşatılması; doğrusu beni kaygılandırmaktan öte, artık acı vermeye başlamıştır. Körpecik beyinler bu yabancılaştırma karşısında elbette kendi dilini, kendi müziğini, kendi öz kültürünü tanımadan bir başka milletin kültürüne teslim olacaklardır. Buradan yazılı ve görsel basının hızla körüklediği bu değişim ve yozlaşmaya, en önemli etkendir. Haber ve eğlence kanalları sürekli olarak bu yönde servis yapmaktadır. Öyle ki, Türkçe harfler bile artık telaffuzunu yabancı sese çevirmiştir. Mesela mı? İlk aklıma gelen radyolarda ki "FM" kanallarını "EF, EM" diye telaffuz ettiğimiz gibi. Yine kanal adları, keza aynı şekilde telaffuz edilmektedir. Oradan sıçrayarak yayılan bu moda akımın adını ne koymak gerekiyor, yorumu sizlere bırakacağım. Diğer taraftan bu türden sözcüklerin cümle aralarına yerleştirilmesi sanki daha bir bilimsellik ve entellektüellik katar edalarıyla anlatımların kendimizi aşağılayıp, ezmekten başka bir amacı olamaz! Sonu olmayan bir gidişle neredeyse güzel dilimizi unutup yerini derme çatma ingilizceyle devam ettirme niyetlerini, hayret ve ibretle izlemekteyim. Artık mahallelerde yarı ingilizce, yarı Türkçe tabelalar, başka yerde ingilizce ses veren harfleri kullanarak Türkçe kelime uydurma kabiliyeti(!) gibi garip yazılımlarla adlandırmalar ve dahalarıyla güzel dilimizin rezil edilişini içim yanarak takip etmekteyim.

Tüm bu gelişmeleri aziz Türk milletimizin dikkatlerine, sorgulayarak sunmak istedim. Gerek eğitimci kimliğimle, gerekse Türk vatandaşı kimliğimle köklü zengin ve bir o kadar da diğer milletleri kıskandıracak boyuttaki, türetme yeteneği olan TÜRKÇE'ye bir an evvel sahip çıkmalı; içerisine düşürüldüğümüz bu gizli ve sinsice yürütülen planı bozmak için milletçe tepkimizi ortaya koyarak, gerekirse bu tür tabelalı yerlerden derhal alışverişi kesmeliyiz! Tabii ki, gerekçesini söyleyerek. Sevgi ve saygılarımla!

2 yorum:

  1. nural tekman [Tüm Yorumlarını Göster] 31.07.2008 - 23:38


    Bir gün, her gördüğüm yazının sadece, evet sadece Türkçe ile yazıldığını görmek mümkün olacak mıdır? İşte bunu başardığımız da ülkemizi, kurtarmış olacağız!!!


    semra kasapoğlu [Tüm Yorumlarını Göster] 31.07.2008 - 21:13


    Çocuklarımız türkçe kelimelerin arasına karışmış yabancı kelimeleri ayırt etmekte zorlanıyorlar. Bazen biz bile günlük hayatta yabancı kelimeleri gayri ihtiyari kullanıyoruz. Mesela "bye bye" kelimesi artık çoğumuz için türkçe kelimeden çok kullanılıyor. Ne acı!.. Bazen de eski türkçeden bir kelime duyduğunda kızım bana anne bu ingilizce mi diye sorduğunda iki kat üzülüyorum. Hem yabancı kelimelerle türkçenin kokteyl misali olmasına, hem de eski türkçenin yok oluşuna bakakalmamıza...


    ömer öztürk [Tüm Yorumlarını Göster] 31.07.2008 - 11:46


    TÜRKÇEMİZE SAHİP ÇIKALIM.TEBRİKLER


    ergil coşkunkanlıgil [Tüm Yorumlarını Göster] 30.07.2008 - 21:28


    Büyük alışveriş merkezlerinde türkçe isimler görmek istiyoruz.Kalemine sağlık.yeni yazılarınızı bekliyoruz.


    Raif POLAT [Tüm Yorumlarını Göster] 30.07.2008 - 15:31


    Harika bir yazı. Herkesin okuması ve yorumlayarak fikirlere katkıda bulunması gerekir.Kalemine yüreğine sağlık.yeni yazılarınızı merakla bekliyoruz.


    ayşe ataoğlu [Tüm Yorumlarını Göster] 30.07.2008 - 14:48


    Ülkenin kurtuluşu, dilden geçer. Bunun için de acilen, Türkçe'yi koruma yasasının çıkartılarak, tüm yazılımların türkçeleştirilmesi gerekir. Kendimizi ifade etmek TÜRKÇE ile olacaktır.


    sinem çiçek [Tüm Yorumlarını Göster] 29.07.2008 - 22:58


    Çok önemli bir konu tamamen katılıyorum hatta bununla ilgili bir seferberlik başlatılması gerektiğini düşünüyorum.Levhaları türkçe olmayan işyerlerine belediyeler ruhsat vermemeli bunun çok güzek bir örneği Manisa'da uygulanmaya başlandı il genel meclisi komisyon başkanı Hayrullah Solmaz 'ın öncülüğünde bununla ilgili karar meclisten çıktı.Diğer illerimizede örnek olması dileğiyle.TEBRİKLER Tülay'cım


    baran dayan [Tüm Yorumlarını Göster] 29.07.2008 - 20:47


    Her geçen gün TÜRKÇE kayboluyor. Bu gidişata dur denilmezse, ülkemiz de yok olmaya doğru gittiğinin millet olarak bir an evvel farkına varılmalı ve tedbir alınmalıdır. Kalemine sağlık. Umarım bu defa yorumum yayına girer.


    baran dayan [Tüm Yorumlarını Göster] 29.07.2008 - 19:21


    Türkçe hızla yok ediliyor. Bu gidişata DUR denilmediği sürece ülkemizde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu hepimizin milletçe görmesi gerekiyor. Kalemine sağlık.


    deniz deniz [Tüm Yorumlarını Göster] 29.07.2008 - 14:50


    Çok doğru... öyle güzel şeyler tesbit ediyorsun ki. Tamam yabancı dil öğrenelim,ancak kendi dilimizi de unutmayalım.Ya da başka başka dillerin karışımı bir türkçe yaratmayalım.Kendi ülkemizde değerlerimize sahip çıkmayı bilelim... Çocuklarımıza da bunu öğretelim.Güzel yazın için teşekkürler...


    OSMAN ÖZTÜRK [Tüm Yorumlarını Göster] 06.08.2008 - 00:31


    "Ülkemde ki tabelaların bu denli yabancı kelimelerin istilası altına alınarak, kuşatılması; doğrusu beni kaygılandırmaktan öte, artık acı vermeye başlamıştır. Körpecik beyinler bu yabancılaştırma karşısında elbette kendi dilini, kendi müziğini, kendi öz kültürünü tanımadan bir başka milletin kültürüne teslim olacaklardır. Buradan yazılı ve görsel basının hızla körüklediği bu değişim ve yozlaşmaya, en önemli etkendir"


    KAÇAN KAÇAN [Tüm Yorumlarını Göster] 04.08.2008 - 15:24


    Güzel tesbit,güzel yorum.Güzel ülkemde ,öz dilini kullanan,kullandıran vatandaşların çok olması ümidi ile.


    Alper Özgür [Tüm Yorumlarını Göster] 03.08.2008 - 20:57


    Türk milletinin kutsal,yozlaşmaması gereken simgesi Türk dili,giderek bozulmakta,tahrip edilmektedir.İyi bir konuya değinmişsiniz,yazılarınızın devamını dilerim.


    Ege su Kısaoğlu [Tüm Yorumlarını Göster] 03.08.2008 - 20:47


    insanlar bütün tarih boyunca belirli diller kullanmışlardır.türkler de türkçe konuşuyor, kendini bu dille anlatıyorlardı.şimdi bu dili değiştirme ihtiyacı duyan insanlar çok fazla bu beni çok üzüyor.


    hüseyin öztaş [Tüm Yorumlarını Göster] 03.08.2008 - 18:27


    Cafer'in Cafesi'nde CocaKola içer miyiz!!!


    dilek doğru [Tüm Yorumlarını Göster] 02.08.2008 - 20:32


    MERHABA TÜLAY HANIM, türkçe bütün dillerden daha üstün ve güzeldir tartışmasız biz alfebemizdeki harflerle çok mutluyuz bizlere yetiyor zaten çok zengin bi alfabemiz var başka hardlere ihtiyacımız yok çok güzel bi konuya değinmişsiniz çok tşkr ederim ellerinize ve kaleminize sağlık başarılarınızın devamını diliyorum saygı ve sevgiler....


    gülderen gürbüzoğlu [Tüm Yorumlarını Göster] 02.08.2008 - 18:54


    Dil bir ülkenin en önemli zenginliğidir. Herkes bunun farkına varsın ve gereğini yapsın.Tülay hanım bu önemli konuya değindiğiniz için size teşekkür ediyorum.


    ersin gürdal [Tüm Yorumlarını Göster] 01.08.2008 - 16:37


    Türk Dil Kurumu Türkçe'nin zenginliğini beslemekle vardır. Türkçe her alanda köklü, zengin ve üretken bir dildir. Bu zenginlik ne yazık ki, kendi halkından saklanarak esirgenmektedir. Etrafımızda ki tabelalarla adeta bunu kanıtlamak(!) gibi bir çaba içerisine girenlere ancak çıkarılacak yasalarla ve bilinçlendirmelerle engel olunabilir. TEBRİKLER!


    ruhi kısaoglu [Tüm Yorumlarını Göster] 01.08.2008 - 15:29


    Güzel ülkemin güzel insanları artık çıkar ülkesinin çıkar arayan insanları oldular ne yazık ki.Karnı aç kalanın dili ne eylesin.Bir düğün havasında yaşayan insanlarımız giden türkçenin ardından niye hayıflansın ki.Sormaları lazım gitmeyen ne kaldı diye.Ama sormuyorlar.29,30,31,32 ne olacak ki ,adam alfabedeki harf sayısını biliyormu acaba.Her şeyin satıldığı günümüzde artan harf olsun ki artarsa onu da satalım.Selamlar.


    gülay kısaoglu [Tüm Yorumlarını Göster] 01.08.2008 - 13:38


    İnanıyorum ki Karamanoğlu Mehmet Bey in torunları olan bizler bunun da üstesinden geliriz.Tarladaki yabancı otları temizlemek verimli ürünler almanın ilk şartıdır.Türkçe düşünüp üretebilmek için Türkçe konuşmak gerek.Türkçemizi acilen yabancı otlardan arındırmalıyız. SAYIN DENETLEYİCİLER ,LÜTFEN ,HİÇ OLMAZSA BU YORUMUMU YAYINLAYIN.SORUN ÇIKARTMAZ. SORUNLA DA İŞİMİZ OLMAZ. KOLAYLIKLAR DİLERİM. SELAMLAR.


    gülay kısaoglu [Tüm Yorumlarını Göster] 01.08.2008 - 13:22


    Dilimize,dinimize,benliğimize,kültürümüze önce yabancılaştırılıp sonra da bu değerlerimiz yozlaştırılınca tam bağımsız,fikri hür vicdanı hür nesiller olarak nasıl ayakta kalınabilinir ki

    YanıtlaSil

  2. Hey There. I found your blog using msn. This is a really well written article. I'll be sure to bookmark it and return to read more of your useful information. Thanks for the post. I will definitely comeback. capitalone com login

    YanıtlaSil