19 Mart 2013 Salı

İşgale mi Geldiniz?













"Tarih, sarsıntılar silsilesidir -yani meydan okumalar silsilesidir. Toplumların tarihi, sonunda insanın tam özgürlüğüne kavuşuncaya  kadar ileriye doğru devam eder."


Misafir olduğunuz yerde ev sahibesine nasıl davranırız?

Hemen cevap vereyim kendi adıma:

Bir defa ev sahibesinin kurallarıyla, izin verdiği ölçüde gösterilen yerde ve bir köşede adam gibi oturur, karşı tarafla düzeyli bir şekilde sohbetimi ederim. Dahası ne ikram edilirse, ikramı kabul eder ya da nezaket kuralları içerisinde bir teşekkürle geri çeviririm. Sonra da işim bitince -memnun kaldım ya da kalmadım hiç fark etmez- iyi dileklerimi sunarak misafir olduğum evden ayrılırım. Tabii bu anlattığım iyi niyet çerçevesinde bulunulması gereken durum. Şimdi bir de olaya tersden bakalım:

Şayet  art niyetle ve de başka planlarla bir eve konuk olarak gittiysem, o zaman durum, bambaşka olur değil mi?

Mesela ev sahibini kızdıracak, ya da ne bileyim onun hoşuna gitmeyecek kadar ileri hareket ve söylemlerde bulunursam durum ne olur? Valla yine kendi adıma cevap vereyim:

Anında ruhen ve şeklen tepkim açığa çıkar..Daha ilerlerse olay, evden kovmaya varacak kadar tepkimi ortaya koyarım. misal mi?

Benim evimde bana hükmetmeye kalkarsa!!!
Benim evimde bana yasak koyarsa!!!
Benim evimde bana onurumu kıracak davranışlarda bulunursa!!!
Benim evimde bana, evime ve kutsal bildiğim değerlerime el koymaya kalkarsa!!!


Hâl böyleyken...

Milli kahramanlarımızdan Sütçü İmam Ali'nin diyarı Kahramanmaraş'a "görevli konuk" gelen  Alman askerleri bize, Türk askerine "posta" koymaya kalkıyor iyi mi?

http://haber.gazetevatan.com/bild-turk-general-kufur-edip-alman-askeri-dovdu/522797/1/gundem

Konuyu haber olarak gazetelerden öğreniyoruz... Haberin ayrıntısı nedir, ne değildir şüphesiz ki vatandaş olarak bilemeyiz... Ama görünen köy kılavuz istemez! Zira Türk subayını, Türk askerini kızdıracak bir durum var ki ortada, olaylar gazetelere kadar yansıyor... Öte yandan "iyi niyetli" olan bir davranışta niye bu kadar öfke oluşsun ki?!

Diyeceğim... Yabancı askerlere:

Burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin topraklarıdır! Burada siz  konuksunuz haddinizi bilin!!!  Buraya işgalci güç olarak gelmediniz! Şayet  niyetinizde vatanımızı işgal etmek gibi gizli bir plan varsa...

18 Mart Çanakkale Zaferi'nin 98. yıldönümü ve aynı zamanda şehitlerimizi anma günü. Yedi düvele meydan okuyan yüce Türk ulusu, Büyük Atatürk'ün önderliğinde ÇANAKKALE'yi geçilmez kıldı!


Hani "Türk askerleri boşuna öldü" deme gafletini ve küstahlığını gösteren "vekil"e, ve vatan topraklarımıza konuk gelen yabancı askerlere,

Dünyada emsali görülmemiş 18 Mart 1915 Çanakkale Savaşları ve Kurtuluş Savaşı kendilerine kapak olsun, kapak!!!


Aziz şehitlerimize minnet ve şükranlarımızı sunarken, onları sonsuz sevgi, saygı ve hayranlıkla anıyoruz...


Ne Mutlu Türk'üm Diyene!


Sevgi ve saygılarımla!


Image"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

16 Mart 2013 Cumartesi

Vay Be..!



















Yeni Papa'nın seçildiğini, "Sistine Şapeli"den tüten beyaz dumanla Katolik dünyasına duyuruldu.

Duyuruldu duyurulmasına da, aman Allah'ım... Vatikan'da dönen pisliklerin kokuları öyle "Sistine Şapeli"deki çıkan beyaz dumanla ak'lanamayacak kadar zifiri...


Uff!!!

"Papa'nın istifa"sının arkasındaki nedenler, Vatikan’daki seks, şantaj ve kara para skandallarının etkili olduğu yönündeki ciddi iddialar.


Aman efendim, Vatikan'da "4550 suç dosyası", "17 bin çocuğa taciz", "2,5 milyar doların üzerinde"ki tazminat davaları iddialarıyla ortalık  kokudan geçilmiyor...


22 Şubat 2013 tarihli "La Republica gazetesinin ele geçirdiği belgelere göre Papa, Vatikan içinde eşcinsel şebekesi kurulduğunu ve şebekenin ağına düşen din adamlarına şantaj yapıldığını öğrenince istifa etti"ği dünyaya ilan edildi.

Vah vah...

Ortadaki lobi savaşları aleni deşifre edildi...

"İstifa eden Papa"nın Amerika tarafından ifadeye çağrılacağı ortaya döküldü...

İnanılır gibi değil...

"Vatikan'dan çocuk cesetleri çıkacak" Aytunç Altındal


Gözün aydın çiçeği burnunda Arjantinli Kardinal Jorge Mario Bergoglio, Katolik dünyasının yeni lideri Papa! Ortaya atılan iddialara göre senin de dosyan bir hayli kabarıkmış... :)

Anlaşılan o ki... Bu kabarık dosya tozlu raf'larda çoktan yerini almış bile...

E artık...

Bundan böyle rotan; "din" değil, seni oraya getiren "efendi"lerinin talimatı...

Aksi halde akıbetin, apar topar ya istifa, ya da bilmem nasıl denir, "havadan düşecek bir yastıkla..."

:)

Son bir not daha düşelim hemen:

Bu durumda, Vatikan'dan yükselen duman;

Bence PEMBE olmalıydı  PEMBEEE...


Sevgi ve saygılarımla!


Image"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

11 Mart 2013 Pazartesi

Papa İstifasını Kime Sundu Acaba?
















"Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 16'ncı Benedikt, görevde bulunduğu sekiz yıl boyunca "Vatileaks" adlı köstebek skandalı, Katolik kilisesindeki çocuk istismarı iddiaları ve Vatikan Bankası'na yönelik kara para aklma ithamları gibi sorunlarla uğraştı." Şubat, 2013



Papanın istifası yönündeki çeşitli söylentilerle ilgili haberleri günlerce basından takip ettik...

O halde...

Papa'lık bir makam mıdır?

Yoksa ruhani lider midir?


Şüphesiz ki bu sorunun yanıtı "ruhani"... Ancak görüldüğü üzere papa istifa (ki bu durum tarihte 2. kez oluyor) ediyor ya da ettiriliyor.

Kim bilir?..

Artık ne hesaplar yapıldı, hangi entrikalar döndü orası bilinmez.. Ama bilinen tek gerçek; din duygularının sömürülme gerçeği olsa gerek.


Ortaçağ döneminde halkın hem felsefe yönünden cahil bırakılması, hem de din bilgisi zayıf olması kilise açısından bu durum, sömürü düzeni olarak bulunmaz bir araçtır. Zira o dönemde insanlar dinlerini tam olarak öğrenirlerse kilisenin saçma sapan uygulamalarını sorgulayacak, sorguladıkça da uygulamaları reddedeceklerdir.

O sebeple...

"Kilise 1521 de Martin Luther İncil’i ilk kez bir ulusal dile ,Almanca'ya çevirene kadar onun hiçbir ulusal dile çevrilmesine izin vermedi. Martin Luther de bir papazdır ama kilisenin saçmalıklarına tahammül edememiş ve yayınladığı bir bildiri ile kilisenin bir çok saçma uygulamasına karşı çıkmış ve bunların İncil de yeri olmadığını ilan etmiştir.

Hıristiyanlar bu zamana kadar aslı Grekçe olan İncil’i kendi dillerinde okuyamazlar, sadece papaz ve rahiplerin anlattıklarını bilirler ve öyle inanırlardı. İncil’in dilini öğrenmek sadece ruhban sınıfına tanınmış bir ayrıcalıktı. " İnternet üzerinden alıntıdır.


Öte yandan Rus yazar Lev N. Tolstoy'un düşüncesi tüm bu olanlara net bir açıklama getiriyor:


"Kilise, yalanları Tanrı'ya doğrulatan kurumun adıdır. Bu işi Tanrı'ya dayanarak yapar. Kilisenin en büyük özelliği yanılmaz olarak kabul edilmesidir. Kiliseye mensup insanlar da kendilerini yanılmaz gördüğü için ne kadar hata ederse etsin bunda diretirler. Kilise, Tanrı'nın kitabını doğru olarak anlamının Tanrı'nın seçtiği insanların söylediklerine uymakla mümkün olacağı düşüncesinden doğmuştur. Seçkin olduğunu iddia eden bu grup zamanla yetkilerini başka bir gruba devreder. Böylece bu gurup da seçkin olmuş olur. Tanrı'nın kitabını sözde sadece bu insanlar doğru anlar. Bunun böyle olduğuna hem kendileri, hem de başkaları inanır. Bu işi Tanrı'dan devraldıklarını söylerler. Böylece, kiliseye mensup olan kişiler Tanrı'nın öğrencileri sayılırlar."


Diyeceğim... Tolstoy'un düşünceleri bugünün "Vatikan"ını aleni ifşa etmekte olduğu gerçeğidir. Zira ne diyor, Tolstoy:


"İnsanlar eskiden kendi iradeleriyle seçtikleri adama boyun eğiyorlardı. Şimdi kendi seçtikleri bir adama değil rastgele birine boyun eğiyorlar. Bu yöntem daha gizli çünkü, artık soyulanlar vergiler, özellikler de aracısız vergiler yüzünden soyguncuların yüzlerini görmüyorlar. Bu yöntem daha yaygın çünkü. Hıristiyan milletler yalnızca kendi adamlarını soymakla kalmayıp bir sürü yöntemlerle, özellikle de Hıristiyanlığı yaymak bahanesiyle, bütün yabancı milletleri soyuyorlar. Şimdi bu yeni yöntem, kamu ve devlet borçları sistemi sayesinde daha yaygın bir duruma geliyor. Şimdi yalnızca yaşayan insanlar değil, gelecek nesiller de soyuluyor. Bu soyguncular kutsal kişiler olduğu ve insanlar onlara karşı gelmeyi göze alamadıkları için bu yöntem daha sürekli ve kalıcı oluyor."


Sahi, ne diyordum?

Vatikan'dan şok haber... Hıristiyan alemi sarsıldı!

Papa İSTİFA ETTİ!

:)

Papa 16. Benedikt'in yerine geçebilecek isimler arasında gösterilen Kardinal...

:)

Sevgi ve saygılarımla!


Image"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

9 Mart 2013 Cumartesi

Çağatay Bey'e Acil Şifalar...


http://kavaktantabut2.blogspot.com/



Kavaktan Tabut / Çağatay Bey'i blog sayfama üyeliği ve üyeliğim münasebetiyle yazılarından tanıyorum. Evvelsi gün kendilerini hiç tanımadığım Jülide Hanım tarafından aldığım bir e-postayla, Çağatay Bey'in ne yazık ki geçirmiş olduğu bir trafik kazası münasebetiyle Samsun, 19 Mayıs Üniversitesi  Tıp Fakültesi yoğun bakımda yatmakta olduğunu, büyük bir üzüntüyle öğrenmiş oldum. Duyduğum derin üzüntüyle birlikte Çağatay Bey'e dualarımızla, Allah'tan acil şifa diler, beni bilgilendiren Jülide Hanım'a da teşekkür ederim...

Blog sahibi arkadaşların şüphe duymaksızın Çağatay Bey'e mutlaka iyi dileklerini ileten bir mesajları olacaktır sanırım. Çağatay Bey inşaallah kısa sürede sağlığına kavuşur dileği ve umuduyla...


Sevgi ve saygılarımla!


Image"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

8 Mart 2013 Cuma

Cümleten "Gün"ünüz Kutlu Olsun




















"Şiddetsiz yolun yolcusu olmayı öğrenmek zorundayız."


Son 8 ay içerisinde, yurttan ve dünyadan birkaç  haber:


"Ağrı’da 3 yıl boyunca kocasından şiddet gören kadın, akli dengesini kaybetti. Döve döve delirttiler!" 21 Temmuz 2012


"Erzurum'da akrabasının tecavüz ettiği 13 yaşındaki kızın babası, nikâh kıyılması 6 hayvan ve tecavüzcünün kız kardeşinin oğluyla evlenmesi karşılığında zanlıyı affetti. Tecavüzde bedel 5 koyun, bir sığır bir de berdel" 24 Ağustos 2012


"Tunus’ta hazırlanan anayasa için "Kadınlar erkeklerin tamamlayıcısıdır" diye bir ifade önerildi." 15 Ağustos 2012


"Zonguldak'ta, kendisinden kaçarak mahalle bakkalına sığınan eşini yumruklayıp, saçından tutarak yerde sürükleyen koca, güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntüde, yanına sığınan kadını döven kocaya müdahale etmeyip, yerinden kalkmayan ve televizyon izleyen işyeri sahibi... Bakkala sığındı bakkal seyretti!" 12 Aralık 2012


"Hindistan'da  genç bir kadının toplu tecavüze uğramasını protesto eden Hindistan yeni bir şokla sarsıldı. Ülkede bir kadının daha 10 kişinin tecavüzüne uğradığı haberi geldi. Hindistan'da 2. tecavüz..." 28 Aralık 2012


"Suudi Arabistan'da 90 yaşındaki bir adamla evlendirilen 15 yaşındaki çocuk gelin kendini yatak odasına kilitleyerek kurtuldu." 08 Ocak 2013


"12 yaşındaki N.Ç. 24 kişinin tecavüzüne uğradı. 10 yılda yerel mahkemenin verdiği kararı Yargıtay kısmi olarak bozdu. Dava tekrar görüldü. N.Ç.'nin rızası var diye sanıklara yine en alt sınırdan ceza verildi. 12 yaşındaki çocuğu fahişe  ilan ettiler!" 17 Ocak 2013



" Hindistan’da yine tüyler ürpertici bir saldırı yaşandığı ortaya çıktı.

Yaşları 6 ile 11 arasındaki üç kız kardeş, tecavüz edilip öldürüldükten sonra cesetleri bir köy kuyusuna atıldı." 20 Şubat 2013

...

Ve...

Emperyalizmin saldırdığı ve de işgal ettiği ülkelerde yüz binlerce kadının uğradığı tecavüzlerin yanı sıra,

Açlıktan, sefaletten, şiddetten nasibini alarak "gün" yüzü görmeyen  tüm kadınlar...

Cümleten, 

"Dünya Kadınlar Günü"nüz Kutlu ve Mutlu Olsun...


Sevgi ve saygılarımla!


Image"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)


6 Mart 2013 Çarşamba

İnsanlık Onuru İçin; "Öfkelenin!"















"İnsanı kızdıracak nedenler, bugün o kadar açıktan görülecek gibi değiller -dünya çok karmaşık bir yer haline geldi. Kim emrediyor, kim karar veriyor? Karşı karşıya kaldığımız etkiler arasında ayrım yapmak artık o kadar kolay değil. Yapıp ettiklerini hemen anlayabileceğimiz küçük bir üst tabakayla karşı karşıya değiliz. Dünya büyük. Karşılıklı bağımlılıkları ve hayatın aykırı bağlarını, hiç olmadığı kadar hissediyoruz. Bu dünyanın dayanılmaz hale geldiğini anlamak için dikkatli bakmak ve aramak gerekiyor."

İşte bu düşüncelerin sahibi düşünür yazar, diplomat ve BM İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin yazarlarından Stéphane Hessel 95 yaşında yaşamını yitirdi.

2010 yılında "İndigne-vous" Türkçe çevisi "Öfkelenin" adlı kitabında, uygar bireylere haksızlıklara karşı çıkarak, kızgınlıklarını barışçıl yollarla dile getirmeye çağırıyor. Ve tüm dünyaya haykırıyor:

"ÖFKELENİN!"

Niçin mi, bu başkaldırı?


Paranın gücüyle ezmek isteyen kibirli küstahlara karşı "öfkelenin"

Bencillere karşı "öfkelenin"

Merhametten yoksun vicdansızlara karşı "öfkelenin"

Zalimlere, acımasızlara karşı "öfkelenin"

Modern dünyanın getirdiği haksızlıklara karşı "öfkelenin"

Özgürlükleri, "tilkilerin tavuk kümeslerinde rahatça dolaşması" için kullananlara karşı "öfkelenin"

Kula kulluk ettirenlere karşı "öfkelenin"

"Zengin ile fakir arasında iyice açılmış olan ve açılmaya devam eden fark"ı yaratanlara karşı öfkelenin"

İnsanlara yaşama hakkı tanımayan ve tüm insanlığı tehdit eden emperyalist zalimlere karşı "öfkelenin"

Doğayı katledenlere karşı öfkelenin"


Öfkelilerin esin kaynağı; 

"Öfkelenin!", Hatta "kayıtsız kalmayın!" diyor...

Ki o sebeple... "İspanyol basını, ülkedeki Indignados (Öfkeliler) protestosunun Hessel'in manifestosundan esinlendiğini öne sürdü"...

"%1'e hayır" dövizleriyle Wall-Street işgal edildi.



Evet...

2011 yılında RTL televizyon kanalına konuşan Hessel, ölüm konusundaki düşüncelerini şöyle açıklamıştı:

"Ölümü tatmayı iple çekiyorum. Ölümün tadına varılmalı. Ben de kendiminkinin tadına varacağım. Ama bu sırada, daha o vakit gelmediğinden, buradaki zamanımı bir iki mesaj göndermeye harcıyorum."

Diyebilecek kadar "yürekli" bu insan, her koşulda barış ve insanlık mücadelesi veren, Nazi kamplarında ölümden dönmüş, Fransız direnişinin simge isimlerinden birisiydi...

Hessel'in öfke duyduğu insanlık sorunlarının hepsine

Hiç şüphesiz ben de , 


Öfke'liyim...


Sevgi ve saygılarımla!


Image"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

3 Mart 2013 Pazar

"Hacı" Wilhelm ve Maide Suresi, 51. Ayet


















"Ey inananlar! Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdır. Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah zalimler topluluğunu doğruya iletmez." Maide Sûresi 51. Ayet



"Ekim 1914'te İngiliz Büyükelçisi'nin bildirdiğine göre, Halep vilayetindeki Müslümanlar öyle büyük bir propoganda bombardmanına uğramışlardı ki, II. Wilhelm'in Müslüman olduğunu ve Almanların Rusya'ya karşı İslam uğruna savaştığına inanmış görünüyorlardı.

Alman ve Türk propagandacılar Alman İmparatoru II. Wilhelm'den "İslam'ın dostu ve koruyucusu Hacı Wilhelm" diye sözediyorlardı.

Alman İmparatoru'nun kendisini "Hacı Wilhelm" olarak adlandırmasının ve Müslümanlara böyle tanıttırmasının kuşkusuz bir nedeni vardı. Maide suresinin 51. ayeti, Müslümanların Yahudi ve Hıristiyanları "veli" edinmesini yasaklıyordu:

(...)

Kur'an'da, pek çok ayette, Müslümanların Tanrıdan başka "veli"sinin olamayacağı vurgulanıyordu. Osmanlı İmparatorluğu'nun ve Halife Padişah'ın Hıristiyan Almanya ile kurduğu ilişki, Kur'an'da "veli" sözcüğüyle tanımlanan nitelikteydi. Hıristiyan II. Wilhem'in Müslümanların halife'si olan Padişah'a "veli" olması Kur'an'a aykırıydı. Maide suresi'nin 51. ayetinin bu ilişkiye engel olarak  gösterilmesinin önüne geçmek için tek yol, Hıristiyan Alman imparatoru'nun gizliden Müslümanlığı benimsediği, dahası "Hacı" olduğu yalanını yaymak ve böylece Maide suresi 51. ayeti'ni işletilemez duruma getirmekti.

II. Wilhelm'in Müslümanlığının, "hacı"lığının uydurma olduğu, 1891-1895 yılları arasında Almanya'da kendi adına Vatikan'ın Petersdon Katolik Kilisesi'ne karşı Protestan "II. Wilhelm Kilisesi" yaptırmasından belliydi. Ama dünya Müslümanlarını Alman çıkarları doğrultusunda savaştırabilmek için yalancıktan Müslüman ve de Hacı görünmek gerekince, bu oyunu oynamaktan çekinmiyor, Osmanlı Halife'sini Almanya güdümünde İslam Birliği'ni kurmaya yöneltiyordu büyük paralar dökerek.

(...)


Alman altınları gelir gelmez başlanan "cihad" metninde "İslam Hükümetlerine yardımcı olan Almanya..." övgüyle anılıyor; İngiltere, Fransa ve Rusya gibi düşman devletlerin uyruğunda yaşayan Müslümanların, o ülke yönetimlerince askere alınıp Almanya'ya karşı cepheye sürülmeleri durumunda Almanya'ya karşı savaşmalarının günah olacağı özenle vurgulanıyordu.


Müslüman Türk Osmanlı Mehmetçikleri, toplandıkları alanda Şeyhülislamın okuduğu Cihad-ı Ekber Fetvası'nı büyük bir inançla dinlemiş, Tanrı'ya duydukları bağlılıkla, atlarına binip cepheye ölüme koşmuşlardı; bu fetvaların Alman altınlarıyla, Hıristiyan rüşvetleriyle, Hıristiyan Almanya'nın dünyada tek egemen olması amacıyla çıkartıldığını bilmeden..." Cengiz ÖZAKINCI, Türkiye'nin Siyasi İntiharı Yeni-Osmanlı Tuzağı, sf: 201-202-204-205


Bugün 3 Mart 2013...


Bundan tam 89 yıl önce halifelik kaldırıldı(3 Mart 1924).


İslam dininde bugün Hıristiyanlığın sürdürdüğü "papalık makamı" gibi bir durum söz konusu değildir!

Hz. Peygamberimizin vefatından bu yana İslam dünyası hep bir kargaşa ve kardeşin kardeşe düşman edilmesi ve ettirilmesi dün olduğu gibi bugün de devam etmektedir. Ki Hz. Muhammed'in torunlarının bile kılıçtan geçirilebildiği İslam dünyası için halifelik "makamı" hiçbir zaman kutsal değildir! Bilakis "halifelik" çıkar kavgalarına, taht kavgalarına savaşların hatta mezhepsel ayrışmaya kadar varan  ve Müslümanları ikiye bölmesine(Şii, Sünni) baş sebeptir!

O sebeple...

"Efendiler, yabancılar halifeliğe saldırmıyorlar. Ama Türk ulusu saldırıdan kurtulamıyor... Çanakkale'de, Suriye'de, Irak'ta, İngiliz bayrakları altında Türklerle vuruşanlar islam uluslarıydı. (Sömürgeci düşmanlar) Türk ulusuna kolaylıkla saldırabilmek için halifeliğin devam etmesini yeğliyorlar." Mustafa Kemal ATATÜRK


Sevgi ve saygılarımla!


Image"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)